baliklar.gen.tr https://www.baliklar.gen.tr Balık, Balık Türleri ve Özellikleri tr-TR hourly 1 Copyright 2019, baliklar.gen.tr Sun, 25 Jan 2015 00:00:00 +0000 Mon, 20 May 2019 00:00:00 +0000 60 Sübye https://www.baliklar.gen.tr/subye.html Wed, 08 Aug 2018 13:36:13 +0000 Sübye, Kafadanbacaklılar familyasından, onkollular türünden bir deniz canlısıdır. Solungaç solunumu yaparlar. Baş ve gövdeden oluşan vücut oval ve üstten basıktır. Ağzı bacaklarının arasında gaga şeklindedir. Gözle Sübye, Kafadanbacaklılar familyasından, onkollular türünden bir deniz canlısıdır. Solungaç solunumu yaparlar. Baş ve gövdeden oluşan vücut oval ve üstten basıktır. Ağzı bacaklarının arasında gaga şeklindedir. Gözleri başının iki yanında ve büyüktür. Ağız bölgesinden çıkan on tane kolları vardır. İki kolu diğerlerine göre daha uzundur. Dinlenme halindeyken içe çektiği bu kollarını avlarını yakalamak ya da korunmak amacıyla ileri doğru fırlatırlar. Kollarının iç yüzeylerinde çok sayıda vantuz vardır. Vantuzların içlerinde dişli boynuzsu yapılar vardır. Ilıman ve sıcak denizlerin kıyılarında bol rastlanırlar. Boyları 18-20 cm arasındadır. Etçil hayvanlardır. Balık, yengeç, karides ve diğer yumuşakçalarla beslenirler.

Sübye, balık sürülerinin arasına dalar ya da küçük mürekkepbalıklarını takip ederek beslenirler. Avına arkasından yaklaşıp omuriliğini ısırarak kopartır ve ederek öldürür. Her avdan yalnızca bir ısırık alıp dinlenmeye çekilir.  Dinlendikten sonra vantuzlu dokunaçlarıyla avlarını yakalayıp, kollarıyla da ağza götürürler. Olağanüstü bir beyin,  hassas bir koku alma duyusu, heyecan hissi, oburluğa varan bir tat alma duyusu ve çok hassas gözlere sahiptir. İri gözlerinde 70 milyon görme hücresi bulunmaktadır. Görüş alanları 360 dereceyi bulmaktadır.

Arkalarını da rahatlıkla görebilirler. Karanlıkta koku alma duyusuyla avlarını tespit eder. Sinir sistemleri tarafından kontrol edilen renk değiştirme hücreleriyle kamufle olurlar. Deri hücreleri de ışığı yansıtarak renk değişimine yardımcı olur. Renk dalgaları bedenlerinde nabız atışı gibi görülür. Bu kadar fazla değişikliğin olmasına yiyecek görme, kızgınlık, korku ve bulunduğu yerin rengi gibi sebeplerdir. Kuma gömülerek kendilerini gizlerler. Cinsi olgunluğa ulaşmak için kışın derin sulara göçer. İlkbaharda çiftleşmek ve yumurtlamak için yosunlu kıyılara gelir, yaz sonunda yumurtladıktan sonra çoğunlukla ölür. Yumurtaları yosunlara ya da sert zeminlere bir kapsül içinde yapışır, yavrular yumurtadan yaz sonunda çıkar ve sonbaharda derin sulara göçer. Narin, onayaklı, dikenli, tombul ve cüce isimli çeşitleri vardır. Eti lezzetlidir; ancak temizlemesi ve pişirmesi uğraşı ister. Balık avcıları içinde iyi bir balık yemidir.
]]>
Alabalık https://www.baliklar.gen.tr/alabalik.html Thu, 09 Aug 2018 06:42:59 +0000 Alabalık, Amatör balıkçılığın gözdesi olarak bilinen bir tür olarak adlandırılmaktadır. Avlamak ve av yerlerini bulmak oldukça zordur. Alabalıklar genel olarak sıcaklık derecesi 10-15 arası olan berrak, soğuk ve bol oksijen Alabalık, Amatör balıkçılığın gözdesi olarak bilinen bir tür olarak adlandırılmaktadır. Avlamak ve av yerlerini bulmak oldukça zordur. Alabalıklar genel olarak sıcaklık derecesi 10-15 arası olan berrak, soğuk ve bol oksijenli sularda yaşayan, yüzgeçleri dikensiz, oldukça hareketli, pulları oldukça küçük ve iç sularda lezzet bakımından oldukça lezzetli etçil hayvanlardır. Amatör tatlısu olta balıkçılığın gözdesi olarak kabul edilmektedir. Alabalıkların avı oldukça zordur. Aynı zamanda alabalıkların yaşadıkları yeri bulmak da zaman alacaktır ki; alabalık ustaları av yerlerini bu sebepten kimseyle paylaşmak istemezler.

Alabalık Türleri;

Abant Alası; Bolu bölgesine özgü ve sadece Abant gölünde bulunan tür olarak bilinmektedir. Lakin Abant gölü civarındaki göllerde de bulunmaktadır. Abanta 100 km mesafede bulunan Beypazarı Karagölde de Abant alasına benzer bir alabalık bulunmaktadır. Vücudu açık kahverengi üst kısmı ise siyah ve iri siyah benekler ile kaplıdır. Kuyruk yüzgeci diğer alabalıkların aksine çatal şeklindedir. Abant alası maksimum 1 kg ağırlığında bulunabilir. Genel olarak yakalananlar ise 250 gr ağırlığındadır.

Deniz Alası; Günümüzde tatlı sularda üreyip denizlerde büyüme sağlayan tek tür olarak bilinmektedir. Doğu Anadolu'dan Karadeniz'e dökülen nehir ve tüm Karadeniz sahillerinde oldukça sık rastlanmaktadır. Genel olarak vücutları zeytin yeşili üst bölgeleri ise sarımsıdır. Yan kısımları ise daha açık bir renk olup, alt kısımları beyazdır. Sırtlarındaki yüzgeçlerinde siyah benekler bulunmaktadır. Genel olarak tatlı sularda avlanılmaktadır.

Dere-Dağ Alası; Balıkçı tezgahlarında bulunması zor olan tek türdür. Tam anlamıyla bir dere balığıdır. Ve hayatının birçoğunu derelerde geçirmektedir. Eti en lezzetli olan iç su balıklarının başında gelir. Oldukça güçlüdürler. Oksijeni bol olan soğuk suları tercih etmektedirler. Solungaçlarından kuyruğuna kadar olan gövdesinde kırmızı benekleri bulunmaktadır. Etçil bir balık olduğundan sulardaki kabuklu canlıları, sinek larvaları ve diğer balıkların yavruları ile beslenmektedirler. Günümüzde yakalananlar arasında en büyüğü 25 cm olup, 250 gr ağırlığındadır.

Kafkas Alası; Yurdumuzun Doğu Anadolu bölgesinde bulunan nehir ve akarsularda bulunmaktadırlar. Aras nehri ve çevresindeki akarsularda ise oldukça sık karşılaşılmaktadır. Vücudunun yan kısmı ve sırt bölgesine doğru kısmının etrafı kahverengidir. Orta kısmı ise siyah noktalı benekler ile kaplı olduğu bilinmektedir. Karın bölgesi gümüş ve parlak bir renk içermektedir ve ayrıca gözleri oldukça iridir. 

Gökkuşağı Alası; En tanınmış ve en çok avlanılan tür olarak bilinmektedir. Adı ise bedeninin yanlarından ilerleyen kırmızı ve pembe kuşaktan kaynaklanmaktadır. Üreme dönemlerinde erkeklerde bu kuşak oldukça göz alıcıdır. Baş ve vücudunun yan kısımları, sırt, kuyruk ve yüzgeçleri küçük olup, siyah benekler ile kaplıdır. Hızlı gelişmektedirler. Bu tür insan eli ile yapılan bir tür olarak bilinmektedir. Tüm dünyada yetiştiriciliği oldukça yaygındır. Ve aynı zamanda potansiyel olarak tehlikeli bir tür olarak bilinmektedir.
]]>
Lakerda https://www.baliklar.gen.tr/lakerda.html Thu, 09 Aug 2018 21:56:46 +0000 Lakerda nasıl yapılır anlatmadan önce lakerda en iyi hangi balıktan yapılır bundan bahsetmekte fayda vardır. Günümüzde çoğu yerde ve restoranlarda lakerda, palamut balığından yapılıyor olsa da aslında en güze Lakerda nasıl yapılır anlatmadan önce lakerda en iyi hangi balıktan yapılır bundan bahsetmekte fayda vardır. Günümüzde çoğu yerde ve restoranlarda lakerda, palamut balığından yapılıyor olsa da aslında en güzel lakerda torik balığından yapılmaktadır.

Lakerda günümüzde bazı kaynaklarda Yunan kökenli bir meze olarak anılsa da diğer birçok kaynak da bunun tersi olarak İspanyol Musevilerine dayanan bir hikayesinin olduğundan bahsedilmektedir. İspanyolca ''La kerrida'' yani istenince olan şey anlamına gelen lakerdanın bu doğrultudaki hikayesinin başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Bugünkü tüketim amacı meze olsa da lakerda, aslında tuz ile uzun süreli balığı saklama yöntemlerinden biridir. Salamura ve benzeri usullerle de lakerda mezesinin hazırlandığına rastlanmaktadır.

Lakerda yapılışı biraz zahmetli ve uzun zaman almasına rağmen yine de zevkle yapılabilecek bir mezedir. En güzel ve en lezzetli lakerda her biri 7-8 kilogram gelen torik balıklarından yapılmaktadır. İç organlarını temizleyerek yapımına başlanır ve bunun devamında baş kısmının bir kaç santim gerisinden ve kuyruk çatalının beş altı santim ön kısmından kesilerek, gövde diğer iç organlarından temizlenmektedir. Balığın et kısmının zedelenmesine neden olmadan sırt ve karın kısmındaki yüzgeçleri çıkarılır. Bu işlemlerin sonrasında balığın gövdesi silindirler şeklinde kesilerek lakerda yapımına başlanır. Lakerda yapımı için malzemelere göz atalım.  

Lakerda için gerekli malzemeler;
  • 2 veya 3 kg'lık torik
  • 1 kg iri çekilmiş tuz
  • Bolca buz ve soğuk su
  • İsteğe bağlı defne yaprağı
Lakerda hazırlanışı; ilk önce balığın kafası, yanlardaki ve sırt kısmındaki yüzgeçleri ve iç kısmında bulunan yumurtladığı bölümde kesildikten sonra kuyruğu da başlangıcından 3-4 santim içeriden kesilerek alın. Kalan gövde kısmı 6-7 santimlik dilimler halinde güzelce doğrayın ve iç organlarını mutlaka alın. Bu işlemlerden sonra balıkları gerekirse buz takviyesi yapılan soğuk suda balığın kanından arındırmak için 15-20 dakika dinlendirin. Bu uygulamayı, her seferinde suyu değiştirmek şartıyla ve balıkta hiç kan kalmayacak şekilde en az beş kez tekrarlanmalıdır. Torik balığının omurilik kemiği içindeki iliği ve pıhtıya dönüşmüş kanı bir kürdan yardımı ile iyice, dikkatli bir şekilde temizleyin. Balıkta kesinlikle kan pıhtısı ve ilik kalıntısı kalmaması gerekir.

Torik balığının kandan temizlenme işlemi ile hem aslına uygun doğal lakerda renginin elde etmeye yarar hem de kanın doku içerisinde kalarak balığın çabuk bozulma nedeni olmasının önüne geçilmiş olur.

Lakerdayı yapacağınız kabın, aslında ahşap fıçılarda yapılması daha uygun olmaktadır fakat siz teneke veya plastik kaplarda da yapabilirsiniz. Kabın tabanına 2 santim kalınlığında tuz döşeyin. Balıkları da tuza buladıktan sonra kesik kısımları tuza gelecek şekilde sıkı sıkı kaba dizin ve en üst kısmada tekrar 2 santim kalınlığında tuz döşeyin. Eğer istenirse ikinci sıraya defne yaprağı konulabilir, defne yaprağı koymak, lakerdaya hoş bir aroma tadı verebilir. Üzerine temiz bir tahta ve tahtanın üzerine bir ağırlık yerleştirdikten sonra 3 veya 4 hafta olgunlaşmasını beklemeniz gerekir. Bu olgunlaşma sürecinde en üst kısmında biriken su ve yağı zaman zaman almanız gerekir. Her su ve yağını aldıktan sonra tekrar tuz eklenmelidir. Su ve yağ çıkmaz olana kadar bu şekilde bekletilir.

Lakerda artık hazırdır fakat bu kadar tuzlu bir şekilde yenilemez. Servis yapılacağı zaman lakerdaların tuzunu gidermek için tercihen buzlu ve soğuk suda 8-10 saat süre ile ıslatmak gerekir. Bu süre içinde sıkça suyu değiştirmek tuzun daha kolay giderilmesini sağlamaktadır. Yeterince suda bekletilen ve tuzdan arındırılmış olan balığın deri ve tuz ile temas eden yüzey kısımlarının çok keskin bir bıçakla almanız gerekir. Daha sonra balık etinin parçalanmadan düzgün bir şekilde]]> Lahoz https://www.baliklar.gen.tr/lahoz.html Fri, 10 Aug 2018 00:04:17 +0000 Lahoz: Lahoz balığı, iri bir balık olup 20-25 kilogram ağırlığına ve 2 metre boyuna sahiptir. Eti çok lezzetlidir. Fiyatının yüksek olması nedeni yetiştiriciliğe ilgiyi arttırmaktadır. Ülkemizde kuluçka hanelerinde yetişti Lahoz: Lahoz balığı, iri bir balık olup 20-25 kilogram ağırlığına ve 2 metre boyuna sahiptir. Eti çok lezzetlidir. Fiyatının yüksek olması nedeni yetiştiriciliğe ilgiyi arttırmaktadır. Ülkemizde kuluçka hanelerinde yetiştiriciliği üzerinde çalışmalar yürütülmektedir. Bu balıklar dönemsel balıklardır. 20-200 arasındaki derinliklerde bulunurlar Kayalık bölgelerde çamurlu ve kumlu bölgeleri tercih ederler. Kolivar özellik gösterirler. Eklem bacaklılar, kafadan bacaklılar ve kemikli balıklar ile beslenirler. Pulları oldukça küçüktür. Vücut rengi yeşil ile gri arasında ve kahverengi tonlarına benzerdir. Vücudun yanlarındaki koyuluğu açıklığı bantlar bulunmaktadır. Operculum üzerinde üç tane diken mevcuttur. Baş üzerinde 2-3 açık renkli bant bulunur. Genellikle büyüktür ve dudakları kalındır.

Lahoz balığı nerelerde yaşamaktadır

Atlantik kıyılarında, Fransa'nın güney kıyılarında, Nijerya'nın diye Sahillerinin tamamında ve Güney Akdeniz bölgesinde bulunur. Fakat Marmara ve Karadeniz'de iklimi sebebiyle bulunamaz. Lahoz bir Hani türü olup derinlere gitmeden kayalık taşlık ve çakıl alanlarında yaşamaktadır. Genellikle yırtıcı ve etçil bir balıktır. İrili ufaklı her türlü kabuklular küçük balıklar ve omurgasızlarla beslenir. Mayıs ile Haziran ayları arasında avlanması yasaktır. Bu dönemler üreme dönemleridir. Akdeniz'de bulunan lahoz, eti çok lezzetli etli balıklardandır. Ekonomik değeri ise bölgesel olmasındandır. Lahozun genellikle buğulaması, çorbası, haşlama, mayonezli pilaki, salata, yahni gibi yemekleri yapılır. Avlanma dönemleri Ağustos ile Eylül arasındadır. Lahozlar genellikle tüm okyanuslarda olmasının sebebi tropikal ve subtropikal sularda yaşamayı sevmesidir. Görünüşü itibariyle saydığımız renklere sahip olanlar ülkemizde ise yeşilimsi gribi renge sahiptir. Benekleri çok ya da az siyah bantlar ve siyah noktalar ile bazı kısımlarında 2-3 adet Optik çizgi bulunmaktadır. 200 metre derinlikte yaşayan bu balık türü, ülkemiz sularında özellikle sahillerde çamurluklarda 8-12 metrelerde görülebilmektedir. 

Bu balıkların yaşam ortamlarına çok sadık balık oldukları bilinmektedir. Lahoz türleri genellikle bulundukları bölgelerden başka bölgelere gitmezler. Bu balıklar karnivor olarak adlandıran bir beslenme özelliğine sahiptir.Doğal beslenmeleri isebazı kücük boyutlu canlılar oluşturur. Ayrıca en küçük balıklarla beslenir. Bu balıklar genellikle 15-30 santimetre sıcaklıktaki sularda yaşarlar. Yakın akrabası ise levrek balıkdır ve büyük balıklar gibi geniş tuzluluk aradıklarında görülür. Balıkların en geniş tuzluluk aralığı binde 35 olduğu tespit edilmiştir. Balıkların gelişebileceği sıcaklık değeri ise 20 ile 26 derecedir. Ülkemizde özellikle Antalya-Adana, Bodrum, Güllük başta olmak üzere Güney Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaygındır. Bundan başka aynı su ve yapı özelliklerini gösteren Filipinler,Malezya, Tayland, Japonya gibi Güney kıyıları ve Amerika'nın Havai  ile Meksika kıyılarında da görülmektedir. Akdeniz de ise Kızıldeniz'de ve Avrupa kıyılarında bulunur. Lahozlar bulundukları yerin iklimine bağlı olarak renklerinde bazı farklılıklar bulunmakta ve farklı olarak isimlendirilmektedir.
]]>
Diskus https://www.baliklar.gen.tr/diskus.html Fri, 10 Aug 2018 17:58:32 +0000 Diskus, Akvaryum balıklarının kralı sayılan diskuslar, genellikle diski şeklindedir. Vücutlarındaki gözle kuyruk Arasında 9 tane koyu renkli dikey çizginin yanında kırmızı, yeşil, mavi olabilen desenler vardır. Seçici ür Diskus, Akvaryum balıklarının kralı sayılan diskuslar, genellikle diski şeklindedir. Vücutlarındaki gözle kuyruk Arasında 9 tane koyu renkli dikey çizginin yanında kırmızı, yeşil, mavi olabilen desenler vardır. Seçici üretim yöntemleri ile renklerde ve biçimlerde ırklar üretilir. Cinsiyetleri arasında belirgin fark yoktur. En kolay üreme dönemlerinde ortaya çıkan üreme tüplerinde cinsiyet ayrımını görmekteyiz. Erkeğin sperm tüpü ince ve sivri uçlu iken; dişinin yumurtlama tüpü ise yuvarlak ve kalın olmaktadır.

Diskus yaşadığı doğal ortamlar nelerdir

Güney Amerika'daki Amazon Nehir yapısının daha çok asitli kahverengi sırlarıyla Riyo Negro arasında kalan bölgede, çoğunluk erimiş minerallerce fakir ve asitli kahverengi su yanlarında yaşamlarını sürdürmektedirler. Daha çok su akıntısının az olduğu aralarında saklanabilecekleri doğal kütük ve köklerin fazlaca bulunduğu nehir kollarını tercih ederler. Teritoryal üreme zamanları dışında çift şeklinde değil nüfusu 50 olan gruplar şeklinde gezmektedirler.

Diskus nasıl beslenir

Diskus, akvaryumda yetiştiği için özel kuru yemlerinin yanında mutlaka canlı yemlerde verilmesi gerekir, diskusların yaşadığı akvaryum geniş fitre olmalıdır. En az 200 litre hacminde ve 50 santimetre uzunluğunda olması bu balıklar için uygundur. Yetişkin bir diskus yaklaşık 60 litre su hacmi düşünülerek akvaryum alınmalıdır. Yani 5 kişilik küçük bir grup diskus için en az 300 litrelik bir akvaryum gerekir. Balıkların kendine güvenli hissedebilmeleri için akvaryumun arkası yada en az bir kenarı ışık geçirmeyecek biçimde boyalı olmalı yada kapatılmalıdır. Akvaryumun suyu, orta sertlikte ya da yumuşak olabilir. Diskus balıkların akvaryumlarında nitrat konsantrasyonlarını olabildiğince düşük tutulmasını önemlidir. Bu yüzden etkili biyolojik hidrasyon  ve düzenli su değişimleri şarttır. Diskus balıkları sakindir. Örneğin rastbora, kardinal tetra, ramirezi, kakadu gibi balık türleri ile yaşayabilir. Melek balıkları ile bir arada tutulmamaları gerekir.

Diskus Nasıl üremektedirler

Diskuslar, belli bir sistem dahilinde üreme yaparlar. Kendi eşlerini kendi seçer; çiftlerin kendiliğinden oluşabilmesi için en uygun sistem, genç diskusları en az 8'li bir grup halinde 400 litrelik akvaryuma koyarak beslenmesi gerekir. Zamanla kendiliğinden meydana gelen çiftler beraber dolaştıkları ve yanlarına başka balıkları kendilerine yaklaştırmadıkları görülür. Yumurtlamak üzere ağızları ile sürtünmeyle bir theodoros yaprağını veya herhangi bir dik yüzeyi temizlemeye başlarlar. Bu arada kafaları ile itme hareketlerini de yapmayı ihmal etmezler. Çiftin renginde üreme sırasında bir koyulaşma göze çarpar. Üreme sırasında kuyruktaki dikey çizgiler belirgin hale gelir. Akvaryum filtresi, hava motoruna bağlı genişçe bir sünger fitresi olmalıdır. Zaman geçtikçe sünger filtre yüzeyinde oluşan rotiferlerler, yavru diskusların beslenmesinde katkı sağlayacaktır. Çift yumurtlama da iyi seçilerek balıkların kuyrukları ve ağızlarıyla sürtünmesiyle temizledikten sonra dişi dik yüzeyde aşağıdan yukarı doğru yumurtalarını bakmaya başlayacaktır. Yumurtlama bittikten sonra erkek yumurtaların üzerinden geçerek spermini koyar. Yumurtlama devresinde filtreyi durdurarak su akıntısının engellemek yumurtaların başarıyla döllenmesini sağlayacaktır Birkaç saat süren yumurtlama işlemi sonucunda dişinin büyüklüğüne bağlı olarak 150 ile 500 arasında değişen sayılarda diskuslar yumurta bırakacaktır.]]>
Çipura https://www.baliklar.gen.tr/cipura.html Sat, 11 Aug 2018 15:39:00 +0000 Çipura, çipura halk arasında çupra balığı olarak bilinmektedir. Akdeniz bölgesinde yaşayan sparidae familyasına mensup bir balık türüdür. İklim yapısından dolayı hemen hemen tüm Akdeniz'de rastlanılan bir türd Çipura, çipura halk arasında çupra balığı olarak bilinmektedir. Akdeniz bölgesinde yaşayan sparidae familyasına mensup bir balık türüdür. İklim yapısından dolayı hemen hemen tüm Akdeniz'de rastlanılan bir türdür. Güneydoğu Akdeniz açıklarında, İngiltere kıyılarında, Kanarya adalarında, Verde burnunda ve az miktarda da Karadeniz kıyılarında yetişir. Çipura balığı tropikal ve yarı tropikal ve ılıman iklimlerde yaşamayı sever. Bunun dışında da deniz fenogramlarının bulunduğu kumlu ve çamurlu ortamlarda da yaşayabilmektedir. Çipura yaşamını sürdürdüğü iklimdeki akarsuların başlangıcında bulunan ağız kısımlarda da yaşayabilmektedir. Türkiye'de ise en fazla çipura güney bölgesindeki sahillerde ve ege kıyılarında yaşamaktadır.   

Çipura balıkları büyüklüklerine göre şu şekilde sıralanır,

  • 30-50 gram arası ince lidaki
  • 100 gram kadar olanlar lidaki
  • 100-180 gram olanlar ise kaba lidaki
  • 200 gram ve üzerindeki ağırlıkta olan balıklar ise çipura olarak adlandırılır.

Çipuraların beslenme özelliklerini ve alışkanlıklarını incelemek için yapılan çalışmalarda 0-3 yaş arası balıkların mide içleri araştırılmıştır. Çalışma neticesinde çipuraların karnivor bir form özelliğine sahip olup, ergin çipuraların Crustacea ve Mollusca familyasına ait canlı türleri ile beslendikleri gözlemlenmiştir.

Çipuralar fizyolojik özellikleri bakımından incelendiğinde sırt yüksekliklerinin biraz fazla ve lateral kısımdan  yassılaşmış simetrik sırt ve gövde yapısına sahip oldukları görülmüştür. Çipuralarda baş bölgesi iridir. Çipuranın buru küt ağzı ise terminal konumlu olup düzdür. Diş yapısına bakınca alt çenenin ön bölümünde 4 adet kanin, arka bölgede 3 sıra molar şeklinde yerleşmektedir. Çipuraların üst dudağı alt dudağına göre biraz daha kalındır. Ağız bölümü gözün başlamış olduğu  hemen paralelinde sona ermektedir. Çipuralarda göz orta seviyede gelişmiştir. İki göz arasında V harfine çok benzer bir şekilde bir bant görülmektedir. Çipuraların çeneleri çok kuvvetlidir. Diğer bazı farklı balıkları  ve küçük kabuklu canlıları zorlanmadan kolaylıkla yiyebilen etçil bir balık türüdür. Yaz aylarında hava sıcaklıkları artınca daha sığ sularda, sıcaklığın düşük olduğu kış aylarında ise 30-40 metre derinliğindeki sularda yaşarlar. 2 yaşları dolunca da çok daha derin yerlerde yaşamlarını sürdürürler. Üreme dönemleri ise ekim ve aralık ayları arasındadır. Ve bu aylar arasında 100-150 bin arası yumurta bırakırlar. Çipura çok kılçığı olan bir balık değildir. Eti beyaz, sert ve inanılmaz derece de lezzetlidir. Izgara yapılarak tüketildiğinde çok daha güzel olmaktadır. Ayrıca kültür balığı olarak çiftlikler de de üretimi yapılmaktadır. Çipuranın üretim çiftliklerinde yetiştirilmesi bakımından Türkiye, İspanya ve Yunanistan da başarılı bir şekilde üretim yapılmaktadır. 

Maalesef yapılan bilinçsiz avlanmalar sebebiyle çipuraların yıllar içinde denizdeki sayıları azalarak daha çok balık çiftliklerinde yetiştiriciliği yapılmaya başlanmıştır. Ama tat bakımından çiftlikte yetiştirilen çipura ile deniz çipurası arasında çok fazla fark bulunmaktadır. Balık çiftliklerinde yetiştirilen çipuralar denizdekilerle kıyaslandığında çok daha iridirler.   

]]>
Deniz Kestanesi https://www.baliklar.gen.tr/deniz-kestanesi.html Sun, 12 Aug 2018 01:13:28 +0000 Deniz kestanesi, ülkemizde yaygın olarak bulunan bir canlı olmasa bile dünyanın birçok yerinde insanların korkulu rüyasına gelmiş bir canlıdır. Üzerinde bulunan dikenler, direk olarak zehirleyici etkiye sahip oldukları için bu c Deniz kestanesi, ülkemizde yaygın olarak bulunan bir canlı olmasa bile dünyanın birçok yerinde insanların korkulu rüyasına gelmiş bir canlıdır. Üzerinde bulunan dikenler, direk olarak zehirleyici etkiye sahip oldukları için bu canlı bazen çok tehlikeli olabilmektedir. Deniz kestanesi adı verilen bu canlı türünün hepsi zehirli değildir. Hatta dünyada bulunan deniz kestanelerinin yarısından fazlası zehirli değildir. Fakat zehirli olan deniz kestaneleri insanlarda ölüme neden olabilecek derecede tehlikelidir. Deniz kestanesi dünyanın her yanında bulunduğu gibi en çok okyanuslar içerisinde bulunmaktadır. Okyanuslarda yaygın bulunması onları aslında insanlardan biraz da olsa uzak tutmaktadır. Bu canlılar genellikle okyanus diplerinde yaşarlar. Bu nedenle suyun yukarı taraflarına çok çıkmadıklarını söyleyebiliriz. Dibe yakın yaşayan bu canlıların üzerinde bulunan dikenler direk olarak onların bir savunma mekanizması olarak görev yapmaktadır. Deniz kestanesinin kirpiye benzer dikenleri mevcuttur. Dikenli alanın bulunduğu kabuğun büyüklüğü yetişkin bir deniz kestanesinde yaklaşık olarak 10 cm kadardır. Bu kabuğun üzerinde bulunan dikenler ise yaklaşık olarak iki cm kadardır. İki cm'lik bu dikenler, deniz kestanesinin kendisini koruması için oldukça yeterlidir. Deniz kestanesinin dikenleri aşırı bir şekilde keskin değildir. Yani ona dokunmayla ya da tutmayla batmaz. Fakat bazen deniz kestanesine basılması durumunda ya sıkılması durumunda dikenler batarak kişiyi etkileyebilir. 

Fiziksel olarak: Deniz kestaneleri, genellikle mat renklere sahiptir. Koyu renklerle karşımıza çıkan bu canlılar hangi renkte olurlarsa olsunlar genellikle mat özellik gösterirler. Daha çok mat yeşil, mat kahverengi, mat mor ve siyah olarak karşımıza çıkarlar. Deniz kestaneleri, deniz hıyarı ve deniz zambağı adındaki canlılar ile benzerlikler göstermektedir. Tamamen fiziksel benzerlikler gösteren bu hayvanlar özellik olarak çok büyük benzerlik göstermez. Fiziksel özellikleri nedeniyle deniz kestanesi dışarıdan bakıldığında bazen cansız bir cisim gibi durabilmektedir. Bu nedenle birçok kişi ilk bakışta onu cansız zannedebilir. Bu durumlarda deniz kestanesine hafif bir dokunuş gerçekleştirildiğinde deniz kestanesi tepki göstererek canlı olduğunu gösterir. Deniz kestanesinin herhangi bir gözü ya da bacağı bulunmadığı için bu görünüşü insanları yanıltabilir. Fakat yüzeylerinde bulunan dikenleriyle yapışkan tüp ayakları, onun rahatlıklar hareket etmesini sağlamaktadır. 

Beslenme: Deniz kestanesinin ana besin kaynağı alglerdir. Bunun yanı sıra deniz samuru, deniz kestanesinin en çok sevdiği ikinci bir yiyecektir. Bu canlılar son derece küçük olan algleri tüketerek gelişirler ve hızlı bir şekilde büyürler. Bunun haricinde alglere benzeyen birçok canlıyı tükettiklerini de söyleyebiliriz. Alg boyutlarında olan hemen hemen tüm canlılar deniz kestanesinin besin kaynağı olur.

Genel olarak: Deniz kestanelerinin zehirli olup olmadıklarını anlamak dışarıdan bakmayla mümkün değildir. Yapılan araştırmalarla zehirli olan deniz kestanesi belli olur. Fakat bilinmelidir ki dikenlerin arasında bulunan pediseller kesinlikle zehirlidir. Bu nedenle deniz kestanesi zehirli olmasa bile dikenleri arasında bulunan bu madde ciddi olarak tehlikelidir. 

Deniz kestanesi Batması 
  • Öncelikle böyle bir durumda deniz kestanesi batan bölgede herhangi bir diken olup olmadığı dikkatli bir şekilde incelenmelidir. Eğer batmış bir diken varsa bir cımbız kullanılarak batmış olan dikenler çıkartılır. Aksi durumlarda bu dikenler daha da batarak acı verecektir. 
  • Kanama var ise kanamanın durdurulması için bölgeye temiz ve bir bezle ya da gazlı bezle tampon uygulanmalıdır. Bu durumda bezin üzerine bol miktarda sirke damlatarak deniz kestanesi batmış olan bölgeye bastırılabilir. Bu şekilde birçok mikrop ölecektir. 
  • Eğer varsa etkilenen bölgeye bol miktarda antibiyotikli merhemler sürülmelidir. Bu şekilde oluşabilecek olan enfeksiyon]]> Kofana https://www.baliklar.gen.tr/kofana.html Sun, 12 Aug 2018 19:16:47 +0000 Kofana, lüfer balığının büyüğüdür. Vücutları uzun, sırttaki yüzgeçleri iki tane, kuyruğu çatallı, ağızları büyük, dişleri sivri ve çenesi kuvvetlidir. Yan tarafları hemen hemen düz olup, pullarla örtülüdü Kofana, lüfer balığının büyüğüdür. Vücutları uzun, sırttaki yüzgeçleri iki tane, kuyruğu çatallı, ağızları büyük, dişleri sivri ve çenesi kuvvetlidir. Yan tarafları hemen hemen düz olup, pullarla örtülüdür. Sırt kısmı koyu mavi yeşilimtırak, alt kısmı gümüşi, yanlar daha açık renkli ve karnı da parlak beyazdır. Keskin dişleri vardır. Uzunlukları 110 cm'ye, ağırlıkları 11,5 kg'a ulaşabilir. Alt çene, üst çeneye göre biraz daha öne doğru bir biçimdedir. Canavar ruhlu, çok kuvvetli bir çeneye ve dişlere sahip bir balık olup, gördüğü her türlü balığı zevkle parçalayarak yer.  Dişleri jilet gibi keskindir. . 

Kofana ırkının özellikleri, 

Kofananın küçüğüne lüfer, büyüğüne de sırtıkara olarak isimlendirilir. Mayıs ayının sonuyla itibariyle üreme dönemine girer ve haziran aynın ikinci haftasına kadar devam eder. Ekim başı gibi Karadeniz'de yumurtlayan balıklar İstanbul boğazından Marmara Denizine geçmeye başlarlar.Marmara Denizinde, Boğazlar da ve Karadeniz de avlanan bir göç balığıdır. Olta, zıpkın ve gırgır ağlarıyla avlanabilmektedir.  Zoka, olta ve kaşık ile tutulması durumunda kofanın ağzından iğneyi çıkarırken çok dikkatli olmalıdır. Günümüzde çok nadir olarak görülmektedir.

Kofananın pişirilmesi,

Kofana, beyaz eti beyaz olup çok lezzetlidir. Kofananın bilhassa odun kömüründe ızgarası çok lezzetli olmaktadır. Tuzlaması veya fileto çıkarılıp ufak parçalar halinde kızartması da güzel olur.   
]]>
Vatos Balığı https://www.baliklar.gen.tr/vatos-baligi.html Mon, 13 Aug 2018 13:11:32 +0000 Vatos balığı, köpek balığı ile aynı aile grubu içerisinde almaktadır. Ana vatanı Amazon nehri olan vatos balığı, ülkemizde cüce vatos olarak adlandırılmaktadır. Vatos balığı beslenme şekli daha çok prote Vatos balığı, köpek balığı ile aynı aile grubu içerisinde almaktadır. Ana vatanı Amazon nehri olan vatos balığı, ülkemizde cüce vatos olarak adlandırılmaktadır. Vatos balığı beslenme şekli daha çok protein ağırlıklı ve bitkisel kaynaklardan beslenen balık türlerindendir. Ancak ağırlıklı olarak bitkisel olarak beslenmektedirler. Vatos balığının bitki ağırlıklı beslenmesi üremesinde ve gelişiminde önemli katkı sağlamaktadır. Eğer fazla proteinli beslenirlerse sindirim sistemlerinde sıkıntı yaşamaktadırlar. Evde besleme düşünceniz var ise yada besliyorsanız ara sıra haşlanmış ıspanak, havuç ve salatalık verebilirsiniz. İştahla yediklerini göreceksiniz. Ancak vatos balığını bu şekilde beslendikten sonra akvaryumun suyu değiştirmeniz gerekmektedir. Çünkü verdiğiniz sebzelerden arta kalanlar dibe çökecek ve sağlıksız bir ortam oluşturacaktır. 

Vatos balığı cinsiyetleri

Vatos balığının cinsiyetini anlamak oldukça kolaydır. Erkek vatosların kafa yapılarında bıyıkları bulunmaktadır. Dişilerde bunlar ya yoktur yada çok kısadır. Erkek vatosların vücutları daha ince ve uzun yapıdadır. Erkek vatos balığı çok eşli bir yapıya sahip olduğu için akvaryum içerisinde birçok dişi ile çiftleşebilmektedir. Çiftleşme sonrasında yumurtaların korunması görevi erkek vatos balığına ait olmaktadır. Dişi vatos yumurtlama işleminden sonra tekrar yuvaya dönmemektedir. Yavruların yumurtadan çıkma süresi ortalama 4-5 gün içerisinde olmaktadır. Erkek vatos balığı bu süre tamamlanana kadar yuvayı terk etmemektedir. Yavrular yumurtadan çıktıktan sonrada erkek vatos bakmaya devam edecektir. Bütün yük erkek vatos üzerindedir. Eğer akvaryumda besliyorsanız yavruların güvenliği için başka akvaryuma alabilirsiniz. 

Vatos türleri
  • Elektrikli vatoslar: Bu vatosların elektrik veren organları vücutlarının her iki noktasına da yerleşmiş bulunmaktadır. Beyinlerinde bu elektriği kontrol eden bir lop bulunmaktadır. Kendisini tehdit altında hissettiği anda saldırıya geçmektedirler. Tıpkı elektro şok cihazı gibi. Vatos balığı bu özelliğini avlanmak içinde kullanmaktadır. Yaklaşan ava gizlendiği yerden elektrik dalgası göndererek kafasını karıştırabilmektedir. Elektrikli vatos balığı 250-550 volt arasında elektrik üretebilmektedir. 
  • İğneli vatoslar: Bu tür daha tehlikeli görülmektedir. Daha çok deniz tabanına yakın bölgelerde avlanırlar. İğnesi zehirli olup çok büyük sancıya neden olmaktadır. Hayati bir organa denk gelirse ölümle sonuçlanabilmektedir. İğnesi 35 cm bulabilmektedir ve hançere benzemektedir. Kuyruk kısmı dar, uzun ve uzunluğu başı ile kuyruk sokumu arasında kalan mesafenin iki katıdır. Üst kısmı koyu, alt kısmı ise daha açık renklidir. Belirli şekilde öne doğru çıkmış olan solunum delikleri yada solungaç yarıkları göz kısmına bitişik konumda durmaktadır. Bu tür vatos balığının saldırısına uğrarsanız en yakın sağlık kuruluşundan yardım almalısınız. 
Gördüğünüz gibi vatos balığı oldukça tehlikeli olabilmektedir. Umarım bu tür zararlı balıklarla karşılaşmazsınız.
]]>
Fangri Balığı https://www.baliklar.gen.tr/fangri-baligi.html Tue, 14 Aug 2018 00:25:28 +0000 Fangri Balığı, Trança'ya benzeyen bir mercan türüdür ve açık kırmızı bir renge sahiptir. Mercan balığının büyüğü gibi gözükür. Genel olarak 25-30 cm boya sahip olan bu balık türünün en büyüğü 80 cm'ye kadar olabi Fangri Balığı, Trança'ya benzeyen bir mercan türüdür ve açık kırmızı bir renge sahiptir. Mercan balığının büyüğü gibi gözükür. Genel olarak 25-30 cm boya sahip olan bu balık türünün en büyüğü 80 cm'ye kadar olabilmektedir. Fangri Balığı, sıcağı seven bir mercan türü olmasından kaynaklı sıcak mevsimlerde üreme yapabilen bir balıktır. 24 cm boya erişen fangri, eşeysel olgunluğa ulaşmış olur ve ürer. Bu da yılın sıcak aylarına yani ağustos-ekim ayları arasına denk gelmektedir. Ege ve Akdeniz gibi sıcak denizlerde, kayalık gibi oyuklarda yaşayabilir ve etçil bir balıktır. Sıklıkla küçük balıklarla ve kabuklularla beslenir. Türünün en lezzetli balığı olmasına rağmen seyrek bulunduğu için ekonomik açıdan fazla gelir sağlayamamaktadır. Genellikle yaşadığı bölgelerde yani Akdeniz ve Ege gibi sıcak bölgelerde satışı yapılabilmektedir. Kilo fiyatı olarak da 60-100 tl arasında değişen pahalı bir balıktır.

Fangri balığı ve diğer mercan türlerini avlamak doğa dostu bir avdır. Diğer avlar gibi motoru çalıştırarak,gezerek avlamaya gerek yoktur. Böylelikle yakıtlarla denizi kirletmemiş de olursunuz.Ayrıca fangri avına çıktığımız yerde kayalık veya taşlı bölgeler yoksa bu avdan sonuç alamayabilirsiniz. Avladığınız fangrileri ızgara, tava, fileto, şiş, haşlama şeklinde tüketebilirsiniz. Pişmesi çok zor olduğundan dolayı da dışı yanık içi çiğ gelebilir.
]]>
Mezgit https://www.baliklar.gen.tr/mezgit.html Tue, 14 Aug 2018 05:37:34 +0000 Mezgit, benim en sevdiğim balık türlerinden biridir. Özellikle etinin tavuk etine benzemesi diğer balıklara göre daha lezzetli olduğunu düşündürmektedir. Zaten tavuk balığı diye de adlandırılmaktadır. Avrupa'da tuzlanmış ya Mezgit, benim en sevdiğim balık türlerinden biridir. Özellikle etinin tavuk etine benzemesi diğer balıklara göre daha lezzetli olduğunu düşündürmektedir. Zaten tavuk balığı diye de adlandırılmaktadır. Avrupa'da tuzlanmış yada konserve olarak tüketilebilen bu balık ülkemizde taze olarak tüketilmektedir. Ana vatanları Atlas okyanusu olan mezgit balıkları, 30 ile 300 metre arasındaki derinliklerde yaşayabilmektedirler. Yaşadığı denizlerin sıcaklıkları ılıman ve aşırı soğuk olabilmektedir. Kışın daha çok şiddetli akıntı sebebiyle Karadeniz'den Marmara'ya doğru sürü olarak göç etmektedirler. Kemik balıklar gurubunun, mezgitgiller ailesinden olmaktadırlar. 

Mezgit Yapısal özellikleri

Mezgit balığı, ince uzun gövdeye sahip bir balıktır. Boyu 50 cm kadar ulaşabilmektedir. Ağırlıkları 1-2 kg bulanları olabilmektedir. Gözleri iri olan mezgit balığının bilinen 4 türü bulunmaktadır. Genelde sırt kısmı sarı, kahverengimsi ve parlak olan mezgit balığının türlerine göre rengi değişebilmektedir. Geniş ağızlı olup dişleri çok kuvvetli olmaktadır. Dişiler erkeklerden daha iri olmaktadır. Aynı zamanda vücut kalınlıkları erkeklerden daha fazladır. Mezgit balıkları denizin dip kısımlarına yakın yerlerde yemlerini aramaktadırlar. Hamsi gibi sürüler halinde yaşamaktadırlar. Küçük balıklar ve başka deniz hayvanları ile beslenmektedirler. Üreme zamanları Kasım ve Mayıs aylarında olan mezgit balığının dişisi, tek seferde 200.000 yumurta bırakabilmektedir. Yavrularda beslenmek için denizin sığ kısımlarını tercih etmektedirler. 

Mezgit Avlama

Mezgit balığı genellikle sürüler halinde avlanmaktadır. Genellikle balıkçılar tarafından troller ile avlanmaktadır. Mezgit balığı avlama genellikle yemli takımlarla olmaktadır. Ancak çapari ile de yakalanabilir. Mezgit, özellik olarak yakalandığı zamana olduğu yerde dönmeye başlamaktadır. Bu yüzden oltayı çok çabuk bozmaktadır. Oltada kullandığınız iğne sayısını 3-4 iğne ile sınırlandırmak yeterli olacaktır. Kullanacağınız olta takımı için ortalama 2 metre boyunda ve 0.25 mm çapında beden misinanın iki ucuna kasa düğümü atmamız gerekir. 2-3 numara iğnelerin bağlanmış olduğu 0.20 mm çapındaki misina ile hazırlanan en çok 15 cm boyundaki köstekleri beden üstüne eşit aralıklarla bağlarız. Hazırladığınız bedenin bir ucuna kurşun, diğer ucunu da oltadaki fırdöndüye takarız. Fırdöndünün ön kısmına ikinci bir kurşun daha bağlarız. Kıyıdan yapacağınız avlarda iğnelerin köstek misinasına bağlanmış olduğu arka kısma küçük bir mantar takarsak yem takılmış olan iğneler dibe oturmayacağından av daha verimli olabilecektir. Mezgit balığının eti çok yumuşak ve hassas olduğu için avdan sonra koyduğunuz suyu sık sık değiştirmelisiniz. Suyun ısınması balığın bozulmasını hızlandırabilecektir. Mezgit balığı ile çok güzel kızartmalar yaparak tüketebilirsiniz. Şimdiden afiyet olsun. Bol şans. 
]]>
Kolyos https://www.baliklar.gen.tr/kolyos.html Tue, 14 Aug 2018 19:05:25 +0000 Kolyos; hem bir çiçek hem de uskumruya benzeyen bir balık türüne verilen isimdir. Balık türü olan kolyosun bazı özellikleri bulunmaktadır. Bu balık türü ülkemizde Marmara ve Ege Denizi'nde yaşar ve çeşitli türleri de b Kolyos; hem bir çiçek hem de uskumruya benzeyen bir balık türüne verilen isimdir. Balık türü olan kolyosun bazı özellikleri bulunmaktadır. Bu balık türü ülkemizde Marmara ve Ege Denizi'nde yaşar ve çeşitli türleri de bulunmaktadır. Hatta bu balıklar sürü halinde göç ederler. Görüntü itibarıyla uskumrudan ayrılması zor olan bu balık, lezzet açısından uskumdudan biraz daha farklıdır. Daha saf bir tadı vardır. Kolyos severler için en iyi lezzeti tavada pişirmek verir. Böylece yavan olan tat biraz daha farklılaştırılmış olur. Kolyos ve uskumrunun birbirinden ayrılması için görüntüsüne çok dikkat edilmesi gerekmektedir.

Uskumru ile kolyos farkları nelerdir
  • Kolyos uskumruya göre daha koyu renkli bir balıktır. Fakat her ikisinin de sırt kısmındaki görüntü aynıdır.  
  • Kolyosun kuyruk çatalının içi doludur. Oysa ki uskumrunun boştur. 
  • Kolyosun gözleri daha iri olmasına rağmen uskumrunun gözleri neredeyse mercimek tanesinden bile daha küçüktür. 
Bir çiçek türü olan kolyosun özellikleri:

Kolyos çiçeği, oldukça şık bir salon çiçeğidir. Hatta kolyos çiçeği aynı zamanda yaprak güzeli diye de bilinmektedir. Bakımı ve yetiştirmesi çok kolay olduğu için fazla çiçek yetiştirme becerisine sahip olmayan insanların dahi kolaylıkla yetiştirebileceği bir bitkidir. Bahçe ve parklarda da yetiştirilebilir. Yaz mevsiminde gürleşen bu çiçek balkon ve salonlarınızda oldukça güzel bir dekor sağlayacaktır. Kolyos çiçeği için yeterli ısı ve ışık ortamını sağlayabilirseniz kış mevsiminde de yapraklarını dökmez. Çiçeğin yaprakları pembe ve kırmızı arasında bir renkte olup alttan budayarak saksıdaki kolyosa ağaç görünümü bile verebilirsiniz. Kolyos çiçeğinin değişik türleri bulunmaktadır. 

Kolyos çiçeğinin tohumlarını ekmek için ideal zaman dilimi Şubat ya da Mart aylarıdır. Kolyos çiçeği nemli ortamları sever. Bu nedenle yazın kurak havalarda bol su verilmesi, gerekirse yapraklarına da su püskürtülmesi faydalı olacaktır. Kış mevsiminde su ihtiyacı daha da azalmaktadır. Ancak bitkinin dibinin kurumamasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Ayrıca toprağınızdaki gübre miktarının da yeterli olmasına dikkat ederseniz kolyos çiçeğiniz daha güzel büyüyecektir. Kolyos çiçeği, güneş ışığını çok sever. Bu nedenle de güneşten istifade edebileceği ortamları seçerseniz çiçeğiniz yerini daha çok sever. Kolyos çiçeği çabuk atan ve büyüyen bir çiçektir. Bu özelliği nedeniyle özellikle bahçelerde daha çok tercih edilir. Eğer evinizde ya da teraslarda yetiştirmeyi düşünüyorsanız büyük boy saksıya dikmenizde fayda bulunmaktadır.
]]>
Pengasus https://www.baliklar.gen.tr/pengasus.html Wed, 15 Aug 2018 07:52:58 +0000 Pengasus, Hindistan'nın ırmakları ve çevresinde yaşayan, etçil ve kendi türleriyle oldukça barışçıl olan bir tür kedi balığıdır. Orta ve sert sulardan hoşlanan bu canlılar 6.0 - 7.5 pH değerleri arasında yaşarlar. Pengasus, Hindistan'nın ırmakları ve çevresinde yaşayan, etçil ve kendi türleriyle oldukça barışçıl olan bir tür kedi balığıdır. Orta ve sert sulardan hoşlanan bu canlılar 6.0 - 7.5 pH değerleri arasında yaşarlar. genelde ömürler 8-10 yıl kadardır. Yetişkin pengasusların boyları bir metreyi geçmektedir. Köpek balıklarına benzerlikleriyle dikkatleri üzerinde toplayan pengasus ilk bakışta göründüğü gibi saldırgan değil; tersine kendi halinde barışçıl bir balıktır.

Pengasus, görme duyusu az gelişmiş, suda oluşan titreşimleri algılama yeteneği fazlaca gelişmiş bir balıktır. Göremeyip titreşimleri hissettiği için aşırı tedirgin olmasına neden olmakta; bundan dolayı da kontrolsüz ve çok hızlı yüzerler. Saklanmaları için mango köklerinden ya da  kayalardan oluşan kovuk ve mağaralara ihtiyaç duyarlar. Doğal olarak yaşadıkları bölgede yerli halkın besin kaynaklarından biridir. Üremeleri çok zordur, yumurtlamaları için bol akıntı, karanlık bir ortam ve kovuklar isterler. Gençken etçildir, yaşlanınca dişleri dökülür ve vejetaryen olarak yaşarlar.

Pengasusu akvaryumda beslemek: 

Köpek balığına benzediği için, balık beslemeyi seven bir çok kişi, pengasusu akvaryumda beslemektedir. Pengasus, aslında akvaryum için uygun bir cins değildir; yalnızca gençken akvaryumda tutulabilir. Akvaryum ışıklandırıldığında kısa bir stres yaşar. Dip yemine ihtiyaç duyabilirler. Yaşayacakları akvaryumda biyolojik ortam iyi oturmamışsa yiyebilecekleri yosun olmadığında, beslenmesi granül yemlerle desteklenmesi tavsiye edilir. Yumurtlama olursa, işlem bittikten sonra yumurtalar mutlaka başka akvaryuma alınmalıdır.

Yavruyken sıkıntı olmasa da hacim az gelmeye başlayınca büyüme yavaşlayacağından ortam pengasuslar için eziyet olmaya başlar. Akvaryumda 1500-2000 litre su olmalıdır. Yeterli alan sağlanamazsa doğal ortamdaki yaşamlarını sürdüremezler.

Pengasusların
görme yeteneği az olduğundan ve büyüdükçe görme özellikleri iyice azalacaktır. Küçük akvaryumlarda dekora, camlara, diğer canlılara veya benzer şeylere çarparak yaralanabilir, zarar verebilir. Akvaryumdan dışarı atlayabilirler. Korktuklarında akvaryumdan
dışarı fırlayacak kadar dengesizdirler. Dengesiz hareketleri ölüm sebeplerinin başında gelir. Bu nedenle pengasuslar akvaryumlarda bakılmamalıdır.
]]>
Lidaki https://www.baliklar.gen.tr/lidaki.html Thu, 16 Aug 2018 01:02:18 +0000 Lidaki, Sparidae familyasına ait olan ve genellikle Akdeniz'de rastlanan bir balık türüdür. Ülkemizde yaygın olarak bilinen ve tüketilen Çipura balığının daha küçük boyutlara ve ağırlığa sahip cinsi olan Lidaki, çoğunlukl Lidaki, Sparidae familyasına ait olan ve genellikle Akdeniz'de rastlanan bir balık türüdür. Ülkemizde yaygın olarak bilinen ve tüketilen Çipura balığının daha küçük boyutlara ve ağırlığa sahip cinsi olan Lidaki, çoğunlukla 200 gram altında kalan Çipura'lara verilen isimdir. Tüm Akdeniz'e yayılan Lidaki, Akdeniz dışında nadir olarak İngiltere kıyıları, Ümit Burnu ve Karadeniz'de de görülmektedir. Türkiye'de ise daha çok güney sahillerinde ve Ege kıyılarında rastlanan bir balık türüdür. Genel olarak ılıman iklimin hakim olduğu alanlarda yaşamını sürdüren Lidaki, kumlu ve çamurlu ortamlarda hayatta kalır ve çoğalır. 

30-50 gram arasında olanlara İnce Lidaki, 100 gram civarında olanlara Lidaki, 100-180 gram arasında olanlara ise Kaba Lidaki ismi verilmektedir. Fiziksel açıdan oldukça yassı bir görüntüye sahip olan Lidakiler'in; baş kısımları iri, burun bölgeleri küt, ağızları ise düzdür.  Alt çenedeki dişler ön tarafta 4 adet, arkada 4 sıra; üst çenedeki dişler ise ön tarafta 4 adet, arkada 3 sıra biçimdedir. Lidakiler'in üst dudakları, alt dudaklarına oranla daha kalın olmakla birlikte ağız yapıları tamamen düz şekildedir. Gözleri orta derecede gelişmiş olan Lidakiler'in göz çevreleri arasında V şeklinde yıldızı andıran bir bant bulunmaktadır.

Gelişmiş çene yapısı sayesinde balık çeşitleri, küçük kabuklu çeşitleri ve diğer hayvan türlerini kolayca yiyebilen etçil bir balık türü olan Lidaki, yaz aylarında sığ sularda, kış aylarında ise 30–40 metre derinliklerde yaşar. Ek olarak 2 yaşını aşan Lidakiler, daha da derinlere inebilmektedir. Lidakilerin cinsel olgunluğa erişme yaşları 2'dir. 2 yaşına kadar çoğunlukla erkek oldukları gözlenir ancak 3-4. yaştan sonra balıklarda dişiliğe dönüşüm olduğu görülür. 

Ortam koşullarına bağlı olarak Lidakiler dahil balık türlerinin cinsiyet değiştirmesi her zaman nadir de olsa görülen bir durumdur. Lidaki türü balıklar, özellikle son 20-25 yıldır yetiştiriciliği artan bir balık türü oldukları için cinsiyet değiştirdikleri ara sıra da olsa gözlemlenmektedir. Doğadan yakalanan dişi Lidakiler'in çoğunlukla 2 yaş üzeri olması, erkek Lidakiler'in ise genellikle 2 yaş altında olması bu balık türünün cinsiyet değiştirdiğine dair diğer bir kanıttır. Yumurtlama dönemleri Ekim-Aralık ayları arasını kapsar ve 100–150.000 arası yumurta yumurtlayabilirler. 

Eti az kılçık içerir, beyaz ve serttir ancak oldukça lezzetlidir. Yağsız ve daha yumuşak bir doku için genellikle ızgarada pişirilmeleri tavsiye edilir. Ek olarak üretim kültürüne olan uygunlukları sebebiyle ekonomik değerleri yüksektir. Lidaki balığı günümüzde İspanya'da, Yunanistan'da, İsrail'de ve Türkiye'de sorunsuz şekilde üretilmektedir. Lidakiler, yıllarca yapılan kontrolsüz avlanmalar neticesinde denizlerde miktarı azalmış bir balık türü olsa da hala balık çiftliklerinde yetiştirilmektedirler. Fakat balık çiftliklerinde yetiştirilen Lidakiler'in boyları daha büyük ancak etleri daha az lezzetlidir.
]]>
Lüfer https://www.baliklar.gen.tr/lufer.html Thu, 16 Aug 2018 02:11:36 +0000 Lüfer, Lüferin ekonomik değeri oldukça yüksek bir balık türüdür.Lüfer Türkiye denizlerinin incisi ve boğazların efendisi olarak isimlendirilmektedir. Amatör balıkçılığında önemli yere sahiptir. Lüfer o kadar önemli h Lüfer, Lüferin ekonomik değeri oldukça yüksek bir balık türüdür.Lüfer Türkiye denizlerinin incisi ve boğazların efendisi olarak isimlendirilmektedir. Amatör balıkçılığında önemli yere sahiptir. Lüfer o kadar önemli hale gelmiştir ki İstanbul zenginleri, gümüş zokalar dökerek lüfer yakalarlardı. Geçmişten günümüze doğru önemi artarak devam etmiştir.

Lüferin genel özellikleri şunlardır:

  • Vücudu uzun, sırt yüzgeçleri iki tane olup ağızları ile dişleri oldukça sivri ve güçlü olan, kuyrukları çatallı bir balıktır. 
  • Sırtı tamamen pullarla örtülüdür. Pul sayısı ortalama 90 ile 100 arasındadır. 
  • Sırt tarafı koyu mavi ile yeşil renginde alt tarafı ise gümüş renginde olup yanlarında da bu renklerden daha açık karnı parlak beyaz renktedir. 
  • Oldukça keskin dişlere sahiptir. 
  • Uzunlukları 110 santimetreye kadar çıkarken ağırlıkları ortalama 11-13 kilogramdır.
  •  Karadeniz, Marmara, Hint Okyanusu, Atlas Okyanusunu ve Akdeniz'de sürüler halinde dolaşan lüfer pullu bir göçmen balık olarak da isimlendirilir. Soğuk denizlerde yaşadığı için daha yağlı ve daha lezzetlidir. Ülkemizde İstanbul Boğazında en çok rastlanır.
  • Sıcak denizlere indikçe tadı yavanlaşır ve kendine mahsus lezzet ve kokuyu kaybeder. En tatlı ve lezzetli zamanı ise Eylül ortasında Ocak sonuna kadar olan zamandır. Bu devrede lüferin ve çinekopun da ızgarası güzel olmaktadır. Fakat mevsimine göre daha kısadır. Kasım sonunda azalarak kaybolur. Lüferin diğer zamanlarda buğulaması kebabı tavası pilakisi gibi yemek çeşitleri de yapılabilir ilkbahar dönemlerinde bu yemek çeşitlerinin yapılması daha uygundur.
  • Lüferler genellikle tatlı suları sevmektedir. Lüferin denizlerden başka acı sulardaki sazlıklarda nehir ve dere ağızlarında avlamak en uygundur.
  • Lüferin yaşayabileceği ortam oksijen seviyesi bakımından daha düşük olması gerekir. Diğer balıklardan daha az oksijeni olan daha zehirli sularda  ve akıntının fazla olduğu yerlerde yaşayabilir. 
  • Denizin her yerinde lüferleri bulmak mümkündür. Lüfere genellikle derin sularda rastlanmaz. 30-40 santimetreden sonra lüfer görmek mümkün değildir.
  • Lüferler denizlerde sürekliliği gezinen bir balık türüdür. Genellikle sürü halinde dolaşmakta yemek yeme esnasında durmaktadır. Küçükten büyüğe doğru Defne yaprağı, çinekop, lüfer, sarıkanat, kofana, sırtıkara olarak isimlendirilebilir.  
  • Lüferler ilkbaharın son ayı olan Mayıs ayının sonu ile birlikte üreme dönemine girerler. Haziran ayının ilk haftasına kadar bu üreme dönemi devam eder. Bu dönemde avlanması kesinlikle yasaktır. Eylül sonu ekim başı gibi Karadeniz'de yumurtlayan balıklar İstanbul boğazında görünmeye başlar.

Lüfer hangi mevsimde ve hangi koşullarda avlanır

Lüfer balığı, balıkların babası olarak isimlendirilen bir balıktır. Balık yakalamaya çalışan kişilerin en çok zevk aldığı balık türü olarak da bilinir. Fakat yakalanması kolay değildir.Yakalanması sonbahar mevsiminde olmaktadır. Çünkü bu dönemde Karadeniz'den Marmara'ya doğru göçe başlarlar. Lüfer avcılığı hem kıyıda hem de tekneyle yapılabilir. Lüferlerin avlanma zamanları ise akşam saatlerinde olduğunu unutmamak gerekir. Lüferleri avlamak için kullanacağınız yem mutlaka canlı olması gerekir. Çünkü lüfer balıkları balıkların babası olarak nitelendirdiğimiz için kendi altındaki birçok balık türünü yemek kapasitesine sahiptir.Bu balık türleri arasından en doğru olanı ise tekne avcılığı sırasında kullanılacak balık türü Zargana ve İstavrit olmalıdır. Kıyıda avlanma yapacaksanız  altı ağrısı mantar olta takımını kullanmanız en uygun olacaktır. Avlanacağınız bölgede istavritin bol bulunuyorsa gece vakitlerinde yada akşam üzerlerinde lüfer avına çıkmak daha doğrudur. Çünkü istavrit ve Zargana akşam vakitleri az bulunur.

Lüferler nerede bulunur

Genellikle İstanbul'da görülür. Fakat İstanbul'da da her dönem farklı yerlerde görülmektedir. Özellikle Çubuklu, Tarabya, Sarıyer bölgelerinde Bazense Kuleli ve Saray burnu taraflarında görülür. Özellikle Sarıye]]> Sarıkanat https://www.baliklar.gen.tr/sarikanat.html Thu, 16 Aug 2018 06:21:50 +0000 Sarıkanat, sarı yüzgeçli orkinos, uskumrugiller familyasına ait çok tercih edilen ve sevilen bir balık türüdür. Sarıkanat lüferden biraz daha küçük bir balıktır. Renk ve biçim olarak lüferin bütün özelliklerini taşır.10 Sarıkanat, sarı yüzgeçli orkinos, uskumrugiller familyasına ait çok tercih edilen ve sevilen bir balık türüdür. Sarıkanat lüferden biraz daha küçük bir balıktır. Renk ve biçim olarak lüferin bütün özelliklerini taşır.10-12 tanesi bir kilo gelmektedir. Palamuttan sonra gerçekten bol etli lezzetli ve doyurucu bir balık çeşididir. Bütün kılçığı çıkarıldıktan sonra ince kıl gibi kılçıkları kalır iyi temizlenmelidir. Büyükler için yemesi kolay ama çocuklar için küçük kılçıklarını iyi ayıklamak gerekmektedir. 


Sarıkanat gibi kurnaz bir balığı avlamak uzun olta, atçek, kamış ve mavrukayla yapılır. Sarıkanatın en iyi avlanma zamanı eylül sonu ve aralık ortasındaki zaman dilimidir. Tuzlu sularda tutulan sarıkanat İstanbul Boğazı'nda, Çengelköy'de, Kumkapı'da ve Yeniköy Feneri'nde  avlanabilir. Yem olarak oltamızda istavrit, zargana, hamsi kullanabiliriz. 

Sarıkanat tercih edilen balıklardan biridir. Özellikle fırında, ızgarada pişirildiğinde bizlere harika bir lezzet tattırıyor. Fakat bahar aylarında sarıkanattaki yağ oranı azaldığından fırında istediğimiz lezzeti bize vermeyebiliyor. Bu yüzden mevsiminde sarıkanat tüketmeye dikkat etmelisiniz.
]]>
Mırmır https://www.baliklar.gen.tr/mirmir.html Thu, 16 Aug 2018 09:08:06 +0000 Mırmır (Lithognathus mormuşuz), Ülkemizde de yaşayan ar pide familyasından olan bir balık türüdür. (Eçhelse Myus)Mercan balıklarının en çok bilinen çeşitlerinden sadece biridir. Mercan yada çizgili mercan olarak da adlan Mırmır (Lithognathus mormuşuz), Ülkemizde de yaşayan ar pide familyasından olan bir balık türüdür. (Eçhelse Myus)Mercan balıklarının en çok bilinen çeşitlerinden sadece biridir. Mercan yada çizgili mercan olarak da adlandırılsa da yaygın ismi mırmırdır. Mercan ailesinden olan mır mır, Marmara Ege ve Akdeniz'de bulunur. Esas yerleşim sahası kumluk dipler  ama zamanla taşlık ve yosunlu sahaları da ziyaret eder. Dibi eşeleyip bulduğu bentlik canlılar ile beslenir. Yaz aylarında kıyılara 3 metreye kadar yaklaşırlar.Kış aylarında ise daha ılık ve  derin sulara çekilir. Yaklaşık 150 metre derinliğe kadar indikleri görülmüştür. Çoğalma dönemi Haziran, Temmuz, Ağustos aylarıdır.

Mırmır Balıklarının yıllara Göre  gelişimi

  • 1 yaşında bir balık 10/12 cm.
  • 2 yaşında 15/17 cm.
  • 3 yaşında 18/19 cm.
  • 4 yaşında 21/22 cm
  • 5 yaşında 30/32 cm.

Mırmır: Balıklarının gövdesi iri pullarla kaplı, uzunca ve yanlardan basılıdır, kafa ve gözleri iridir. Ağzı tüm türlerinde olduğu gibi çok küçük fakat kuvvetlidir. Sırtı esmerce, yanları daha açık renkte, karnının altı beyazdır. Ve Sırtından karnına aşağı 10-12 adet çizgi iner bu çizgiler karnına  varmadan sonlanır. Sırt yüzgeci tekdir, tüm yüzgeçleri  gelişmiştir. Genel olarak gruplar halinde gezerler  bazen de küçük sürüler, oluşturdukları da. Olur, hemen hemen her şeyi yerler, daha çok kurtlar, yumuşakçalar ve eklembacaklılarla beslenirler. Ege ve Akdeniz’de daha çoktur. 

Mırmır: Marmara ve Karadeniz’de bulunur. Farklı dip özelliği gösteren sahalarda mesela kayalık, kumlu, çamurlu, mil, yosun kaplı diplerde bulunurlar. 150 metre dibe kadar da inerler. Üremeleri Haziran’dan başlayıp Ağustos sonuna kadar devam eder, Ülkemizde 40-45 santim kadar boya ulaşabilirken, Batı Akdeniz veya Doğu Atlantik’te 60 santim boya erişebilmektedir. 3- 4 kilo ağırlıkta olabilirler. Maksimum 150 metre derinliğe kadar olan sularda dağılım gösterdikleri tespit edilmiştir. Çamurlu, Kumlu, sahalarda dağılım gösterir. Pozitona yataklarında özellikle genç mırmırlara sıklıkla rastlanır. Genç bireylerin sürü oluşturduğu da tespit edilmiştir. Genellikle erginlere 25 cm'lik uzunluklarda rastlanır. 

Maksimum Boyutları;55 cm (Total Boy) 2,2 kg (Ağırlık)Eti oldukça lezzetlidir. Ekonomik değeri çok yüksek olan bir balık türüdür. Mırmır Görüntü itibari ile oldukça sevimli bir balıktır. Özellikle kumluk sahalarda yemlenen mırmırların Ülkemiz sularında yakalanan yaklaşık olarak 1 kg lık olanları mevcuttur. Tekne ile avcılıkta pek çok sahada tutulabilen mırmır için kıyı balıkçılığı için  belli bir  zaman dilimini takip etmek çok önemlidir. Ancak unutulmaması gereken konu bu balık kıyıya daha çok bırakma döneminde yaklaşmaktadır. Ayrıca mırmır balığı çift cinsiyetli bir özelliğe de sahip, eşeysel olgunluğa sahip olduğu bilinmektedir.  Erkek balıklarda 14-16 cm yaklaşık 2 yaş dişi balıklarda 16/18 cm 2 yaşından daha büyük olanlarda ise üreme dönemleri başlamaktadır. En üst üreme kabiliyeti her iki cinste de 26 cm boya, yani,6-7 yaşına geldikleri zaman ulaşıyorlar. Akdeniz ve Egede bu yumurta bırakma  dönemi Bu türlerin üreme ayları Mart-Ağustos dönemlerinde olmaktadır. Özellikle Haziran ayı içinde 5 yaşını doldurmuş mırmırların en yüksek düzeyde üreme kabiliyetine ulaşmaktadırlar.

]]>
Küçük Balık https://www.baliklar.gen.tr/kucuk-balik.html Thu, 16 Aug 2018 12:00:15 +0000 Küçük balık, akvaryumda bakılmak için oldukça uygundur. Küçük balık türleri arasında en fazla bakılan lepisdes balıklarıdır. Ancak küçük balık her zaman daha hassas bir bakım ister. Akvaryumdaki suyun sıcakl Küçük balık, akvaryumda bakılmak için oldukça uygundur. Küçük balık türleri arasında en fazla bakılan lepisdes balıklarıdır. Ancak küçük balık her zaman daha hassas bir bakım ister. Akvaryumdaki suyun sıcaklığından, havalandırma filtresine kadar her detay bilinçli şekilde hazırlanmalıdır. Bu balıkların yemlenmesi konusunda da dikkatli davranmalısınız. Bakımlarıyla ilgili detaylı bir araştırma yapmalı ve akvaryumda bakmaya başlamalısınız. Küçük balıklardan olan lepisdes balıklarında yumurtalar dişinin karnında çatladığından, canlı doğum yaparlar. Bu nedenle akvaryumdaki ortam uygun olduğunda, çok kolay şekilde ürerler. Yalnız akvaryumun içine daha büyük boydaki balıkları koymamak gerekir. Çünkü büyük balıklar her zaman küçük balıkları yerler, zarar verirler.

Günümüzde bilinen en küçük balık Hint Okyanusunda yaşam süren Trimmatom Nanus denilen bir kaya balığıdır. Bu balıklar büyüdüklerinde bile en fazla 2 mm boylarında olurlar. Balık türleri omurgalılar içinde en fazla olanıdır. Şu an için bilinen yaklaşık 40.000 balık türü vardır. Küçük balıklarda bunların içinde önemli bir yer tutar. Akvaryumda beslenen tatlı su ve tuzlu suda yaşayan çok sayıda küçük balık türü vardır.

Küçük Balık

Sofralarımızı süsleyen balıklarda küçük balık, büyük balık olarak ayrılabilir. Lüfer, trança, torik, kefal, levrek, çipura gibi balıklar büyük balık olarak adlandırılırken, sardalya, hamsi, çinekop, gopez, istavrit, gümüş gibi balıklarda küçük balık olarak tanımlanır. Yani küçük balık tabiri yerine göre farklı boylar için yapılabilir.

]]>
Balık Füme Nasıl Yapılır https://www.baliklar.gen.tr/balik-fume-nasil-yapilir.html Thu, 16 Aug 2018 23:07:49 +0000 Balık füme nasıl yapılır, balık füme tütsüleme, isleme, dumanlama yöntemi olarak bilinir. Balık restoranlarında son zamanlarda rağbet gören bir pişirme yöntemidir. Et, tavuk gibi besinlerde de uygulanan bu yöntem, Balık füme nasıl yapılır, balık füme tütsüleme, isleme, dumanlama yöntemi olarak bilinir. Balık restoranlarında son zamanlarda rağbet gören bir pişirme yöntemidir. Et, tavuk gibi besinlerde de uygulanan bu yöntem, balıklarda da tercih edilir. Farklı lezzetler arayan kişiler bunu kendi evlerinde de hazırlayabilir. Bir anlamda balığın ateş görmeden pişirilmesi demek olan balık füme, isli lezzetiyle çoğu kişinin beğenisini kazanır. Bu pişirme yöntemi soğuk ve sıcak tütsüleme şeklinde hazırlanabilir. Soğuk tütsüleme yöntemi biraz daha donanım isteyen, bahçede, açık arazide yapılan pişirme şeklidir. Ancak kapalı kapta yapılan sıcak tütsüleme işlemini evinizin mutfağında, bahçede yapabilirsiniz.

Balık füme nasıl yapılır

Balık füme yapmak için, tercihiniz yağlı balıklar olmalı. Özellikle alabalık, mersin balığı, istavrit, somon, yılan balığı, sardalya, lüfer gibi balıklar bunun için uygun olur. Eğer yağsız balık kullanırsanız, tütsüleme yaparken kuruma, sertleşme gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.

İlk olarak taze balıkları iyice yıkayın. İç kısımlarını ayıklayarak çıkarın. İçerde omurga çevresinde kan parçaları kalmaması için, iyice karın zarını temizleyin. Balığın genellikle kafası ve solungaçları üzerinde kalır. Arzu ederseniz kafasını alabilirsiniz. İsterseniz iri olan balıkları parçalara da kesebilirsiniz. Daha sonra tuzlama işlemine geçin. Balık parçalarını tuza batırın, iyice tuzla sıvayın. Balığın karın boşluğunu da iyice tuzlayın. Eğer kafası ve solungaçları balığın üzerindeyse, özellikle solungaçları iyice tuzlayın. Daha sonra tuzlanmış balıkları karınları yukarıda kalacak şekilde bir kabın içine dizin. Bu şekilde 8-10 saat bekletin. Bundan sonra çiroz yapar gibi, balıkları kuyruklarından güneş alan hafif rüzgarlı olan bir yerde asarak kurutun. Balıkların iyice kuruması için karınlarının açık olmasına dikkat edin. Eğer karnına parmağınızla bastığınızda, içerde parmak izi kalırsa balığın kuruma işlemi tamamlanmıştır.

Balık Füme Nasıl Yapılır

Kurutma işlemi sırasında tütsü yapılacak fırın hazırlanır. İsterseniz bahçede mangal yakıp, dibine yapraklı bir ağacın parçalarından ya da talaşından serilir. Bu malzemelerin 6 cm üzerine de ızgara yerleştirilir. Kurumuş olan balıklar ızgaranın üzerine konur. Üzeri kapatılır. Ancak balıklar mangala değmemeli, biçimleri bozulmamalıdır. Mangal ateşin üzerine konularak, içindeki ağaç parçalarının çıkardığı dumanla tütsülenir. İlk olarak ağaç parçalarının rutubeti gideceğinden, oksijen azalacak ve alev almayacaktır. Balık füme işte bu durumda çıkan dumanla lezzetli olur. Yaklaşık 20 dakika kadar bu şekilde pişen balığın kapağını açmadan yarım saat soğutun. Böylece duman kokusu balıklara iyice siner. Balık füme uzun süre dayanabilen bir besindir. Afiyet olsun.

]]>
Palamut Balığı https://www.baliklar.gen.tr/palamut-baligi.html Fri, 17 Aug 2018 08:14:27 +0000 Palamut balığı, sıcak ve ılık denizlerde açıklarda ve kıyıda yaşam süren kemikli bir balık türüdür. Latince adı sarda sarda olarak bilinen bi balıktır. Balığın büyük ve oldukça keskin dişlerle kaplı ola Palamut balığı, sıcak ve ılık denizlerde açıklarda ve kıyıda yaşam süren kemikli bir balık türüdür. Latince adı sarda sarda olarak bilinen bi balıktır. Balığın büyük ve oldukça keskin dişlerle kaplı olan ağzı, torpili andıran vücudunun ucunda yer alır. Sırt bölümü genellikle mavimsi, yan taraflara doğru karın bölgesi dahil gümüşi beyaz renktedir. Sırttan başa kadar uzanan siyaha yakın tonda şeritler olur. Palamut balığı mevsimlik uzun göçler yapar. Bunu büyük sürüler halinde gerçekleştirirler.

Palamut balığının boyuna göre çeşitli isimler aldığı görülmektedir. 12-16 cm boyunda olanlara palamut vonozu, 16-22 cm arasındakilere kestane palamudu, 22-28 cm boyunda olanlara çingene palamudu, 28-35 cm arasındakilere palamut, 35-40 cm arasındaki balıklara zindandelen, 40-45 cm boyunda olanlara torik, 45-55 cm arasında boyu olanlara sivri, 55-65 cm arasındakiler altıparmak ve 65 cm üzerinde olanlara piçuta denir.

Palamut balığı oldukça hızlı hareket eden, görsel bir fizik yapısına sahip, trol ağları ile bile yakalanamayacak kadar zeki bir deniz balığıdır. Ülkemizde en fazla Marmara Denizi ve Karadeniz'de yaşarlar. Göç eden balıklar olduğundan, sonbahar geldiğinde Çanakkale tarafına doğru yola çıkar, oradan Ege Denizi ve Akdeniz sonrasında okyanuslara açılırlar. Karadeniz'de Aralık ayına kadar özellikle geceleri uzatma ağlarıyla, gırgır balıkçı gemileriyle avlanır, Marmara Denizi'ne geçince Mart ayına kadar avlanmaya devam edilir. Genellikle sürüler halinde olduklarından sardalya, istavrit, hamsi, kolyoz gibi balıklarla beslenirler.

Palamut Balığı

Bu balıklar deniz suyu sıcaklığı 17-25 derece olduğunda, suya 500.000-1000.000 arasında yumurta dökerler. Eti oldukça lezzetli, siyaha yakın kırmızı renkte olduğundan, palamut balığının lakerdası güzel olur. Bunun dışında balığı ızgara şeklinde, yağda kızartma, buğulama yapma şeklinde tüketebilirsiniz. Balığın taze olduğunu solungaçlarının kan kırmızı renginden kolayca anlayabilirsiniz. Mevsiminde, özellikle soğuk havalarda iyice yağlandığından, eti daha lezzetli olur. Ne yazık ki avlanma teknikleri nedeniyle palamut balığının nesli tükenmek üzeredir. Günümüzde Karadeniz'de palamutun avlanma zamanı 1 Eylül ve 15 Nisan arasında yapılmaktadır. Ayrıca avlanan palamut balığının en az 25 cm boyunda olması gerekir.

]]>
Konserve Ton Balığı https://www.baliklar.gen.tr/konserve-ton-baligi.html Sat, 18 Aug 2018 03:16:39 +0000 Konserve ton balığı, insan sağlığına birçok faydalıdır. Vücudun birçok organına farklı farklı faydalar sağlayan konserve ton balığı özellikle diyet yapan insanlar için son derece iyi bir yiyecektir. Çünkü diyet yap Konserve ton balığı, insan sağlığına birçok faydalıdır. Vücudun birçok organına farklı farklı faydalar sağlayan konserve ton balığı özellikle diyet yapan insanlar için son derece iyi bir yiyecektir. Çünkü diyet yapan insanlar birçok yiyecekten mahrum kalmaktadır. Bu nedenle diyet yapan kişilere konserve ton balığı hem protein kaynağı hemde besin değerinin yüksek olması nedeni ile mükemmel bir yiyecek olmaktadır. Bu durumun yanı sıra lezzetinin oldukça yüksek olması nedeni ile bu kişiler ton balığını severek tüketebilirler. Kalori olarak birçok yiyecekten daha düşük olan konserve ton balığının içerisindeki yağ sizleri korkutmamalıdır. Çünkü içerisinde bulunan doğal balık yağı yine kilo vermenizi kolaylaştıracaktır. Bunun yanında yanında ton balığı içerisinde bulunan omega üç yağ asitleri yine saç bakımında son derece etkili olmaktadır. Saçlarınız için gerekli şartların sağlanmasını tabi ki konserve ton balığı yiyerek sağlayabilirsiniz. Bu şekilde bol bol ton balığı tükettiğinizde saçlarınız çok daha parlak ve daha canlı bir görünüme sahip olacaktır. Bunun için uzun bir süre konserve ton balığını aksatmadan tüketmeniz gerekecektir. Omega üçün diğer faydaları isei konserve ton balığının tüketilmesi ile vücudunuzda mükemmel etkileri meydana getirecektir. 

Omega üç ve diğer yağ asitlerini barındıran konserve ton balığının herhangi bir zararı bilinmemektedir. Bunun tam tersine birçok faydası bulunan konserve ton balığı, doğru ve sürekli bir şekilde tüketilmesi ile mükemmel etkileri meydana getirecektir. Konserve ton balığı, aslında konserve yapıldığı için kimyasal olarak farklı değişimler göstermektedir. Özellikle yağ asitleri değişimlere uğrayarak değer olarak yükselmektedir. Bu nedenle küçükte olsa bazı tehlikeler meydana gelebilmektedir. Bu durumda konserve ton balığı, doğru şekilde tüketilmediğinde bazı yan etkiler gösterebilmektedir.  Bunun yanında konserve ton balığı, doymuş yağ asitleri tarafından oldukça bol olarak bilinmektedir. Bu durumda ton balığı konserve yapıldığı için bu hale gelmektedir. Fakat taze olarak tüketilen konserve ton balıkları bu gibi sorunları meydana getirmemektedir. Bu nedenle sizlerde taze olan ton balıklarını rahatlıkla tüketebilirsiniz. İşte bu iki dezavantajının yanında ton balığının birçok faydası bulunmaktadır. Kan basıncını düşüren konserve ton balığı, tüketildikten kısa bir süre sonra direk kana etki ederek bu işlemi yerine getirmektedir. Böylece ton balığını bu amaçla gönül rahatlığı ile her yaştan kişiye yedirebilirsiniz.

Konserve Ton Balığı
Konserve ton balığı, son derece besleyici bir kaynak olduğu için azda tüketilse sizleri tok tutmaya yardımcı olacaktır. Böylece sizlerde herhangi bir yiyecek gereksinimi duymadığınız için kilolarınızdan daha rahat kurtulabileceksiniz. Konsere ton balığı insan vücudundaki toksinlerin ve vücuda zararlı maddelerin atılması için gerekli şartları sağlar ve toksinlerden sizleri kurtaracaktır.  Bu durumda dikkat etmesi gereken bazı kişiler vardır ki bu kişilerden en önemlisi tabi ki hamile olan kadınlardır. Hamilelik sırasında çok fazla konserve ton balığı tüketilmesi anne karnında bulunan bebeğin, ton balığı içerisinde bulunan civadan etkilenerek zarar görmesine neden olabilmektedir. Bu durumda hamile bayanlar bu tür balık yiyeceklerinden bir süre uzak kalmaları önerilmektedir. Konserve ton balığının daha sayamadığımız birçok faydası bulunmaktadır. Bu faydalar son derece önemli sağlık problemlerinin bile ortadan kaldırılması için birçok şekilde etkiler oluşturmaktadır.  
]]>
Melek Balığı https://www.baliklar.gen.tr/melek-baligi.html Sat, 18 Aug 2018 04:45:14 +0000 Melek balığı Latince adı Pterophyllum scalare olarak bilinir. Melek balığının coğrafi kökeni Kolombiya bölgesi, Surinam, Fransız Guyanası, Peru ve Brezilya, Rio Oyapock, Rio Essequibo, Rio Ucayali, Rio Solimaqes ve ana Am

Melek balığı Latince adı Pterophyllum scalare olarak bilinir. Melek balığının coğrafi kökeni Kolombiya bölgesi, Surinam, Fransız Guyanası, Peru ve Brezilya, Rio Oyapock, Rio Essequibo, Rio Ucayali, Rio Solimaqes ve ana Amazon havzası dahil olmak üzere farklı nehir üzerinde yaşamını devam ettirir. Ayrıca Brezilya'nın Amapa bölgesindeki çeşitli nehirlerde de görülmektedir. Melek balığının yaşam alanı bataklıklar yada sular altında kalmış alanlar, sucul yada nehir kıyısı bitki örtüsünün yoğun olarak görüldüğü bölgeler, temiz yada killi olan sularda yaşam alanı bulmaktadır. Melek balıklarının renk değişimi söz konusu olmaktadır. Bu balıkların temiz sularda renkleri daha koyu olmaktadır. Melek balıklarının beslenme şekli, hem etçil hem de otçuldur. Doğada Zoobentosa benzeri küçük kabuklular ve suda yaşayan diğer omurgasız canlılarla ağırlıklı olarak beslenme gerçekleştirirler. Akvaryum ortamında yetiştirilmiş melek balıkları büyük melek balıklarının aksine pul ve granül yemleri daha fazla tercih ederler. Melek balıkları canlı ve dondurulmuş olan yemleri de tercih ederler. Melek balığı davranış biçimi genel itibariyle orta derecede agresif bir hal belirtir. Bu balık kendi türleriyle azda olsa uyum içerisindeyken diğer balık türleriyle uyum sağlayamaz.

Melek balığı cinsiyet ayrımı yapmak oldukça zordur. Bu balıklarda erkek melek balıklarının kafa yapıları dişi balıklara göre daha hörgüçlü olmaktadır. Tüp çıkarma vaktinde kesin ayrım yapılabilir. Erkek melek balıklarında tüp daha ince ve sivri olur, dişi melek balıklarında tüp daha kalın ve yuvarlak uçlu olmaktadır. Melek balıklarında üreme genel olarak dik bir yüzeye gerçekleşir. Bu balıklar büyük bir bitki yaprağına düz yumurta dökerler, anne ve baba melek balıkları yumurtaları birlikte koruma gerçekleştirir. Üreme sağlanabilmesi için 5-10 melek balığını bir araya koyarak aralarından eş seçtirmek daha fazla verim sağlayacaktır ve başarı oranını daha fazla arttıracaktır. Melek balıklarında sıcaklık oranı 24-30 derece arasında olmalıdır. Bu balıklarda en fazla görülen büyüklük 10 santimdir. En az akvaryum hacmi ise 150 litre, akvaryum yüksekliği en az 40 cm kadar olmalıdır.

Melek Balığı

Melek balığı için gerekli görülen su sertliği 0-15 dH yani su sertliği çok yumuşak yada çok sert olmamalıdır. Melek balıklarında pH seviyesi 6.0-7.4 arasında olmalıdır. Bu balıklarda zorluk seviyesi 2 olarak bilinir. Melek balıkları gösterişli olan süs balıklarındandır. Çoğu akvaryum hobicisinin akvaryumunda bulunur veya bulunmuştur. Kendisinden küçük olan ve avlanması zor olan balıklar için tehlike oluşturmaz. Melek balıkları çok farklı renklerde ve vücut formlarında görülür. Japon Balığı gibi türlerle beraber beslenmesi uygun görülmez. İyi bir bakıldığında çok hızlı olarak gelişme gösterirler. Discusla türünden olan süs balıklarıyla beraber beslenmesi önerilmez. Discusun bağışıklığı olmadığından dolayı melek balığının mikroplara karşı bağışıklığı olmaktadır. Discusa mikrop taşıyıcılığı etki oluşturabilir. Akvaryumlarda Echinodorus gibi bitkiler bu balık türünün seveceği bitkiler olabilir. Melek balıkları az akıntılı suları tercih etmektedir. Melek balıklarında standart silver varyetesine ek olarak black, gold ve koi gibi bir dizi varyetesi mevcut olmaktadır. 

]]>
Beyaz Balık https://www.baliklar.gen.tr/beyaz-balik.html Sat, 18 Aug 2018 06:20:04 +0000 Beyaz balık, ülkemizde akvaryumlar içerisinde birçok zaman gördüğümüz mükemmel bir balık türüdür. Bu balık türü oldukça küçüktür. Bu nedenle bu balığın bulunduğu akvaryum içerisinde her balığı koyamazsınız. A Beyaz balık, ülkemizde akvaryumlar içerisinde birçok zaman gördüğümüz mükemmel bir balık türüdür. Bu balık türü oldukça küçüktür. Bu nedenle bu balığın bulunduğu akvaryum içerisinde her balığı koyamazsınız. Aksi halde diğer balıklar beyaz balığı yiyebilirler. Beyaz balık adını birçok balık gibi görünüşünden almıştır. Beyaz ve küçük bir balık olan beyaz balığının yüzgeçleri uzun ve dalgalı bir yapıdadır. Bu nedenle Beyaz balığının görünümü kanatlı bir balığa benzemektedir. Rengi de beyaz olunca artık bu balığı meleğe benzetmemek zordur. Coğrafi olarak kökeni çok farklı nehirlere dayanmaktadır. Amazon havzasında bile görülen bu balık türünün boyutları oldukça küçüktür ve çok fazla büyümezler. Boyutları küçük olan bu balıklar ayrıca dünyada Brezilya'da görülmüştür. Nehirlerde yaşayan bu balık türleri ve daha çok sular altında kalmış olan bölgelerde ve bunun yanında çamurlu sularda yaşamayı severler. Bu nedenle genellikle akıntılı ve kirli sularda yaşamaktan son derece hoşlanmaktadır.

Beyaz balığın en güzel özelliği hem etçil bir balık olması, hem de otçul bir balık olmasıdır. Bu nedenle kesinlikle aç kalmayan bu balık bazen yavru balıkları yiyerek bazen de yosunları yiyerek hayatlarını sürdürmektedir. Etçil olduklarında omurgasız balıklarla beslenen bu balık akvaryum içerisine konulduğunda akvaryum diplerinde oluşan yosunları yiyerek yaşayabilirler. Bu nedenle akvaryum içerisinin daha temiz kalmasını sağlayabilirsiniz. Eğer sizlerde beyaz balık besliyorsanız, bir miktar ıspanağı haşlayarak akvaryum içerisine koyabilirsiniz.  Bu şekilde beyaz balıklar, ıspanak yiyerek sağlıklı bir şekilde yaşayabilirler. Beyaz balıklar son derece agresif balıklardır. Küçüklüklerine ve görünüşlerine göre agresif olan balıklar diğer balıklara saldırabilirler. Bu nedenle bazen av olsalar da birçok zaman avlarlar. Genellikle deniz seviyesinin orta kısımlarında yüzen bu balıklar, denizin ne en dibine, nede yüzeyine çıkarlar. Beyaz balık alırken ya da diğer durumlarda bu balıklarda cinsiyet ayrımı yapmanız oldukça zordur. Balıklardan anlayan kişiler bile bu balıkların cinsiyetini dişi ve erkek olarak ayıramaz. Bu nedenle hiçbir zaman kolay kolay dişi ya da erkek kanısına varmamanız sizler için çok daha iyi olacaktır. 

Beyaz Balık

Beyaz balık, yumurtalarını uygun ve ücra köşelerde bitkiler üzerine bırakırlar. Bu balıklar her yumurtlama döneminde birçok yumurta bırakarak hızlı bir şekilde ürerler. Bu nedenle beyaz balık akvaryumda hızlı bir şekilde çoğalabilir. Bunun için bir çift beyaz balık alarak akvaryumunuz içerisine koyabilirsiniz. Fakat bunun için yapmanız gereken akvaryum içerisine on on beş adet farklı balık koyarak arasından çift seçmesini sağlamak olacaktır. Sıcaklık olarak 24-30 derece arasında yaşayabilen bu balıklar ani sıcaklık değişimlerinde zarar görebilmektedir. Bu nedenle akvaryum suyunuzun sıcaklığını dengede tutmaya özen göstermeniz gerekmektedir. Aksi durumlarda balık yaşayamayabilir. Son derece gösterişli bir balık olan beyaz balık, iyi bakıldığında çok hızlı bir gelişim göstermektedir. Böylece bu balıktan alacağınız verim çok daha iyi olacaktır. Beyaz balıklar kendinden büyük balıklara bir şey yapamazlar fakat neon gibi türlerdeki balıklar için büyük tehlikeler meydana getirebilmektedir. Son olarak bu balığı besleyebilmek için yaklaşık olarak akvaryum içerisinde 150 litre su olması gerekmektedir. Aksi durumlarda beyaz balığın yaşam koşulları istismar edilmiş olacaktır. 

]]>
Fener Balığı https://www.baliklar.gen.tr/fener-baligi.html Sun, 19 Aug 2018 05:17:48 +0000 Fener balığı, Lophiidae familyasından olan, yüzünün önündeki fenerle denizlerin karanlık alanlarındaki küçük balıkları avlayan ilginç bir balık türüdür. Ülkemizde Ege, Akdeniz ve Marmara Deniz'inde yaşayan b Fener balığı, Lophiidae familyasından olan, yüzünün önündeki fenerle denizlerin karanlık alanlarındaki küçük balıkları avlayan ilginç bir balık türüdür. Ülkemizde Ege, Akdeniz ve Marmara Deniz'inde yaşayan bir balıktır. Ilık ve sıcak derin denizleri sever. Görünümü çoğu kişi için hoş olmasa da, lezzetiyle tanınan bir balıktır. Yassı vücutlu, büyük kafalı, 40-60 cm boylarında, büyük ağızlı olan balığın, sırtında dikenleri ve iki adet yüzgeci olur. Ağzına kadar uzayan dikenin birinin ucunda olan bakteriler ışık saçmaktadır. Bunu olta gibi kullanan fener balığı, kendisine yaklaşan küçük balıkları yakalar. Yani bu balığın avlanma oltasıdır. Çok sayıda türü olan balıklar Myctophidae ve Lophiidae olarak iki sınıfa ayrılır.

Bu balıklar derin denizlerde vücutlarının bir kısmını çamurlu zemine gömerek avlanmayı tercih eder. Dış kısımları kaygan, pulsuz bir yapıya sahiptir. Bu kayganlık veren sıvı insan cildi için zararlıdır. Kafası oldukça büyük olan balıkların üçte ikisini kafası oluşturur. Hareketsiz durarak avlarını geniş ağızlarıyla, sivri dişleriyle kolayca avlarlar. Kanca gibi ucu kıvrık uzun dişlere sahiptirler. Bu yüzden avları kendilerini kurtaramaz. Dişler esnek olduğundan, avları büyük olduğunda arkaya doğru esner. Avını yutunca yine eski haline döner.

Fener Balığı

Ülkemizde avlanan fener balıkları genellikle 5-6 kilogram gelir. Erkek olanlar dişilere göre daha küçük olur. Bunlar dişi fener balıklarının sırtında adeta asalak gibi yaşarlar. Üreme dönemleri Mart ayından Ağustos ayına kadar devam eder. Dişiler bir defada bir milyon civarında sümüksü tüpler içinde yumurta bırakır. Fener balıklarının dış görünümleri pek hoş olmadığından, satışı sırasında balıkçılar tarafından derisi yüzülür. Bu şekilde alınan fener balığı pişirilince oldukça lezzetli, görünümü güzel bir balık olur. Genellikle etinden buğulama, çorba, şiş yapılan bir balıktır.

]]>
Carlson Balık Yağı https://www.baliklar.gen.tr/carlson-balik-yagi.html Sun, 19 Aug 2018 10:09:34 +0000 Carlson balık yağı, özellikle çocuklara önerilebilen lezzetli bir şurup şeklinde balık yağıdır. İçeriğinde aynı zamanda 5 ml için, 1600 mg omega 3 yağ asidi, 10 IU doğal E vitamini bulunur. En önemli olan DHA, Carlson balık yağı, özellikle çocuklara önerilebilen lezzetli bir şurup şeklinde balık yağıdır. İçeriğinde aynı zamanda 5 ml için, 1600 mg omega 3 yağ asidi, 10 IU doğal E vitamini bulunur. En önemli olan DHA, EPA omega 3 yağ asitleri bu balık yağında yüksek miktarda bulunur. Oldukça lezzetli olan bu balık yağı, bu yüzden 2005 yılında Uluslararası Tat ve Kalite Enstitüsünden Üstün Tat Ödülü almıştır. Carlson balık yağı kirlenmemiş derin denizlerde yaşam sürem soğuk su balıklarından üretilir. Tazeliğini koruması için, Norveç'te özel olarak işlenir ve ambalajlanır. Koyu renkte kavanoz içine konarak, nitrojenle mühürlenir. Kapağındaki özel mekanizma sayesinde kullanım kolaylığı sağlar. FDA onaylı laboratuvarda içinde cıva, kurşun gibi ağır metaller içermediği test edilen bir üründür.

Carlson balık yağının yararları

  • Balık yağı beyindeki sinir hücrelerinin oluşturulmasını sağlar
  • İçeriğinde bulunan Omega 3 yağ asitleri özellikle çocuklarda zihinsel gelişimi desteklemekte, öğrenme kapasitelerini arttırmaktadır
  • Çocuklarda bulunan koordinasyon bozukluğunun giderilmesine iyi geldiği gibi, konsantrasyonu arttırmakta yararlıdır
  • Kan inceltici, kalbi koruyucu, kalp ritmini düzenleyici ve kolesterolü düşürücü etkisi vardır
  • Gebelikte anne karnındaki bebeğin sinir sistemini, beynini, görmeyi geliştiren etkisi olur
  • Beyin hücrelerinin yaşlanmasını önlediğinden, özellikle alzheimer gibi hastalıklara karşı koruyucu etkisi vardır

Carlson Balık YağıCarlson balık yağı nasıl kullanılır

Balık yağının düzenli olarak her gün kullanılması gerekir. Bir yaşına kadar olan çocuklarda 1 çay kaşığı yani 2,5 ml, 1-7 yaş aralığındaki çocuklarda 1 tatlı kaşığı yani 5 ml, 7 yaşından sonra 2 tatlı kaşığı yani 10 ml, gebe ve emziren kadınlarda ise, 1 tatlı kaşığı yani 5 ml kullanılabilir. Carlson balık yağı kuru oda sıcaklığında, ağzı sıkıca kapalı olarak saklanmalıdır. Ağzı açıldıktan sonra buzdolabında korunmalı ve en fazla 60 günde tüketilmelidir.

]]>
Pisi Balığı https://www.baliklar.gen.tr/pisi-baligi.html Mon, 20 Aug 2018 05:32:47 +0000 Pisi balığı, kemikli balıklar türünün, yanyüzergiller ailesindedendir. Manş denizi ve Atlas okyanusunda yaygın şekilde yaşarlar. Boyları ortalama 20 cm civarında'dır. Yassı bir balıktır, karın kısmı pulsuzdur, sırt b Pisi balığı, kemikli balıklar türünün, yanyüzergiller ailesindedendir. Manş denizi ve Atlas okyanusunda yaygın şekilde yaşarlar. Boyları ortalama 20 cm civarında'dır. Yassı bir balıktır, karın kısmı pulsuzdur, sırt bölümü ise sert ve ince pullarla kaplıdır. Yaşadığı suya göre rengi değişiklik gösterse de vücudu kahverengi, sarı, koyu yeşil noktalar ve dalgalarla çevrilidir. Diğer yassıbalıklarda olduğu gibi gözleri, yanyana ve başının üstündedir. Kumluk zeminlerin dip kısmında yaşar. Küçük çağanozlar ve deniz kurtları ile beslenirler. Mayıs ve Haziran aylarında yumurtlarlar, yenir eti çok lezzetlidir. Türkiye kıyılarında da fazlaca bulunan bir balık türüdür. Marmara ve Karadeniz de kalkan mevsimi gelince özel ağlarla yakalanır. Av mevsimi olarak da Aralık ve Ocak aylarını söyleyebiliriz.

Pisi Balığı

Pisi balığı türleri 

Dere Pisisi türlerinden dere pisisi Avrupa kıyılarında yaşarlar ve buradan da göllere ve ırmaklara geçerler. Uzunlukları ortalama 25-40 cm arasında olur. 

Yaldızlı pisi balığı, Yaldızlı pisi balığı ortalama 70 cm uzunluğunda olur. Üzerinde turuncu benkleri olan, Gri kül renkli bir balıktır. Gözlerinden göğsündeki yüzgeçlere kadar kemiklerinin kabartıları vardır. Manş denizi ve Atlas okyanusunda yaygın şekilde yaşarlar. Haliçlere göç halinde bulunurlar.Etleri lezzetlidir yenir.
]]>
Balık Yağı Kapsülü https://www.baliklar.gen.tr/balik-yagi-kapsulu.html Mon, 20 Aug 2018 09:25:41 +0000 Balık yağı kapsülü, somon, ton balığı, lüfer, uskumru, ringa, sardalya, alabalık, mersin balığı gibi yağlı balıklardan elde edilerek üretilmektedir. Balık yağının 3,5 gramı 1 gram omega 3 yağı içerir. Ka Balık yağı kapsülü, somon, ton balığı, lüfer, uskumru, ringa, sardalya, alabalık, mersin balığı gibi yağlı balıklardan elde edilerek üretilmektedir. Balık yağının 3,5 gramı 1 gram omega 3 yağı içerir. Kapsül şeklinde bozulmaması için, içine E vitamini ilave edilir. Üretilen bazı balık yağı kapsüllerinde A, B1, B2, B3, D ve C vitaminleri, demir ve kalsiyum gibi ilavelerde olabilir. Bunlar bazı hastalıkların tedavisinde, hastalıklardan korunmaya, genel sağlığı desteklemeye yardımcı olur. Fakat kullanım dozu hakkında bir doktora danışılmalıdır.

Balık yağı kapsülü yararlı etkileri

Beyin: Balık tüketimi zaten beyin fonksiyonlarının düzenlenmesinde yararlıdır. Balık yağı kapsülleri de, dikkat eksikliğinde, depresyon, alzheimer, hiperaktivite, psikoz gibi beyinle alakalı olan hastalıkların tedavisinde yararlı olur. Ayrıca görmeyle ilgili sorunlarda da kullanılır.

Tansiyon: Özellikle yüksek tansiyon sorunu bulunan kişilerde ilaç kullanımı olmadan tansiyonu düzenler. Damarları genişleterek, tansiyonu normal değerlere indirir. Ancak doktora danışılarak ve hasta takip edilerek kullanılmalıdır.

Trigliserit: Kalp sağlığı bakımından önemli olan trigliserit kan yağını düşürmeye yarayan doğal çözüm yollarından olan balık yağı kapsülleri, egzersizle ve düşük yağ oranlı diyetle birlikte kullanıldığında daha yararlı olur.

Kalp sağlığında: Trigliserit oranını düşüren, tansiyonu dengeleyen balık yağı kapsülü, kalp sağlığını da korur. Fakat kalp ilacı kullanan kişilere önerilmez.

Romatoid Artrit: Özellikle bu hastalarda sabahları olan ağrıların hafiflemesine yardımcı olur. Bunun yanında şiddetli adet dönemi ağrılarının hafiflemesine yardımcı olur. Bu balık yağı kapsüllerinde olan ağrı kesici özellikten kaynaklanır.

Balık Yağı Kapsülü

Dikkat eksikliği: Çocuklardaki hiperaktivite bozukluğunda, dikkat eksikliğinde önerilir.

Felç: Haftada 1-2 defa balık yemek bile felç riskini % 27 kadar azaltmaktadır. Bu araştırmalarla belirlenmiştir. Ancak balık yağı kapsülü kullanımında doza dikkat edilmelidir. Eğer günde 46 gramın üzerinde balık yağı tüketilirse, bu tam tersi bir etki yaparak felç riskini arttırabilir. Bu nedenle dikkatli olmak gerekir.

Kemik sağlığında: Balık yağı kapsülü tek başına ya da kalsiyumla birlikte alındığında, kemiklerdeki zayıflamaya karşı koruyucu etki yapar. İleri yaşlardaki kişilerde uyluk kemiği ile omurga kayıplarını önlediği belirlenmiştir.

Damar sertliği: Balık yağı koroner arterlerdeki damar sertliğini azaltmaktadır.

Böbrek rahatsızlıkları: Balık yağı kapsüllerinin düzenli olarak tüketilmesi, böbrek sorunu olan kişilerde böbreklerin fonksiyon kaybını yavaşlatır.

Balık yağı kapsülü tüketimi bunların dışında bibolar bozukluk etkilerini azaltmakta, depresyon sorunlarını azaltmakta, obezite sorunu olan kişilerin kilo vermesine yardımcı olmakta, kan şekerini dengeleyen etki yapmaktadır. Astım hastalarının sorunlarını hafifletmekte, kolesterol yüksekliğinde B12 vitaminiyle kullanıldığında kan yağlarını düşürmekte, rahim kanseri riskini azaltmaktadır. Alerjilerde, alzheimer hastalığının önlenmesinde kullanılabilir. Fakat balık yağı kapsülü fazla tüketilirse, mide yanması, ağız kokusu, bulantı, burun kanaması, kaşıntı ve ishal gibi yan etkilerin görülebileceği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle balık yağı kapsülü kullanımından önce doktora danışılmasında yarar bulunmaktadır.

]]>
Canlı Balık https://www.baliklar.gen.tr/canli-balik.html Tue, 21 Aug 2018 04:11:58 +0000 Canlı Balık,  balıkların doğumu veya yumurtadan sağlıklı  çıkmalarıyla başlayan süreçtir. Balıklar, başka bir balık tarafından veya avcılar tarafından avlanmadıkları,hastalıktan yaşamlarını kaybetmedikleri  sürec Canlı Balık,  balıkların doğumu veya yumurtadan sağlıklı  çıkmalarıyla başlayan süreçtir. Balıklar, başka bir balık tarafından veya avcılar tarafından avlanmadıkları,hastalıktan yaşamlarını kaybetmedikleri  sürece canlı yaşama süresine sahiptir. Canlı balık sözü, canlı doğum yapan balıklar içinde kullanılır. Lepistes, balina gibi balıklar canlı doğum yaparlar. Mersin balığı ve havyar üretimi için beslenen ve yakalanan balıklarda, canlı ameliyat edilerek  havyarları alınır. Ayrıca Japonya, Çin gibi uzak doğu ülkelerinde balık canlı olarak sıkça tüketilir.

Canlı Balık

Suşi, Uzak doğu ülkelerinin vazgeçemediği yemekleri arasında olmakla birlikte, çiğ balıktan elde edilir. Japonlar ve Çinliler balıkları canlı canlı tüketmektedir. Canlı balık yemek yapımıyla ilgili yarışmalar yaparak en iyi balık aşçısını seçerler. Balıkları, canlı canlı pullarından ayırıp, derilerine çizikler atılarak, kuyruk kısmından canlı olarak  kızartılıp sosla servis yaptıkları yemekler arasındadır.Yani balıklar yemek masasına kafa kısımları canlı olarak servis edilir. Ülkemizde canlı balık tüketimi sayılıdır, lokantalarda suşi canlı balık menüsünün başkahramanıdır.]]>
Çekiç Balığı https://www.baliklar.gen.tr/cekic-baligi.html Tue, 21 Aug 2018 18:56:02 +0000 Çekiç balığı, Selachii sınıfından Sphyrnidae ailesinden olan köpek balığına verilen genel isimdir. Geniş bir yayılım gösteren çekiç balığı bütün okyanusların ılık ve sıcak sularında yaşarlar. Kafa kısımları alı Çekiç balığı, Selachii sınıfından Sphyrnidae ailesinden olan köpek balığına verilen genel isimdir. Geniş bir yayılım gösteren çekiç balığı bütün okyanusların ılık ve sıcak sularında yaşarlar. Kafa kısımları alışılmadık şekilde genişleyip düzleştiği için ve çekiç biçimini aldığı için çekiç balığı adını almıştır. Gözleri ve burun delikleri kafanın yan çıkıntılarında bulunur. Çekiç şeklindeki kafa biçiminin hareket kabiliyetini arttıran bir dümen görevi gördüğü, birbirinden uzak deliklerininde böylece daha iyi koku algılamasını sağladığı sanılır. Atik ve güçlü olan bu balıklar kıyı kesmine yakın yada normal deniz suyundan daha az tuzlu sulara girebilir. Çekiç balığı, iğneli vatoz ve öbür köpekbalıklarını yer. Bazı türleri özellikle yağ ve derileri için avlanır. Çekiç balığı insan eti yiyen hayvanlar olarak insanlar arasında büyük korku salmışlardır. Özellikle en tehlikeli türü ise uç türü diye bilinir.
 
Çekiç Balığı
Çekiç balığı türleri
  • Büyük çekiç balığı (sphyrna mokarran) 5 metre hatta daha da uzun olabiliyor.
  • Taraklı çekiç balığı (sphyrna lewini) 3 metreye kadar büyür.
  • Düz çekiç balığı (sphyrna zygaena) 4.25 metreyi bulabilir.
Her üç tür de grimsi renktedir ve genelde tropik denizlerin her yerine yayılmışlardır. Daha soğuk sulara giren düz çekiç balığı oltayla avlanabilir. Türler kendi aralarında baş ön kısmının şekil değişikliği ile ayrılır. Bu kısım, büyük çekiç balığında düz ve ortası çentiklidir, taraklı çekiç balığında ise çentiksiz ve dışa doğru kıvrıktır.
]]>
Balık Sırtı Nasıl Örülür https://www.baliklar.gen.tr/balik-sirti-nasil-orulur.html Wed, 22 Aug 2018 12:52:19 +0000 Balık sırtı nasıl örülür, balık sırtı genellikle saç modeli olarak uygulanmaktadır. Bu saç modeline balık sırtı denmesi görünümünün aynı balıkların sırtını andırmasındandır. Belki ilk başta biraz zor Balık sırtı nasıl örülür, balık sırtı genellikle saç modeli olarak uygulanmaktadır. Bu saç modeline balık sırtı denmesi görünümünün aynı balıkların sırtını andırmasındandır. Belki ilk başta biraz zorlansanız da, saçlarınızı balık sırtı şeklinde örmeniz zor olmaz. Ancak bir başkasından destek almanız en doğrusu olacak. Bu şekilde saçlarınızı hem daha düzenli, hem de daha güzel öreceksiniz. Bu saç modeli biraz zorlu yapılsa da, uzun süre kullanabileceksiniz. Birlikte saçlarınıza balık sırtı nasıl örülür bir göz atalım isterseniz.

Balık sırtı nasıl örülür

Öncelikle saçlarınızın temiz olmasına dikkat etmelisiniz. Daha sonra saçlarınızı güzelce tarayın. Herhangi bir yerde dolaşmış, birbirine geçmiş saçlar kalmamalıdır. Balık sırtı örgüsü saçlarınızın istediğiniz bölümünden başlatılabilir. İster tepeden, ister daha aşağıdan, yandan balık sırtı örebilirsiniz. Buna karar verdiğinizde, bu bölgeden bir demet saçı elinize alın ve tarakla ayırdığınız saçları tarayın. Bu tutam saçı 3 eşit parçaya ayırın. İlk yapacağınız herkesin bildiği saçlara düz örgü yapıyormuş gibi örün. Balık Sırtı Nasıl ÖrülürDaha sonraki aşamada hem sağdan, hem de soldan kalan saçlardan eşit tutamlar alarak, hem saçları düzeltin, hem de bunları yine örmeye devam edin. Böyle balık sırtı gibi örerken saçlarınızı düzelte düzelte ya da tarayarak ilerleyin. Böylece balık sırtı örgüsü daha güzel görünecektir. Dilediğiniz yere kadar saçlarınızı böyle örün. Eğer saçlarınız uzunsa, kalan kısmı düz örerek, en ucunu lastik tokayla bağlayın. En son olarak saçlarınıza hafif saç spreyi sıkın. Bu sayede balık sırtı saç modelini daha uzun süre kullanır, saç diplerinden saçların çıkmasına engel olursunuz. İşte balık sırtı nasıl örülür beraber gördük. Bu şık modelin ne kadar kullanışlı olduğunu sizlerde göreceksiniz.

]]>
Çay Balığı https://www.baliklar.gen.tr/cay-baligi.html Thu, 23 Aug 2018 05:17:22 +0000 Çay balığı, genellikle10-20 cm boyunu geçmeyen, küçük derelerde ve çaylarda yaşam süren balık türleridir. Genellikle avcılar bu balıkları serpme yöntemiyle avlarlar. Özellikle ciğer avlanma sırasında en fazla Çay balığı, genellikle10-20 cm boyunu geçmeyen, küçük derelerde ve çaylarda yaşam süren balık türleridir. Genellikle avcılar bu balıkları serpme yöntemiyle avlarlar. Özellikle ciğer avlanma sırasında en fazla tercih edilen balık yemidir. Bunun dışında ekmek, hamur, darı gibi malzemelerde çay balığı avında sıkça kullanılır. Ancak en fazla ciğer kullanıldığında yakalanabilirler. Bilinçli avcılar bunu çok iyi bilirler. Eti lezzetli olduğundan, avcıların gözdesi balıklardan biridir.

Çay balığı dere ve çayların zeminindeki yumuşakçalar, bitkilerle beslenirler. Üremek için yumurtalarını bitkilerin, otların üzerine bırakırlar. Bu balıklar oldukça dayanıklı bir yapıya sahip olduğundan, bazı kişiler büyük akvaryumlarda çay balığı beslerler. Ancak balıkların oksijen gereksinimi olur, akvaryumu daha fazla kirletir. Ayrıca akvaryum içinde hareketli olduklarından devamlı kapağı kapalı tutulmalıdır. Motoru sökecek kadar güçlü olurlar. Yqni çay balığını akvaryumda beslemek oldukça zahmetli bir iştir. Kısa sürede bu işten vazgeçebilirsiniz. Bu balıklar genellikle akıntılı olan taze sularda yaşamayı tercih ederler.

Çay Balığı

Bu balıklarda diğer tatlı su balıkları gibi kalın pullu olurlar. Su yüzeyine yakın yüzdüklerinde dışarıdan ışığın yansımasıyla hemen fark edilebilirler. Kayaların dibinde, bitkilerin arasında gezinirler. Amatör balıkçılar bile dere kenarlarında çay balığı avlamayı severler.

]]>
Balık Ağı https://www.baliklar.gen.tr/balik-agi.html Thu, 23 Aug 2018 09:51:52 +0000 Balık ağı, çeşitli türde balıkların avlanması amacıyla kaliteli, dayanıklı naylon ipten üretilmiş balık avlama malzemesidir. Balıklara uygun iplik kalınlığında üretilen balık ağlarının genişliği  yani g Balık ağı, çeşitli türde balıkların avlanması amacıyla kaliteli, dayanıklı naylon ipten üretilmiş balık avlama malzemesidir. Balıklara uygun iplik kalınlığında üretilen balık ağlarının genişliği  yani göz açıklığı da avlanacak balıklara uygun ayarlanabilir. Düğümlü ve düğümsüz balık ağı türleri vardır. Balıkçılık malzemeleri içinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Balık ağları balık türlerine göre çeşitli olduğundan, buna uygun olanlar seçilmelidir. Özellikle profesyonel balıkçılar buna dikkat etmelidir.

Balık ağı türleri

Deniz balıkçılığı ağları: Bunlar açık denizlerde kullanılmaktadır. Özellikle açık deniz çiftliklerinde talep görür. Günümüzde açık denizlerde kurulan balık çiftliklerinin artmasıyla birlikte bu balık ağları daha fazla kullanılmaktadır.

Serpme ağlar: Bu balık ağları iki grup halindedir. Bir kısmı makine ağları şeklinde, diğer grupta el örgüsü şeklinde hazırlanır. 6-9 numara iplerle hazırlanabilir. Ağırlıkları 40 kg ile 6-7 kg arasında olabilir. Makine ağları ise, 4 kg ile 7 kg arasında olabilir. Makine ağları grubunda 9 numara naylon ip kullanılır. Bunlarda kullanılan ipler oldukça dayanıklıdır.

Balık Ağı

Misina ağları: Bu balık ağları 0,14 mm ile 0,29 mm kalınlıklar arasında üretilebilir. Özellikle barbunya, istavrit, kefal, yayın, sazan balıklarına uygun ağlardır. Ağların boyu 200 mt yi bulur. Ancak isteğe göre farklı uzunluklarda üretilebilir. Mantarlı ve kurşunlu germe ağ şeklinde de üretilebilir.

Kalkan balık ağları: Bu ağlar 7,5 göz derinliğinde, 0,20 den 4 ile 6 kat şeklinde 200 metre olabileceği gibi, 13,5 göz derinliğinde 0,16 dan 3 kat olarak 140 metre ya da 150 metre olabilir. Arzu edilirse bu balık ağları da donatılı şekilde satın alınabilir. Üzerine kurşun ve mantar takılması mümkündür.

]]>
Balık Kaç Kalori https://www.baliklar.gen.tr/balik-kac-kalori.html Thu, 23 Aug 2018 21:20:13 +0000 Balık kaç kalori, balık genellikle diyet listelerinde her zaman yer alır. Çünkü besleyici özelliği sayesinde vücudun ihtiyacı olan besin maddelerini karşılamaktadır. Aslında balık kalori içeriğiyle her zaman terc Balık kaç kalori, balık genellikle diyet listelerinde her zaman yer alır. Çünkü besleyici özelliği sayesinde vücudun ihtiyacı olan besin maddelerini karşılamaktadır. Aslında balık kalori içeriğiyle her zaman tercih edilir. Kilo vermek isteyenler, sağlıklı beslenmek isteyenler günlük bir öğününde balığı rahatlıkla tüketebilir. Ancak balığın pişirme yöntemi çok önemlidir. Eğer yağda kızartarak balığı yemeyi düşünüyorsanız, hem besleyici yönünden kayba uğrar, hem de kalorisi artar. Bu nedenle haşlama, ızgara ya da fırında pişirilen balıklar tercih edilmelidir. Bu şekilde protein oranı yüksek, yağ ve karbonhidrat oranı düşük bir öğün yemiş olursunuz. Balığın içinde bulunan en önemli besin değeri omega 3 yağ asitleridir. Bunun dışında B6, B12, C, E, A vitaminleri, iyot, omega 6, protein, fosfor, çinko, magnezyum gibi besin maddeleri bulunur. Bu nedenle uzmanlar haftada 1-2 defa balık tüketilmesini önerirler. Balık türleri pişirme yöntemi dışında, içerdiği besin maddeleri ve yağ oranına göre de farklı kaloriler içerebilir. En fazla tüketilen balıkların içerdiği kalori miktarına birlikte göz atalım. Diyet listesine buna göre balıkları ilave edebilirsiniz.

Balık Kaç Kalori

Balık kaç kaloridir

Balıkların kalorisini 100 gram olarak değerlendirdik. Buna göre tüketeceğiniz balığın kalorisini siz hesap edebilirsiniz.

  • Konserve hamsi 82 kalori
  • Yağsız fileto hamsi 172 kalori
  • Alabalık pişmiş 150 kalori
  • Tütsülenmiş alabalık 141 kalori
  • Pişmiş karides 98 kalori
  • Levrek pişmiş 123 kalori
  • Palamut kızartma 211 kalori
  • Konserve sardalya 208 kalori
  • Domates soslu sardalya 235 kalori
  • Zeytinyağında kızartılan sardalya 1128 kalori
  • Kızartılmış sazan 162 kalori
  • Konserve ton balığı 116 kalori
  • Midye 194 kalorisi
  • Somon pişmiş 40 kalori
  • Barbunya fileto 76 kalori

Balık tüketimi normalde kilo almanızı sağlamaz. Ancak pişirme şekline dikkat etmeniz şartıyla. Yağda kızartılan, sosla pişirilen balıklar her zaman kilo almanıza yardımcı olur. Bu yüzden sağlıklı yöntemlerle pişirilen balıklar, sağlıklı olmanıza destek olur.

]]>
Taş Balığı https://www.baliklar.gen.tr/tas-baligi.html Fri, 24 Aug 2018 18:21:37 +0000 Taş Balığı, Dünyada, güzel görünümlü canlılar kadar da, zehirli ve öldürücü canlılar da yaşamaktadır.Bu canlılara en iyi örnek vermek gerekirse, bu taş balığı olur. Dünyanın en zehirli 10 hayvanı,listesinde ilk 5 Taş Balığı, Dünyada, güzel görünümlü canlılar kadar da, zehirli ve öldürücü canlılar da yaşamaktadır.Bu canlılara en iyi örnek vermek gerekirse, bu taş balığı olur. Dünyanın en zehirli 10 hayvanı,listesinde ilk 5'de yer almaktadır. Taş balığının sırtında 13 adet zehirli diken bulunur, bu zehirli dikenlere dokunan canlı, anında felç geçirir ve müdahale edilmediği sürece durum ölümle sonuçlanır.İsmini görünümünden alır. Çünkü; taş balığının görünümü,bir kayayı andırmaktadır. Bu nedenle, bu balık türü mercan taşlarının yanında kendilerini kamufle ederek yanlarından geçen,küçük tür balıkları ve karides gibi canlıları, ağızlarını bir vakum gibi kullanarak avlayan etçil bir balık türüdür.

Büyüklükleri maksimum 30 santimetredir. 48 saat boyunca hareketsiz durarak avlarını kollarlar. Ortalama 5-10 yıl ömürleri vardır. Daha çok tropikal sularda, hint ve pasifik okyanuslarında zemine yaklaşarak ve kendilerini gizleyerek yaşarlar. Zehirlerinin tamamını sırt yüzeylerindeki dikenler de bulundururlar. Bir bireyin yanlışlıkla bir taş balığına basması durumunda, büyük bir acı ve yanma hissinin yanında şok geçirme ve titremeyle kendini belli eder.Kısa sürede tedavi uygulanmaması durumunda ölüm gerçekleşe bilir. Taş balıkları; avlandıkları kadar da,suda yaşayan köpek balıkları ve vatoz  gibi daha büyük balıklara avda olabilirler. Bu gibi durumlarda taş balığı, karşı tarafa savunmasız olmadığını göstermek için sırtındaki dikenleri kullanarak savunmaya geçer. Taş balığının dikenleri; lastik ayakkabı ve palet gibi eşyaları delebilir ve mavi zehrini sapladığı yere boşalta bilir.


Taş Balığı
Bu kadar zararından sonra, taş balığı japonyada "sashini" olarak bilinen oldukça lüks bir yemeğin yapımında kullanıldığı için değerli bir balıktır. Ülkemizde "Florya İstanbul Akvaryum da " sergilenmektedir. Bu farklı balık türü ile dünyada yaşayan canlıların, bizim gördüklerimizle sınırlı olmadığını bir kez daha tanıklık etmiş olduk.
]]>
İstavrit Balığı https://www.baliklar.gen.tr/istavrit-baligi.html Sat, 25 Aug 2018 03:05:00 +0000 İstavrit balığı, istavrit balığının yapısal özellikleri; vücut yanlardan hafifçe uzun ve yasıdır. Yan çizgileri vücudun yarısına kadar düz, yukarıya doğru eği

İstavrit balığı, istavrit balığının yapısal özellikleri; vücut yanlardan hafifçe uzun ve yasıdır. Yan çizgileri vücudun yarısına kadar düz, yukarıya doğru eğik olarak devam eder. Renkleri ise, sırt kahverengi veya gridir. Yanları gümüş mavisi, Karnı ise beyazdır. Yan çizgi boyunca 69-79 arasında değişen kemiksi pul bulunur. Eklem ve migren ağrılarına iyi gelir. Beyin için çok önemli protein ve yağ asitleri içerisinde bulundurur. Hafızayı güçlendirir, unutkanlığa iyi gelir. Kalp ve damar tıkanıklığına iyi gelir. Bağışıklık sistemini güçlendirir ayrıca metabolizmayı düzenler. İstavrit balığı, gezici balıklar gurubundadır. Mayıs-Haziran ayları arasında sürü halinde ürerler. Hamsi, çaça, çamuka gibi balıkların yavrularıyla beslenerek yaşamlarını sürdürürler.

Akdeniz, Karadeniz  ve Marmara bölgesinde yaşamayı severler. Her mevsimde yakalanan istavrit balığı, özellikle Kasım ile Şubat ayları arasında en lezzetli olduğu dönemlerdir. Tavası ve fırında pişirilmiş istavrit çok lezzetli olur. İstavrit balığı, hormon seviyesini dengeler ve kan damarlarını esnekliğini korur. Kansere neden olan hücreleri engeller. Kötü kolesterolü dengeler, kan basıncını dengeler. Bu kadar faydalı olan istavrit balığı, omega3 yağ asitleri açısından da zengindir. Fakat belirgin derecede içerisinde cıva bulunduran istavrit balığı, hamile kadınlardan ve emziren annelere önerilmez. İçerisinde bulunan yüksek cıva bebeğin, beyin ve sinir sistemi gelişimini olumsuz etkiler. İstavrit balığı, her mevsimde mevcut olduğu için çok da ekonomiktir. İstavrit BalığıHer sofrada yer alabilecek kadar satış fiyatı oldukça düşüktür. Bu nedenle kış aylarında haftada bir gün balık yenmesi tavsiye edilirken, bu tavsiyeler arasında istavrit balığı da bulunur. İstavrit balığının üst kısmında bulunan kahverengi bölüm, çocuklarda boy uzamasını sağlayan maddeleri içerisinde barındırır. İstavrit balığı kürleri ile 6 ayda çocuklarda boy uzatma sağlanmıştır. Bu kür yapımı şöyledir; taze istavrit balığı, kızartma yapılmaması dışında, ızgara veya haşlama usulüyle temizlenerek, üzerine limon suyu dökülerek, haftada iki gün, altı ay boyunca aksatmadan istavrit balığı kürüne uyulursa çocuklardaki boy farkına gözlemleyebilirsiniz.
]]>
Dülger Balığı https://www.baliklar.gen.tr/dulger-baligi.html Sat, 25 Aug 2018 17:06:43 +0000 Dülger Balığı, Ülkemiz de peygamber balığı olarak bilinen dülger balığının bir diğer adı John dülger olarak bilinmektedir. Dülger balığının boyutları farklılık göstermektedir. 10-90 cm arasında değişen boyutları bu Dülger Balığı, Ülkemiz de peygamber balığı olarak bilinen dülger balığının bir diğer adı John dülger olarak bilinmektedir. Dülger balığının boyutları farklılık göstermektedir. 10-90 cm arasında değişen boyutları bulunmaktadır. 

Fiziksel Özellikleri: Dülger balığı bastırılmış bir vücudu vardır. Büyük bir ağız, büyük geniz ve belirgin gözler, değişik boyutlar da sivrilmiş hortum; vücudunun ön kısmın da dorsal yüzgeç, sırt kısmın da ışıltılı yumuşak pullar gibi fiziksel özellikleri bulunmaktadır. 

Beslenme Tarzı ve Yaşam Alanı: Dülger balıkları kendinde küçük balıklarla, küçük böceklerle, meyve ve ekmek parçaları ile ve omurgasızlarla beslenmektedir. Dülger balıkları yumurta ve spermlerini suyun içine bırakırlar. Döllenme su da gerçekleşir. Bazı döllenmeler dişinin için de gerçekleşmektedir. Döllenme gerçekleştikten sonra dişi tekrar yumurtayı dışarı bırakır. Yanı yumurta veya larvaların dişi ve erkek dülgerler ile ilgisi bulunmamaktadır. 

Dülger balıkları tatlı suyu sevmektedir. Çok azı tuzlu suya girebilir. Dülger balıkları temiz, berrak suları severler. Suyun için de genel de kumlu veya taşlı dipler de yanı denizin dibin de yaşarlar. Dülger balığı deniz balığı olarak da bilinmektedir. Dülger balıkları Güney Kutbu, Hint ve Pasifik Okyanusu ve Akdeniz de fazla görülmektedir. Suyun en derinine kadar inmektedirler. 

John Dülger, Peter balığı olarak bilinen Dülger balığı Cape dülger balık türü ile birlikte yaklaşık 90 cm kadar büyüyebilir. En uzun dülger balığı 90 cm kadardır. Dülger balıkları avcılıkta çok iyidir. Zeki ve sinsi olan bu balıklar avlarına gizlice sokulur ve avlarlar. Çok yavaş ve kendini belli ettirmeden hareket eder ve aniden kurbanın üzerine atlayarak büyük ağızlarıyla onları yakalayabilirler. 

Dülger Balığı
Dülger balıkları ortalama 12 yıl yaşamaktadır. Yaklaşık 8 kg kadar erişebilirler. Üremeleri çok azdır. Diğer balıklara göre üremesi az olmasına rağmen soyu tehlike de olan balık türü değildir. Nüfusunu katlama oranı düşük olmasına rağmen soyu tehlike de olmamasının nedeni doğal avcısının az olması, ticari amaç için yakalanmamasına borçludur. Dülger balıkları genellikle yalnız gezmektedir. Sürü halin de dolaşmazlar. Çok az dülger balığı bir sürüye katılır. Genellikle başka tür balıklara atılan ağlara rastlantısal olarak vurular. Dülger balığının eti çok lezzetlidir. Dülger balığının buğulaması, tavası ve fırın da yemekleri yapılır. Dülger balığının rengi genellikle boz ve açık renklidir. Bazı Dülger balıkları açık kahverengi, altın sarısı ve mor çizgili olabilmektedir. Dülger balıklarının vücudunun her iki tarafında küçük siyah benekler bulunmaktadır. Bu benekler yaklaşık 2-5 cm arasın da değişmektedir. 
]]>
Ton Balığı Kaç Kalori https://www.baliklar.gen.tr/ton-baligi-kac-kalori.html Sat, 25 Aug 2018 22:28:13 +0000 Ton balığı kaç kalori, ton balığı beslenmede genellikle konserve olarak tüketilmektedir. Sağlıklı diyet listelerinde en baş köşeyi her zaman balık alır. Balığın düzenli şekilde tüketilmesi aynı zamanda genel Ton balığı kaç kalori, ton balığı beslenmede genellikle konserve olarak tüketilmektedir. Sağlıklı diyet listelerinde en baş köşeyi her zaman balık alır. Balığın düzenli şekilde tüketilmesi aynı zamanda genel sağlık üzerinde de olumlu etkiler yapar. Bu konuda yapılmış araştırmalara göre, haftalık 200 gram balık tüketildiğinde, kalp krizi riski bile % 36 oranında düşmektedir. Her zaman elinizin altında bulunduracağınız konserve ton balığı sizlere bu konuda yardımcı olabilir. Tabi bu yararlı etkilerinin yanında ton balığının kaç kalori olduğu konusunda da bilgi sahibi olmalısınız.

Ton balığı protein içerdiğinden, aynı zamanda günlük protein alımınızda yükselir. 100 gram yağı süzdürülen ton balığı 22,5 gram protein içerir. Bu miktar 70 kg ağırlığında olan bir kişinin günlük protein gereksiniminin % 40 kadarını karşılar. Protein dışında ton balığında vücudumuz için gerekli olan temel aminoasitlerin % 10 kadarı bulunur. Bunlar dokuların korunmasında, hormon dengesinin sağlanmasında, beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde gerekir.

Ton balığı içeriğinde bulunan omega 3 yağları da olumlu etkilere neden olur. Özellikle kalp ve damar sağlığında, beyin çalışmasında etkili olur. Omega 3 yağları saç ve cilt sağlığına katkıda bulunur. Kanda kolesterol ve trigliserit oranlarını düşürür. 100 gram ton balığında 0,15 gram omega 3 yağı bulunur. Bu miktar önerilen günlük alımın % 9 kadarını oluşturur.

Ton Balığı Kaç Kalori

Ton balığı kalori değeri

Yağı süzdürülen 100 gram ton balığı 128 kaloridir.

Günlük 100 gram bu şekilde ton balığı tüketilirse, vücudun ihtiyacı olan B12 vitaminin % 10 kadarı, demir ihtiyacının % 3 kadarı, magnezyumun % 6 kadarı, B6 vitamininin % 10 kadarı da karşılanmış olur.

Ton balığı tüketiminde en fazla dikkat edilmesi gereken konu tuz alımının yükselmesidir. Normalde vücudun tuza yani sodyuma ihtiyacı olsa da, fazla alınırsa vücutta su tutulumuna ve kan basıncının artmasına neden olabilir. Bu nedenle 100 gram ton balığında 400 mg sodyum olduğu dikkate alınarak tüketilmelidir. Bu miktar vücudun günlü ihtiyacı olanın dörtte birine eşittir. Kalp hastalığı olan kişiler için, bu şekilde ton balığının fazla tüketilmesi sakıncalı görülmektedir.

]]>
Çinekop Balığı https://www.baliklar.gen.tr/cinekop-baligi.html Sun, 26 Aug 2018 11:11:10 +0000 Çinekop balığı, lüfer balığının küçük halidir. Yaklaşık boyu 10-15 cm kadardır. Oldukça lezzetli bir balık olduğundan, av mevsiminde balıkçıların gözdesi olan bir balıktır. Ülkemizde en fazla Marmara Deni Çinekop balığı, lüfer balığının küçük halidir. Yaklaşık boyu 10-15 cm kadardır. Oldukça lezzetli bir balık olduğundan, av mevsiminde balıkçıların gözdesi olan bir balıktır. Ülkemizde en fazla Marmara Denizi ile Karadeniz'de yaşar. Bu balıkların göçü Eylül ayında başlar, Ekim ayına kadar sürer. Göç zamanında Karadeniz'den çıkarak Marmara Denizi'ne gelerek, burada bir süre kalıp, Çanakkale'ye doğru giderler. Bu yolu takip eden çinekop balıkları Çanakkale'ye ulaşabilmek için, İstanbul Boğazını kullanır. Bu yüzden av mevsiminde meraklılar boğazda çinekop avına çıkarlar. Özellikle havaların soğumasıyla birlikte çinekop balığı yağlanır ve daha lezzetli hale gelir.

Bu oldukça değerli ve lezzetli balığın avlanması için, en etkin yöntem yemli takım kullanılmasıdır. Çünkü çinekop istavrit balığını sever. Bu yüzden yemli takımda istavrit kullanıldığında, çinekop balığının avlanması kolay olur. Birde taze istavrit kullanırsanız, çinekop avı oldukça bereketli geçer. Eğer bayat balık kullanırsanız, çinekop avlayacağınızı söyleyemeyiz. Yemli takımda ilk kısımda beden 30-40 cm uzunluğunda, 0,40-0,50 cm kalınlığında olmalıdır. Bedenin diğer tarafında fırdöndü, diğerinde de 100 gram kurşun kullanılmalıdır. İkinci kısmında mantar şamandıra ile fırdöndü olmalıdır.

Çinekop Balığı

Çinekop balığı oldukça lezzetli bir ete sahiptir. Bu ballığı ızgara şeklinde pişirebileceğiniz gibi, fırında ya da mangalda pişirebilirsiniz. Eti yağlı olduğundan, yağda kızartma yöntemini tavsiye etmeyiz. Pulsuz bir balık olduğundan, ayıklanması son derece kolaydır. Lüferin küçüğü olduğundan, aynı lüfer lezzetini alabilirsiniz. Izgara çinekop balığının yanında, bir de mevsim salata hazırladınız mı akşam yemeğiniz hazır olur.

]]>
Fırında Balık Tarifleri https://www.baliklar.gen.tr/firinda-balik-tarifleri.html Sun, 26 Aug 2018 14:47:36 +0000 Fırında Balık Tarifleri, soğuk kış günlerinin ve özellikle de hafta sonlarının vazgeçilmez yemeklerinden olan fırında balık tariflerini sizlerde farklı farklı leziz balıklarla hazırlayarak kendiniz ve sevdiklerin Fırında Balık Tarifleri, soğuk kış günlerinin ve özellikle de hafta sonlarının vazgeçilmez yemeklerinden olan fırında balık tariflerini sizlerde farklı farklı leziz balıklarla hazırlayarak kendiniz ve sevdikleriniz için mükemmel bir balık ziyafeti çekebilirsiniz.

Fırında Palamut Tarifi

Fırında Palamut Tarifi İçin Gerekli Malzemeler

  • 3 adet orta boy palamut
  • 2 adet domates
  • 2 adet kuru soğan
  • Yarım çay bardağı zeytinyağı
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1 adet limon
  • Yarım bağ maydanoz
  • Yeteri kadar tuz

Fırında Palamut Hazırlanışı

Fırında palamut hazırlığımıza ilk olarak temizlenmiş ve dilimlenmiş palamutları bol su altında iyice yıkayarak sularının süzülmesi için bir süzgeç içine alarak bırakalım. Ardından 2 adet kuru soğanının kabuklarını soyduktan sonra yarım ay şeklinde dilimleyelim. Aynı şekilde domatesleri de dilimleyip 3-4 diş sarımsağın kabuklarını soyup minik minik doğradıktan sonra yarım demet maydanozu ince ince kıyarak tüm malzemeyi hazır hale getirelim. Fırın tepsimizin tabanına ilk olarak doğrayıp önceden hazırladığımız sebzeleri harmanlayarak yayalım. Üzerine dilimlenmiş palamutları yerleştirelim ve 1 adet dilimlenmiş limonları palamutların üzerine yerleştirelim. Tepsinin üzerine yarım çay bardağı zeytinyağını gezdirerek dökelim ve önceden 200 derecede ısıttığımız fırına balıkları vererek soğan ve domatesler bıraktığı sularını çekinceye kadar pişirelim. Ardından 1 su bardağı sıcak suyun içinde 1 çorba kaşığı domates salçasını incelterek açtıktan sonra balıkların üzerine gezdirerek döküp balıkların üzerleri kızarıncaya kadar pişirerek palamutları fırından çıkartarak sıcak sıcak servis yapalım. Afiyet olsun... 

Fırında Balık Tarifleri

Fırında Çupra Tarifi

Fırında Çupra Tarif İçin Gerekli Malzemeler

  • Kişi başına göre bir adet çupra balığı
  • 2 adet orta boy kuru soğan
  • 2 adet orta boy patates
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1 adet limon
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber
  • Yarım çay bardağı zeytinyağı
  • Yeteri kadar tuz
  • Tepsinin tabanını kapatacak kadar asma yaprağı

Fırında Çupra Hazırlanışı

Fırında çupra hazırlığımıza öncelikle kişi başına temin ettiğimiz çupraları temizledikten sonra bol su altında birkaç su yıkayarak bir süzgeç içine alarak sularının süzülmesini bekleterek başlayalım. Ardından fırın tepsimizin tabanını asma yapraklarıyla kapladıktan sonra suları süzülen çupraların içlerini karabiber, kırmızı toz biber ve tuz serpiştirerek tepsiye tek tek döşeyelim. Ardından 2 adet patates ve 2 adet kuru soğanın kabuklarını soyup halka şeklinde dilimledikten sonra çupraların aralarına yerleştirelim. 3-4 diş sarımsağın da dilimleyerek tepsimize yerleştirdikten sonra üzerine yarım çay bardağı zeytinyağı gezdirelim. Son olarak 1 adet limonu dilimleyip çupraların üzerine yerleştirerek hazır hale gelen çupraları önceden 200 derecede ısıtılmış fırında 45- 50 dakika pişirdikten sonra roka salatası eşliğinde sıcak sıcak servis yapalım. Afiyet olsun...

Fırında Hamsi Tarifi

Fırında Hamsi Tarif İçin Gerekli Malzemeler

  • 1 kg iri boy hamsi
  • 1 adet orta boy patates
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 1 adet orta boy domates
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1 adet limon
  • 1 tutam kekik
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
  • Yarım çay bardağı zeytinyağı
  • 1 çorba kaşığı tereyağı
  • Yeteri kadar tuz

Fırında Hamsi Hazırlanışı

Fırında hamsi hazırlığımıza ön]]> Domuz Balığı https://www.baliklar.gen.tr/domuz-baligi.html Sun, 26 Aug 2018 21:49:20 +0000 Domuz balığı, halk arasında bir balık türü için geliştirilmiş bir addır. Domuz balığı olarak adlandırılan balık türünün aslın adı Çütre balığıdır. Bu balık türünün en büyük özelliği son derece inatçı Domuz balığı, halk arasında bir balık türü için geliştirilmiş bir addır. Domuz balığı olarak adlandırılan balık türünün aslın adı Çütre balığıdır. Bu balık türünün en büyük özelliği son derece inatçı bir yapıya sahip olmasıdır. Bu inatçı yapısı ile birçok kişi bu balığa inatçı çütre adını vermişlerdir.  Halk arasındaki adı ile hitap edecek olursak domuz balığı, aslında görünüşünün bir domuzu andırdığı için bu ismi almış diyebiliriz. Öyle ki boyları en fazla 50 cm kadar olan domuz balığı ülkemizde çok fazla tüketilmese de özellikle Japonya olmak üzere birçok ülkede bu balık sevilerek tüketilen deniz ürünlerinden olmuştur. Domuz balığı Japonya'da geleneksel bir yemek olan suşi yapılarak yenilmektedir. Fakat ülkemizde toplum olarak denizlere uzak kalmamız nedeni ile bu balık bırakın yenmeyi birçok insan tarafından adı bile bilinmemektedir. Bu balık ülkemizde o kadar değersizdir ki insanlar bu balığı avlamazlar. Çünkü hem kimse tarafından tüketilmez, hemde ekonomik olarak değeri sıfırdır. Domuz balığını ülkemizde mayıs, haziran, temmuz, ağustos gibi yaz aylarında görmek son derece olağandır. Fakat bu balık ülkemiz denizlerinde sayı olarak oldukça az olduğu için bu balıklar karşılaşmanız oldukça güç olacaktır. 


Domuz balığı, çok çeşitli bir renk grubunda bulunmaktadır. Öyle ki bu balığın birçok farklı rengi bulunmakla birlikte aynı zamanda en çok görülen standart bir rengi de vardır. Standart renk sayılan domuz balığının sırt kısmı menekşe moruna yakın bir renktedir. Yan bölgeleri ise hafif mavimsi bir renk almıştır. Bunun yanında yeşile yakın karın bölgesi ile çok farklı bir görünüme sahiptir. Domuz balığı bu renklerinin yanı sıra son derece şişman ve domuz gibi bir yapıdadır. Zaten bu nedenle insanların dilinde domuz balığı adını almıştır. Ağız kısmı kalın olan bu balık aynı zamanda yine kalın ve kırmızı dudaklara sahiptir. Eti her ne kadar lezzetli olsa da neden tam olarak bilinmeyen ve değersiz bir yapısı vardır. İnsanlar bu balığın lezzetini bildiği halde birçok kişi bu balığı yemez. Bu nedenle ülkemizde değersiz bir hal alır. Çütre balığının yani halk arasında domuz balığının bir diğer önemli özelliklerinden biri ise suyun dışına çıkarıldığında uzun süreler boyunca canlı kalabilmesidir. Yani bu balık avlandıktan sonra su dışında normal bir balık 5 dakika canlı kalabiliyorsa bu balık 10 dakikadan daha fazla canlı kalır. 

Domuz Balığı
Domuz balığının çütre adı tam olarak net bir tarih bilinmese de tam Roma döneminden günümüze kadar geldiği tahmin edilmektedir. Bu durumdan anlaşılır ki domuz balığı çok eski tarihlerden beri insanlar tarafından bilinir ve tüketilir. Domuz balığının su dışında ölmemek için direnmesinden dolayı bu balık son derece inatçı olarak bilinmektedir. Domuz balığının sırtında büyük bir diken vardır. Bu diken normal zamanlarda sırtına doğru kapalıdır ve herhangi bir zarar vermez. Fakat tehlike durumunda domuz balığı bu dikenini kaldırır ve son derece güçlü bir baskı bile gelse bu diken inmez. Bu nedenle yine domuz balığı inatçılığını burada da göstermektedir. Domuz balığı yine tehlike durumunda korunma moduna geçer ve son derece agresif bir yapı alır. 
]]>
Balık Yağı Kilo Aldırırmı https://www.baliklar.gen.tr/balik-yagi-kilo-aldirirmi.html Mon, 27 Aug 2018 05:04:56 +0000 Balık Yağı Kilo Aldırır mı, vücudun ihtiyacı olan yağ asitlerini alacak kadar tüketiyorsanız hayır aldırmaz diyebiliriz. Tabi bu durum kontrollü olarak tüketildiği durumlarda geçerlidir. Balık yağının sıkç Balık Yağı Kilo Aldırır mı, vücudun ihtiyacı olan yağ asitlerini alacak kadar tüketiyorsanız hayır aldırmaz diyebiliriz. Tabi bu durum kontrollü olarak tüketildiği durumlarda geçerlidir. Balık yağının sıkça tavsiye edilmesinin sebebi, sağlık açısından faydaları ve vücudumuzun direncini pek çok hastalığa karşı korumasıdır. ABD Kalp Derneği kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde günlük 400-500 gram balık tüketilmesini önermektedir. Balık yağı kilo aldırır mı sorusuna tam tersi uzmanlar tarafından balık yağıyla zayıflama üzerine araştırmalar yapılmaktadır. Amerika'da yapılan araştırmalarda balık yağı kullanan ve kullanmayan kişiler arasında kilo kaybı görünmediği saptanmıştır.

Balık Yağı Kilo Aldırırmı
Balık yağı gıda takviyesi olarak, balık tüketmeyen insanlar tarafından tercih edilir. Bilinçli ve sık kullanmak kaydıyla balık yağı kilo aldıracağı gibi vücut için gerekli vitamin ve proteinleri de vücut için birikim yapmasını sağlar. Balık yağı bebeklik döneminin belirli aylarında başlanarak, her yaşta kullanılabilir. Çocuklarda boy uzatma, vitamin ve mineral ve demir gibi eksikliklerin tamamlanması için tavsiye edilir. Balık yemeyen çocuklar kesinlikle balık yağı kullanmasında fayda vardır. Balık yağı bir çok ilaç markasıyla tüm eczanelerde, kapsül halinde, hap ve şurup şeklinde satılmaktadır. Günlük bir ölçek kullanılması tavsiye edilir. Balık yağı, çocukların tüketiminde daha eğlenceli olması için çilek aromalı, portakal ve limon aromaları gibi farklı şekillerde üretilmiş, balık markaları bulunur. Balık yağı, depresyon, panik atak, eklem ağrıları, şeker hastalığı, hafıza zayıflığı, kalp ve damar hastalıklarında fayda göstermiştir. Balık yağı her yaşta alınması gereken vücut için çok faydalı besin ögelerinin başında gelir.  
]]>
Çarpan Balığı https://www.baliklar.gen.tr/carpan-baligi.html Mon, 27 Aug 2018 13:58:28 +0000 Çarpan balığı, scorpaenidae familyasına ait olan bir balık türü olarak bilinmektedir. Çarpan balıklarının iki türü denizlerimizin sahil bölgelerinde yaşam alanı bulmaktadır. Çarpan balığının bilimsel olarak biline Çarpan balığı, scorpaenidae familyasına ait olan bir balık türü olarak bilinmektedir. Çarpan balıklarının iki türü denizlerimizin sahil bölgelerinde yaşam alanı bulmaktadır. Çarpan balığının bilimsel olarak bilinen adı scorpaena scrofa olmaktadır. Çarpan balıklarının ortalama boyları 20 santimetre olmaktadır. Çarpan balıklarının 30 santim boya kadar olanlarına da rastlanmaktadır. Scorpaena ustulata bilimsel ismiyle tanımlanan küçük çarpan balıklarının boyları 15 santimi geçmemektedir. Çarpan balığı dünya üzerindeki ılık denizlerde 300 adete yakın türü bulunmaktadır. Bunun yanı sıra bu familya da dünyanın en zehirli olan balıkları da bulunur. Bunlar arasında çevresine renkleri ve yapısı itibariyle en iyi uyum sağlayan ve görülmesi oldukça zor olan taş balığı da bu familyanın üyesidir. Çarpan balığı, trakonya balığı ve varsam balığı kadar kuvvetli zehre sahip olmasa da bu balık dikenleri üzerinde zehir taşıyan balıklar arasında görülmektedir.

Çarpan balığı, bütün vücudu dikenlerle kaplı bir balıktır. İlk sırt yüzgeci on bir adet dikeni sahiptir, anüs yüzgeci 3 adet yüzgece, karın yüzgecinde bulunan bir dikende zehirli olarak bilinir. Çarpan balığının gövde yapısı koni biçimindedir. Çarpan balığının büyük iri kafası eğri büğrü bir yapıda olup, aynı şekilde dikenlerle kaplıdır. Çarpan balığı okyanusların dip kısmında yaşayan balıklar arasında olduğu için gözleri yukarı, kafasının üstüne doğru yerleşmiş vaziyettedir. Çarpan balıklarının ağız yapısı oldukça geniş bir yapıdadır ve bu balığın ağzının kenarları aşağı doğru bir eğim oluşturur. Alt çene yapısı üst çene yapısına oranla daha fazla çıkık bir şekildedir ve çenelerinde kesici dişler bulunmaz. Bu balık oldukça tembel bir yapıda, hareketsiz ve devamlı dipte yaşayan bir balık olmasına karşın bütün yüzgeçleri oldukça gelişmiş bir vaziyettedir. Çarpan balığı taşlık alanları, kayalık alanları ve mağara oluşturan alanlarda yaşamayı çok sever. Çarpan balıkları ülkemizde bütün denizlerde kolaylıkla yaşam alanı bulur ve yaşamını rahatça sürdürür. Bu balık kış aylarında derin sulara çekilir, ilkbahar aylarından itibaren kıyı sularına doğru sokulur. Ağustos ile eylül aylarında taşlık olan kısımlarda çok fazla görülür.

Çarpan Balığı

Çarpan balığı derisi çok sert olan, üstü koyu kahverengi, yanları alaca kahverengi ve kırmızı renkte, karın bölgesi turuncu ve beyaz renktedir. Çarpan balığının pulları deriye iyice yapışıktır. Rengini yaşadığı ortama göre değiştiren çarpan balıkları besin kaynağı olarak küçük balıklar, deniz kurtları, balık yavrularıyla beslenmektedir. Çarpan balıkları yaz aylarında üreme gerçekleştirir ve dişi çarpan balığı 3.000 adete yakın yumurta döker. Yumurtalar kuytu bölgelere bırakıldığı için yaşama şansları oldukça yüksektir. Çarpan balıklarının dikenleri zehirli olan ve vuran balıklardan olduğu için oltaya takıldığı vakit yada ağdan alınırken dikkatli bir şekilde alınması gerekir. Çarpan balığı kolayca ölmediğinden dolayı çavalya içerisinde hareketsiz bir şekilde yatmasına aldanmamak gerekir. Dikkatsiz bir şekilde davranıldığında çarpan balığının zehirli iğnesine maruz kalınarak zarar görülür. Bu zararın giderilmesinde ise iğnenin battığı yere amonyak sürülmelidir. Bu işlem yapılmazsa kısa zamanda iğne yeri şişme gerçekleştirir, o bölgede his kaybı oluşur ve uzun süre ağrı oluşturur. Çarpan balığı ağzından iğneyi çıkarmak yada canlı yem olarak kullanılmak üzere iğne takmak için sağ yada sol elin işaret ve baş parmaklarıyla ağzından tutulmalıdır. Çarpan balığı, sinarit avında dip oltası takımında canlı olarak kullanılan en uygun yemlerden olmaktadır. Balığın iğneye takılı olduğu halde çabuk ölmemesi ve hareketli olması, kırmızıya çalan rengi sinarit balığını kıskandırır ve oltaya takılmasını sağlar. Çarpan balığı eti beyaz ve çok lezzetlidir. 

]]>
Kılıç Balığı https://www.baliklar.gen.tr/kilic-baligi.html Tue, 28 Aug 2018 11:15:11 +0000 Kılıç balığı, çok eskilerden beri herkes tarafından bilinen ve fiziki olarak farklı özellikleri bulunan bir balıktır. Tuzlu su balığı olan kılıç balığı  şekli itibari ile ülkemizde "kılıç balığı" adını alm Kılıç balığı, çok eskilerden beri herkes tarafından bilinen ve fiziki olarak farklı özellikleri bulunan bir balıktır. Tuzlu su balığı olan kılıç balığı  şekli itibari ile ülkemizde "kılıç balığı" adını almıştır. Üst çenesi bir kılık gibi keskin ve oldukça uzun olan bu balık türü işte bu özelliği ile çok rahat bir şekilde avlanarak hayatını sürdürmektedir. Kılıç balığının üst çenesi böylesine keskin ve uzun olması nedeni ile bu balık son derece tehlikeli ve yırtıcı bir özellik göstermektedir. Bu nedenle denizlerde bulunan bu balığa çok dikkat etmek gerekmektedir. Çünkü bu balığın yağacağı ani hareketler ve diğer saldırma durumları sizleri ağır bir derecede yaralamak için yeterli olacaktır. Kılıç balığını diğer balıklardan ayıran özellikleri arasında, sadece uzun ve keskin olan üst çenesi değil birde vücut kaslarının ürettiği ısıyı kullanarak, bu ısıyı görüş mesafesini ve görüş değerlerini arttırmakta kullanması gibi bir özelliği de bulunmaktadır. Vücutta bulunan kasların hareketi ile ortaya çıkan ısı, farklı şekillerde vücut tarafından kılıç balığının gözlerine gitmektedir. Kılıç balığı işte bu sayede son derece soğuk denizlerde bile çok rahat bir görüş sağlayarak yaşamını sürdürmektedir. Öyle ki bu balık denizin metrelerce dibine bile çok rahat bir görüş sağlar. 

Kılıç balığının görme durumu çok farklı kimyasal olaylar ile gerçekleşmektedir. Bu nedenle diyebiliriz ki kılıç balığında bulunan görme sistemleri diğer balıkların görme sisteminden çok daha farklıdır. Kılıç balığının görmesi için vücudu içerisinde gerçekleşen kimyasal reaksiyonlar hava sıcaklığına bağlı olarak değişiklikler göstermektedir. Öyle ki bu balığın vücudunda görülen kimyasal reaksiyonlar hava sıcaklığı arttıkça daha az gerçekleşir. Çünkü kılıç balığının gözleri sıcak ortamda çok daha rahat bir şekilde görevini yapar. Bunun yanında kılıç balığının gözleri soğuk havalarda bu kimyasal reaksiyonlara ihtiyaç duyar ve bu nedenle vücut içerisinde sıcaklığa göre kimyasal reaksiyon şiddeti artar. Bu nedenle kılıç balığı, eğer çok daha iyi bir görüş istiyorsa vücudunu hareket ederek ısıtmalıdır. Aksi durumlarda bu balığın görüş kalitesi son derece düşüşler gösterecektir. Kılıç balıklarının bir diğer özelliği de tabi ki son derece hızlı yüzmeleridir. Bu balık türü fiziki özellikleri ve vücudunda bulunan kaslar nedeni ile oldukça hızlı bir şekilde yüzerler ve anide hızlanabilirler. Bu durum aslında biraz vücudun dış görünüşü ile bağdaştırılır. Çünkü kılıç balıklarının sivri bir yapısı olduğu için bu balıklar, hareket sırasında denizin karşıdan yaptığı etkiyi son derece minimuma indirerek karşıdan gelen gücü ortadan kaldırırlar. İşte bu nedenle kılıç balıkları normal hızlarından biraz daha hızlı yüzer. 

Kılıç Balığı
Ülkemizde eski zamanlarda özellikle İzmir körfezinde kılıç balıklarına oldukça bol miktarda rastlanırdı. Fakat günümüzde bu bölgelerde sanayileşme durumunun artması ile birlikte kılıç balığına rastlanamaz hale gelinmiştir. Öyle ki bu balıkların sesten ve sanayi atıklarından etkilendikleri için bu bölgelerden göç etmesi ile bölgede ancak diğer farklı tür balıklar kalmıştır. Bunun yanında kılıç balıkları genellikle tek başına gezmezler. Sıcak ve ılık sularda genellikle çift olarak gezen kılıç balıkları yaklaşık olarak iki iç metreye kadar boyları bulunmakla uzunluğu nedeni ile de insanları son derece şaşırtırlar. Uzunluğunun yanı sıra ağırlıkları da 200 kiloya kadar çıkan bu balıklar avlandıklarında son derece hızlı bir şekilde satılır. Çünkü kılıç balıklarının etleri de oldukça lezzetlidir. Bu durum kılıç balığının daha değerli olmasına neden olmaktadır. Kılıç balığı denizin yaklaşık 800 metre dibine kadar inebilen balıklardır. Üstelik bu balıklar yırtıcı balıklar olduğu için kolay kolay av olmazlar. Özellikle eylül ve şubat aylarında Akdeniz ve Ege kıyılarında rastlanan bu balıkları her mevsimde gönül rahatlığı ile yiyebilirsiniz. Öyle ki bu balıklar son derece lezzetli eti ile sof]]> Gökkuşağı Balığı https://www.baliklar.gen.tr/gokkusagi-baligi.html Wed, 29 Aug 2018 03:35:34 +0000 Gökkuşağı balığı, egzotik ortamlarda yaşamayı seven, genel itibariyle Avustralya kıyılarında yaşam alanı bulan bir balık türü olarak bilinmektedir. Gökkuşağı balıkları atherinidaeler familyasına mensup olan bal Gökkuşağı balığı, egzotik ortamlarda yaşamayı seven, genel itibariyle Avustralya kıyılarında yaşam alanı bulan bir balık türü olarak bilinmektedir. Gökkuşağı balıkları atherinidaeler familyasına mensup olan balık türlerindendir. Asıl olarak yıllarca balık bilimciler tarafından bu familya içerisinde anılan bu tür günümüzde melanotaeniidaeler grubu içerisinde değerlendirilmektedir.  Gökkuşağı balığı akvaryumcular arasında Avustralya Gökkuşağı Balığı olarak bilinmesine rağmen, bu tür balık genel itibariyle Yeni Gine’de yani Avustralya'nın kuzeyinde büyük bir ada yaşam alanı bulur. Asıl olarak Gökkuşağı balıklarına ait 8 adet cins bulunmaktadır. Fakat biz makalemizde gökkuşağı balığının 3 türüne değineceğiz. Bu türler Melanotania Gökkuşağı balığı, Glossolepis Gökkuşağı balığı ve Chilatherina Gökkuşağı balığıdır. Bunlar aslında görünüş ve itibariyle birbirlerine oldukça benzeyen türlerdir. Bu balıklar oldukça dayanıklı ve metnetli balıklardır ve akvaryumdaki diğer balıklarla uyum içerisindedir. Diğer türden balıklar ise ıriaatherina Gökkuşağı balığı, Pseudomugil Gökkuşağı balığı ve Popondichtys Gökkuşağı balığı olarak bilinir. Bu balıklar hobiciler tarafında ayriyeten beslenir. Fakat bu türden olan Gökkuşağı balıkları daha küçük ve daha narin bir yapıya sahiptirler. 

Gökkuşağı balığı hobi olarak balık beleyen kişilerin yakından ilgilendiği bir balık türüdür. Bu balık türü Avustralya Gökkuşağı balığı olarak tanınır. Uzun yıllar boyunca sadece bir Gökkuşağı balığı türüne rastlanabiliyordu. Bu Gökkuşağı balığı iri, erkekleri 11 santime kadar uzun olan ve dişileri ise yaklaşık olarak 10 santime kadar uzunlukta olanlardır. Fakat bazı dişi Gökkuşağı balıkları ortalama olarak bir erkek Gökkuşağı balığından yaklaşık olarak 1-2 santim daha küçüktür. Bu belirti oldukça şaşırtıcı bir durumdur ve kalıtımsal görünüş bütün türlere hakim olmuştur. Yine renk olarak çok değişiklikler gösteren metalik kırmızı ve mor tonlarda olan Gökkuşağı balığı her zaman etkileyici olan balıklardan olmuştur. Akvaryum balığı satan yerlerde rastlanan diğer üç tür Avustralya’ya has Gökkuşağı balığıdır. İlk olarak fluviatilus  Gökkuşağı balığı yani pempe kulaklı gökkuşağı balığıdır. Bu splendida balıklarına oldukça benzeyen bir tür olmaktadır. Zaten splendida balıklarının bir alt türü olarak kabul görülür. Bu balıkların yüzgeçlerinin bitiş noktaları siyah renkte, parlak pembe veya kırmızı noktalı pullara sahip olmaktadır. Fakat bazı Splendida balık türleri bu görünüşe sahip olmayabilir. Bundan dolayı dikkat edilmesi gerekmektedir. Çizgili olan Gökkuşağı balığı trifaciata iri yapılı ve hatta splendida balıklarından biraz daha iri olan bir tür olmaktadır. Kırmızı yüzgeçli Gökkuşağı balığı türleri Goyder Nehri çevresinde yaşam alanı buşur ve bu bölgede oldukça rağbet gören bir tür olmaktadır. Diğer Gökkuşağı balığı ise hassas olan maccosllochi türü olarak bilinir. Bu Gökkuşağı balığı türü en fazla 6 santime kadar ulaşır ve oldukça küçük balıklardır. Bu balıkların kırmızı yüzgeçli varyasyonlarına da rastlanmaktadır. Yeni Ginenin durgun akan nehir yataklarında Melanotaenia Gökkuşağı balığının üç yeni türü bulunur. Bunlardan boesemani Gökkuşağı balığı çok renkli çelik mavisi ve sülfür sarısı rengindedir ve oldukça etkileyici bir tür olarak görülür. Erkek boesemani Gökkuşağı balığı yaklaşık olarak 10 santim kadar büyür. Turkuaz Gökkuşağı balıkları neon mavisi renktedir. Gerçekten görülmeye değer bu balıklar yaklaşık 10 santim kadar büyür. Sarı Gökkuşağı balığı herbertaxelrodiler ölçüleri yaklaşık olarak 8 santim kadardır ve renkleri belirsiz altın sarısı bazen de kuyruk kısmında kırmızı tonlar görülür.

Gökkuşağı Balığı

Chitaltherinalar Gökkuşağı balığı Melanotaenia Gökkuşağı balığından biraz daha uzu gövde yapısına sahip olmaktadır. Kırmızı ve yeşil renklerdeki bleheri Gökkuşağı balığı son zamanlarda ticareti oldukça fazla yap]]> Mersin Balığı https://www.baliklar.gen.tr/mersin-baligi.html Wed, 29 Aug 2018 15:20:55 +0000 Mersin baliği, oldukça iri bir balık türüdür. Genelde altı metre boyundadır, fakat bazı türleri sekiz metreye kadar ulaşır. Ağırlıkları 1500 kilograma kadar ulaşabilmektedir. Mersin balıkları şaşılacak derecede ilkel h Mersin baliği, oldukça iri bir balık türüdür. Genelde altı metre boyundadır, fakat bazı türleri sekiz metreye kadar ulaşır. Ağırlıkları 1500 kilograma kadar ulaşabilmektedir. Mersin balıkları şaşılacak derecede ilkel hayvanlardandır. Çenelerini dışarı çıkarabilme özellikleri vardır.  Özellikle yetişkinleri ağır gövdelidir. Genç türleri daha  ince ve küçük  görünüme sahiptirler. İskeletlerinin sadece bir bölümü kemikleşmiştir. Dört adet bıyıkları vardır ve bu bıyıklarla suyun dibinde yem aramaktadırlar. Tatlı suda yaşarlar. En büyük talı su balığı olarak bilinirler. Pulları çok güçsüzdür. Zamanla, özellikle yaşlanınca bu balığın pulları aşınır ve dökülürler. Çoğu türü tuzlu suda yaşarlar aslında, sadece yumurtlamak için tatlı suya geçiş yaparlar. En büyük mersin balığı neredeyse sürekli tuzlu suda yaşar sadece yumurtlamak için ırmaklara geçiş yapmaktadırlar. Yılın belirli aylarında  özellikle eylül ve ekim aylarında  nehirlerin daha üst kısımlarına göç etmektedirler. Taşlık ve çalılıkların üzerine yumurtlarlar. Dişiler yaklaşık altı yedi milyon civarında yumurta bırakırlar. Bir hafta sonra bu yumurtalar çatlamaya başlar. Yetişkinler yumurtaları bırakıp denize dönerler fakat yumurtalar çatlayıp yavrular büyüyene kadar açık denizlere dönemezler. Buda bir yıl sonra gerçekleşir.

Mersin Balığı

Beslenmeleri mersin balığının yaşına göre değişir. Genç mersin balıkları, genellikle omurgasız ve küçük balıklarla beslenirler. Yetişkinler neredeyse bütün balıklarla beslenirler. Bunlara foklar ve deniz kuşları da dahildir. Mersin balığının en önemli özelliği dünyanın en pahalı havyarını üreten balık olarak bilinmesidir. Büyük mersin balığı bütün mersin balıklarının içinde  en irisi ve tatlı su balıklarının en büyüğüdür. Siyah yumurta demek en yüksek fiyatı kazandıracak olan servet değerindeki havyarlar demektir. Karadeniz, Hazar denizi bu denizlerle bağlantılı nehirlerde dağılım göstermektedir. Mersin balığı yemelik balıklardır. Balık göletlerinde yetiştirilenler ve genç olanlar yemek için tercih edilmelidir. Çünkü genç olan balıkların eti daha lezzetli olup, sağlık açısından da tehlike arz etmezler. Yaşamak için büyük gölleri, yavaş akan nehirleri tercih ederler. En sık görüldüğü ülke Almanyadır. Mersin balığı avlanması kesinlikle yasak türler arasındadır. Karadeniz ve Hazar da yıllık üretimi on beş on altı bin civarında olması, genellikle yumurtlama sezonunda yakalanmaları, çok yüksek fiyatlara satılması ve akarsuların gittikçe kirlenmesi mersin balıklarının neslini tüketmektedir. Görüntüleri köpek balığının küçüklüğünü andırır ve dişileri on altı on sekiz yaşlarında cinsi olgunluğa ererler. Erkekler dişilere göre bir yada iki yıl erken bu olgunluğa erişirler. Türkiye deniz balıkları içinde en büyük olanı da mersin balığıdır.

]]>
Süs Balıkları https://www.baliklar.gen.tr/sus-baliklari.html Thu, 30 Aug 2018 06:12:33 +0000 Süs Balıkları, En çok bilinen akvaryum balıklarını, Astronat balığı, Benekli çöpçü balığı, Cam kedi balığı, Cüce vatoz, Diskus, Gökkuşağı balığı, Japon balığı, Sarı prenses, Kavgacı Siyam balığı, Lepis Süs Balıkları, En çok bilinen akvaryum balıklarını, Astronat balığı, Benekli çöpçü balığı, Cam kedi balığı, Cüce vatoz, Diskus, Gökkuşağı balığı, Japon balığı, Sarı prenses, Kavgacı Siyam balığı, Lepistes, Tilapia, Zebra balığı, Öpüşen gurami ve İnci gurami diye sıralayabiliriz. Süs balıklarının bakımı; biyolojik dengesi tamamlanmış, balıkları ve dekorasyon sistemi tamamlanmış bir akvaryumun günlük temizliğine gerek yoktur. Balıklar alıştıkları akvaryumlara yıllarca yaşamlarını sürdürebilirler. Bunun için gerekli olan, akvaryum temizliği için aylık kendimize bir temizleme ve bakım takvimi hazırlamaktır. Örneğin; ayda iki kez su değişmesi, haftalık akvaryum camının yosununun silinerek temizlenmesi, ayda bir kez filtre temizliği akvaryum bakımımız için yeterli olacaktır. Süs balıklarının akvaryumda bakımı için filtre hayati önem taşımaktadır. Balıkların oksijen devri yapabilmesi için filtre şarttır. Süs balıkları ev ortamında beslemek için en uygun hayvanlardır. Süs balıklarının beslenmesi oldukça kolaydır. Günde bir veye iki kez balıklar yemini bir dakika içinde bitirebilecekleri miktarda yemlenerek yılarca yaşayabilir. Fazla yem atmak akvaryuma zarar verdiği gibi balıklarımızın da ölmesine sebep olabilir. 

Süs Balıkları
Süs balıkları, yumurtlayan ve canlı doğuran olarak ikiye ayrılır. Yumurtlayan balıklar için akvaryuma kesinlikle canlı yosun veya canlı yosuna benzeyen yapay yosunlar konulmalı. Balıkların yumurtlaması ve yumurtalarını saklaması için akvaryumda yosun veya yapay yosun şarttır. Canlı doğum yapan balıklar, doğumdan önce başka bir akvaryuma alınmalı ve doğumdan hemen sonra yavrulardan ayrılmalıdır. Canlı doğum yapan anne balık doğumdan sonra tek olarak 3-4 gün dinlendirilmelidir. Çünkü akvaryumdaki diğer erkek balıklar annenin doğumdan sonra salgıladığı sıvıdan çok hoşlanırlar ve tekrardan çiftleşmek için balığı kovalayarak yorarlar, bu durum anne balığın halsiz düşüp hayatını kaybetmesine sebep olur. Yavrular birkaç ay ayrı akvaryumda büyümeleri için korunur,anne ve diğer balıklar yavru balık yemekten çok hoşlanırlar. Hasta olan balıklar ise, kesinlikle ayrı akvaryuma alınmalı ve tedavileri o akvaryumda yapılmalıdır. Aksi taktirde diğer balıklara bulaştırma olasılığı ortaya çıkar. Süs balıkları, bakımı kolay hayvanlardır. Bakımları ve beslenmeleri düzenli yapılırsa yıllarca yaşayabilirler. 
]]>
Tekir Balığı https://www.baliklar.gen.tr/tekir-baligi.html Thu, 30 Aug 2018 11:40:33 +0000 Tekir balığı, ılıman ve sıcak denizlerde yaşarlar, kumluk ve çamurlu diplerde sürü halinde dolaşırlar. Akdeniz,Ege denizi,Marmara ve  Karadenizde bulunan tekir balıklarının küçük  olanlarına mıcır  den Tekir balığı, ılıman ve sıcak denizlerde yaşarlar, kumluk ve çamurlu diplerde sürü halinde dolaşırlar. Akdeniz,Ege denizi,Marmara ve  Karadenizde bulunan tekir balıklarının küçük  olanlarına mıcır  denilmekte, biraz büyüklerine ise çuka adı verilmektedir. Aynı renkte olanına ancak burnunun biraz daha küt olanına ise barbun adı verilir. Tekir balıklarının ortama boyları 10-12 santimdir.

Tekir Balığı

Marmara Deniz'inde yaşayan tekir balıkları ilkbaharda  göç ederler, Sonbaharda ise tekrar Marmara denizine dönerler. Yazın sığ denizlerde yaşarlar, kışın ise derin sulara geri dönerler. Tekirlerin üremeleri yaz aylarında gerçekleşir, yumurtalarını da 5-30 kulaç  arasında olan derin bölgelere bırakırlar. Yumurtadan çıkan yavrular, bir ay orta sığlıktaki sularda yaşarken bir ayın sonunda dillere inerler karides,solucan böcekler ve kurtlar ile beslenirler. Eti çok geçerli olan tekir balığının ızgarası,tavası,kâğıtta kebabı çok lezzetli olmaktadır. Tekir ve barbun balıkları birbirlerine çok benzerliklerinden dolayı balık pazarlarında balık satın alan kişilere tekiri barbun,barbunuda tekir olarak satabiliyorlar.

]]>
Ay Balığı https://www.baliklar.gen.tr/ay-baligi.html Thu, 30 Aug 2018 23:53:36 +0000 Ay Balığı:,Ay balığının Latince ismi Mola Mola’dır ve Türkçede değirmen taşı anlamına gelmektedir. Ay balığının genel olarak bilinen ismi ise, pervane balığıdır. Ay balığı, molidae familyasına ait, lezzetsiz ve Ay Balığı:,Ay balığının Latince ismi Mola Mola’dır ve Türkçede değirmen taşı anlamına gelmektedir. Ay balığının genel olarak bilinen ismi ise, pervane balığıdır. Ay balığı, molidae familyasına ait, lezzetsiz ve kötü kokulu bir balık türüdür. Bu sebeple de ticari bir değeri bulunmamaktadır.

Ay balığının en büyük olanının boyu ağız kısmından kuyruk kısmına kadar 3 metre, sırt yüzgeci kısmından anal yüzgecine kadar ise, 4 metreye kadar ulaşabilmektedir. 100 yaşına kadar yaşadığı düşünülen bu balık türünün ağırlığı ise, 2 ton kadar olabilmektedir. Bu ağırlıkları göz önüne alındığı zaman, ay balığının kemikli balıklar sınıfının en büyük balığı olduğu söylenebilmektedir.

Ay balıklarının görüntüsü ise, kaba yapılı olan vücudunun yarısı yokmuş gibi gözüküyor olması ve karın yüzgeçlerinin bulunmaması bakımından ilginçtir. Bunun yanı sıra, ay balığının yüzme kesesi ile pulları da evrensel gelişmesi esnasında yok olmuştur.

Ay Balığı

Ay balıklarının yavru olanlarının kuyrukları ve yüzgeçleri iyi gelişmiştir. Fakat ay balıklarının büyümesi ile bu kuyruk yüzgeçleri genişlemeye başlamakta ve zamanla da dalgalı uzun bir perde halini almaktadır. gelişmiş olan ay balığı, bu yüzgecini kullanamamakta ve çok büyük olan sırt yüzgeçlerinin gücünden yararlanarak ileriye doğru hareket edebilmektedir. Bu sebeple ay balığının iyi bir yüzücü olmaması ve hareketlerinin kaba olması anlaşılabilmektedir. Ay balığının diğer cinsi olan mola ramsayı ise, vücut yapısı bakımında diğer cinsine göre daha kibardır.

15 santimetre kalınlığında derisi bulunan ay balığı, bu kalınlıktaki derisi ile dünyada bulunan tüm canlılardan daha kalın deriye sahip olma özelliğini taşımaktadır. Ay balığının kalın olan bu derisinin üzerine karanlıkta parlamasını da sağlayan yaklaşık olarak 50 farklı türde parazit ve mikroorganizmaların yaşadığı bilinmektedir.

Ay balığının dişi olanları yaklaşık 300 milyon yumurta üretmekte ve dökülen bu yumurtaların çoğu da diğer balık türlerine yem olmaktadır. Hayatta kalan yumurtalardan çıkan birkaç yavru ay balığı ise, 2 ile 3 milimetre büyüklüğünde olmalarından dolayı hayvanlar içinde en küçük yavru olmaktadırlar ve bu minik yavruların dikenleri bulunmaktadır.

Ay balıklarının yaşam alanları ise, Asya, Afrika ve Avustralya kıtalarının ılık denizleri olmaktadır. 1000 metre derinliğe kadar inebilen ay balıkları bunun yanı sıra, yaz aylarında Akdeniz’de de görülebilmektedir. Ay balığının yüzgeci köpek balığı yüzgecine benzemektedir. Bu sebeple de, ay balığı yüzgecini denizin üzerinde görenler köpek balığı yüzgeci sanabilmektedirler.

Çok sakin bir yapıda olan ay balığı, denizanaları, plankton, küçük balıklar ile diğer küçük deniz canlıları ile beslenmektedirler ve tetrodotoxin zehrini üretebilmektedirler.

Ay balığının eti yenilmemektedir. Bu sebeple de üreticiler için bir değeri bulunmayan ay balığının ne yazık ki denizlerin zaman içerisinde daha da kirlenmesi sebepleri ile sayıları giderek azalmaktadır.

]]>
Balık Oltası https://www.baliklar.gen.tr/balik-oltasi.html Fri, 31 Aug 2018 10:09:15 +0000 Balık oltası, birçok amatör avcı  bazen kancaya bazen olta kaçışına ve hatta makineye olta demişlerdir. Bir çoğu ise balık avlamak için kullanılan bütün  parçalara olta demişlerdir. Balık tutmayı gerçek Balık oltası, birçok amatör avcı  bazen kancaya bazen olta kaçışına ve hatta makineye olta demişlerdir. Bir çoğu ise balık avlamak için kullanılan bütün  parçalara olta demişlerdir. Balık tutmayı gerçekleştiren takoz, mantar yada kasnağa sarılmış fakat üzerinde hiçbir malzemesi bulunmayan olta misinası yada  yada ipten yapılmış düzenektir. Buna göre herhangi bir araca bağlı boş bir ip veya  olta misinasıdır. Eğer bir yere sarılı değilse buna olta misinası veya olta ipi denilmektedir. Bunun amacı olta misinasını balığın birbirine dolaştırmamasını sağlamaktır.

Balık Oltası

Olta döngüsünden sonraki kısıma da olta bedeni denilmektedir, bu kısım avlanmayı yürüten kısımdır. Olta bedeninin kalınlığı olta kalınlığında veya 1 numara ince olması gerekmektedir. Olta bedeninin üst ve alt kısmında halkalar bulunmaktadır, bunlara kasa denilmektedir. Takımların olta bedenlerine balık tutma amacı ile için eklenen ,ucunda olta iğnesi bulunan kısa iplere ise köstek denilmektedir. Köstekler hangi hangi takımın bedenine monte edilmişse o isimle anılırlar. Örneğin; Paragat kösteği,çapari kösteği, yeldirme kösteği  gibi. Kösteği kalınlığı kesinlikle olta kalınlığından en az 1 numara ince olmalıdır.

]]>
Ayı Balığı https://www.baliklar.gen.tr/ayi-baligi.html Fri, 31 Aug 2018 23:08:10 +0000 Ayı Balığı, Deniz ve aynı zamanda karada da yaşayabilen ve yüzgeç ayaklı etçil bir memeli olan fok balıkları, ülkemizde ayı balığı olarak da bilinmektedirler. Genellikle Kuzey Kutbu, Atlantik ve Pasifik okyanuslarında Ayı Balığı, Deniz ve aynı zamanda karada da yaşayabilen ve yüzgeç ayaklı etçil bir memeli olan fok balıkları, ülkemizde ayı balığı olarak da bilinmektedirler. Genellikle Kuzey Kutbu, Atlantik ve Pasifik okyanuslarında yaşayan foklar, Marmara ve Akdeniz’de de görülebilmektedir.

Fok balıklarının ağırlığı 90 kilogramdan 40 tona kadar olabilmektedir. Ve türlerine göre boyları da 2-6 metre arasında değişebilmektedir. Bilinen 18 türü bulunan fok balıkları yaklaşık olarak 25-30 yıl arası yaşamaktadırlar. Yuvarlak bir başa ve iri gözlere sahip olan fok balıklarının dudakları ise, sert ve iri kıllarla örtülü olmaktadır.

Dış kulakları bulunmayan gerçek fokların ön ve arka ayakları yüzgeç şeklinde ve tabanları kıllıdır. Ayrıca, akciğer solunumu yapan fok balıklarının derilerinin altında soğuktan korunmalarını sağlayan bir yağ dokusu bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, fok balıklarının ıslanmama sebebi de, derilerinin yağlı kıllar ile kaplı olmasından kaynaklanmaktadır.

Ayı Balığı

Fok balıkları iki ayrı familyadan meydana gelmektedir ve phocidae familyasına ait olan fok balıkları ilk gurubu oluşturmaktadır. Kuzey Yarımkürede yaşayan bu foklar gerçek foklardır. Bu ilk gurubun içerisinde Sibirya foku, Baykal foku, sakallı fok ve halkalı fok balığı cinsleri bulunmaktadır. Birinci guruptaki fokların ayakları uzunluk bakımından birbirine eşittir ve bu ayaklarında kuvvetli tırnakları bulunmaktadır.

Monachiae familyasına ait olan deniz fili ve deniz leoparı ise, ikinci gurubu oluşturmaktadır. Bu gurupta bulunan fok balıklarının birinci guruptaki fok balıklarında göre bazı değişiklikler bulunmaktadır. İkinci guruptaki fok balıklarının ayak uzunlukları birbirinden farklıdır ve tırnakları da zayıftır. Genellikle açık denizlerde bulunan buz dağlarının üzerinde, koy ve körfezlerde yaşayan bu fok balıkları, dinlenmek, uyumak ve kıl değiştirmek için ise, karalara çıkmaktadırlar.  Genellikle yaşamlarını tropik bölgelerde, ılıman bölgelerde ve kutup bölgelerinde sürdüren 18’e yakın fok balığı türü bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, fok balıklarının tatlı suda yaşayan nadir çeşitleri ise, genellikle Baykal Gölünde bulunmakta ve küçük balık çeşitleri ile deniz yumuşakçalarından beslenmektedir.

Fok Balığı (Ayı balığı) Üremesi: Üreme zamanı gediğinde, fok balıkları karaya çıkmaktadırlar ve koloni toplulukları meydana getirmektedirler. Çok kıskanç olan erkek fok balıkları zaman zaman böğürme sesleri çıkarıp dişi fok balıklarına yabancı erkek fokların yaklaşmasını engellemekte ve bu sebeple erkek fok balıkları arasında zaman zaman kavga bile çıkabilmektedir.

Dişi fok balıkları genel olarak yavrularını ilkbahar aylarında nisan başlarında dünyaya getirmektedirler. Dünyaya gelen yavru fok balıklarının boyu yaklaşık 60 santim, ağırlığı ise 4,5 kilogram olmaktadır. Yeni doğan yavru fokların uzun beyaz tüylerle kaplı vücudu bulunmaktadır ve daha sonra bu tüylerin yerini kısa tüyler almaktadır. Yeni doğan yavru foklar, ilk 3 ay boyunca, %50 yağlı olan anne sütü ile beslenmektedirler ve iki yaşına geldiklerinde erginleşmektedirler.

Bazı fok balıkları denizin 400 metre derinine dalabilmektedir. Bu fok balıkları denizin altında ortalama 20-40 dakika kadar kalabilmektedir. Su içerisindeyken burun delikleri kapalı olan fok balıklarının katil balina, kutup ayısı, kutup tilkileri ve avcılar gibi düşmanları bulunmaktadır.

Suda, burun deliklerini sıkıca kaparlar. Fokların en büyük düşmanı, katil balina, kutup ayısı, kutup tilkileri ve avcılardır. Eskimolar tarafından avlanan fok balıklarının kürkleri elbise, çanta, çadır yapımında kullanılır. Yağı ise fener ve lambalarda yakılır. Genç fokların eti ise yiyecek olarak kullanılır. Kutup ayısı gibi memeli hayvanlarda olduğu gibi, fok balıklarında da çok miktarda A vitamini vardır. 

Ehlileştirmeleri kolay olan kutup ayılarının bir kısmı sirklerde kullanılmakta bir kısmı ise, elbise ve ç]]> Balık Küspesi Nasıl Yapılır https://www.baliklar.gen.tr/balik-kuspesi-nasil-yapilir.html Sat, 01 Sep 2018 18:41:17 +0000 Balık Küspesi Nasıl Yapılır, Balık küspesi nasıl yapılır, balık küspesi tatlı su balıkları avlanmasında kullanılan yöntemdir. Balık avlamak, hobilerimiz arasında ilk sırada yer almaktadır. Balık avlamak, ruhumuzu dinlend Balık Küspesi Nasıl Yapılır, Balık küspesi nasıl yapılır, balık küspesi tatlı su balıkları avlanmasında kullanılan yöntemdir. Balık avlamak, hobilerimiz arasında ilk sırada yer almaktadır. Balık avlamak, ruhumuzu dinlendiren ve kendimize zaman ayırdığımız bir hobilerimizden ileri bir durum olarak düşünülebilir. Balık avlamak, günümüzde, çalışma temposundan kaynaklı streslerimizden dolayı, balık avlamak hobi olmaktan ziyade artık bağımlılık haline gelen bir aktivite olarak düşünülebilir. Balık avlamak, her ne kadar keyfi olarak düşünülse de balık tutmak konusunda başarısız olduğunuz takdir de balık tutmak sizin için ızdırap olabilir. Bundan dolayı balık tutma işleminde tüm teknikleri iyi bilmelisiniz. Balık küspesi de bu tekniklerin en başında yer almaktadır. Balık küspesi uygulama alanı özellikle tatlı su balıklarında oldukça etkilidir. Tatlı su balıkları için her hangi bir alana hazırlamış olduğunuz balık küspesini atarak sazan gibi tatlı su balıklarını bir arada toplayabilirsiniz. Bu şekilde attığınız oltaya balık takılma şansınızı artırabilirsiniz. Oldukça başarılı sonuçlar elde edilen yöntem olan balık küspesi, hazır olarak satılmakla birlikte kendiniz de hazırlayabilirsiniz. Bundan dolayı, bizde sizin için en ideal balık küspesi için gerekli malzemeler ve hazırlanışını açıklayacak olursak;


Balık Küspesi İçin Gerekli Malzemeler;
  • 5 kg. kuzu yemi,
  • 2 kg. mısır küspesi,
  • 2 - 3 kg. buğday unu,
  • Bir paket vanilya,
  • 2 - 3 adet yumurta,
  • 1.5 litre su
Balık Küspesi Hazırlanışı; İlk olarak genişçe bir kap veya leğen de olabilir, ayarlayınız. İçine ilk olarak kuzu yemini atarak hafif ıslatınız. Ve kuzu yeminin birbirinden ayrışmasını sağlayın. Ardından kuzu yemi ayrıştıktan sonra içine sırasıyla mısır küspesi ve unu da ekleyin. Sonrasında iyice karıştırın. Ve son olarak vanilya ile yumurtayı ekleyerek üstüne kalan tüm suyu da dökünüz. Ve homojen karışımı gerçekleşene kadar karıştırın. Karıştırma işlemi bittikten sonra kap veya leğen içinde hazırlamış olduğunuz karışımı hamur yoğurur gibi yoğurun. Ve sertleşene kadar yoğurun. Çok cıvık olmamasına dikkat ediniz. Kulak memesi kıvamında olması kafidir. Son olarak biraz sertleşmesi için havalandırılmasını için açık havada bırakınız. 

Balık Küspesi Nasıl Yapılır
Balık Küspesi Kullanımı; Balık küspesi kullanımı, balık küspensini hazırladıktan sonra balık avlayacağınız bölgeye, ava başlamadan bir iki saat öncesinden parçalayarak atınız. Ardından balıklar toplandıktan sonra tekrar dan balık küspesini ufak ufak dilimlediğiniz küspeyi oltanın ucuna ve fır döndüre takınız. Bu şekilde daha öncesinde yemlediğiniz bölgede ki balıklar direkt olarak hazırlamış olduğunuz küspenin tekrardan kokusunu alarak oltanıza atlayacaktır. Fakat burada dikkat etmeniz gereken bazı önemli hususlar vardır. Bunlar; öncelikle balık küspesi yaptığınız alanı iyi tespit etmelisiniz. Daha çok sessiz bir alan seçin ve kullandığınız balık küspesini yemleme aşamasında ölçütüne çok dikkat etmelisiniz. Yani bir alana tek atınız ve çok fazla atmayın. Balıkların küspeyi yiyerek doymasını sağlamayın. Ne doysunlar nede aç kalsınlar. Çok fazla aşırı attığınız takdirde olta da bulunan küspeye hiç bir balık gelmeyebilir. Çünkü onlarda canlıdır. Ve bir doyum noktaları vardır. Bu şekilde hesaplayarak atınız. Diğer bir önemli husus balık küspesini oltaya taktıktan sonra yemlediğiniz alanın direkt üstüne veya çok uzak bir mesafe olmayacak bir şekilde yakınına atınız. Oltanın hem iğnesine hemde fır döndü kısmına atınız. Küspeleri iğnelerin ucuna takarken çok fazla büyük takmayın. Ve hazırlama aşamasında yoğurmasına özen gösterin. Çok yumuşak olmasın. Aksi takdirde suda direkt olarak erir ve yok olurlar.
]]>
Hamilelikte Balık https://www.baliklar.gen.tr/hamilelikte-balik.html Sun, 02 Sep 2018 07:43:28 +0000 Hamilelikte Balık, Hamileyken balık yemeli miyim Birçok hamile bayan bu soru üzerine düşünüyor. Gebelikte balık yemeli miyim Deniz ürünleriyle çok hoşlanıyor olmasanız bile balığın, bebeğinizin beyin ve göz Hamilelikte Balık, Hamileyken balık yemeli miyim Birçok hamile bayan bu soru üzerine düşünüyor. Gebelikte balık yemeli miyim Deniz ürünleriyle çok hoşlanıyor olmasanız bile balığın, bebeğinizin beyin ve göz gelişimi için oldukça önemli olan Omega-3 yağ asidi bakımından en iyi besin olduğu bilinmektedir. Omega-3 yağ asidi, katı yağda az oranda varken, proteinde, D vitamininde ve büyümekte olan bir bebek ve sağlıklı bir hamilelik için oldukça önemli olan diğer besinlerde çokça bulunur.

Öte yandan, bazı balıkların civa gibi atık maddeler bulundurduğu bilinmektedir. Bu metal yüksek miktarlarda vücuda işlediği zaman bebeğin gelişmekte olan beynine ve sinir sistemine zarar verir. Uzmanların çoğu hamile kadınları balık tüketmesi gerektiği konusunda hemfikirler. Fakat ne tür balıkların tüketilmesi gerektiğini anlamak ve daha fazla tüketilmesini sağlamak kolay olmayabilir. Gebelikte balık tüketmeden önce bu uyarıları dikkate almanızda fayda var.

Civa balığın içerisine nasıl girer

Civa, soluduğumuz hava da olmak üzere her yerde bulunur. Civa, suyla buluştuğu zaman bakteriler onu metil civa ismiyle anılan bir forma sokar. Balıklar, içinde yaşadıkları su ve yedikleri yiyecekler kanalıyla metil civayı vücutlarına alırlar. Metil civa, balık kaslarında yer alan proteinlere sıkı sıkıya bağlanır ve balık pişirilse bile balıktan ayrılmaz.

Hemen hemen bütün balıklar ve kabuklu deniz ürünlerin de civa bulunmaktadır, fakat büyük avcı balıklarda en fazla miktarda görülür. Bunun sebebi ise avcı balıkların civayı vücutlarında bulunan diğer balıkları avlaması dır, ve bu avcı balık ne kadar büyükse, yedikleri balık sayısı da o kadar artar. Daha büyük balıklar küçüklere göre ömürleri daha uzundur, bu yüzden vücutlarına civa almaları için doğal olarak daha fazla zamanları vardır.

Hamileyken, fazla miktarda civa içeren balık çeşitlerinden yersem ne olur

Balık yediğiniz zaman vücudunuz metil civayı kolayca alır ve siz hamileyken bu plasentaya geçer.

Araştırmalar hamilelik esnasında yoğunluğu fazla olan metil civa tüketilmesinin, bebeğin gelişmekte ki beynini ve sinir sistemini olumsuz bir şekilde etkileyebileceğini gösteriyor. Bunun sebebine oluşan rahatsızlıklar hafif geçebilir ama ciddi problemler oluşturması da mümkündür. Çevre Koruma Örgütü, dikkat ve hafıza gibi biliş sel yeteneklerin, dilin, motor becerilerin, görme duyusunun kötü yönde etkilenebileceğini belirtiyor.

Hamile olan, hamile olmak isteyen ya da doğum yapan bayanlar ile onların bebekleri ve çocukları civa maddesine karşı  savunmasızdırlar. Uzmanlar, tam olarak ne kadar civanın zararlı olabileceğini hala tartışıyorlar, ama çoğu hamile olan bayanların ve küçük çocukların yüksek miktarda civa içeren balıkları yememeleri ve beslenmenizde yer alan diğer balıkların da az miktarda tüketilmesinin daha iyi olacağını düşünüyor.

Hamilelikte Balık

Neden tamamıyla balık yemekten uzak durmamalıyım

Balık, özellikle hamilelik sırasında vazgeçilemeyecek kadar iyi bir besin kaynadığıdır ve birçok uzman balık yemenin bazı riskler taşımasına rağmen yine de yararlı bir besin olduğunu düşünüyor. Purdue Üniversitesinde toksikoloji profesörü ve balığın içerinde bulunan atık maddeler konusunda uzman olan Charles Santerre: “Civa metalinden kaçılması gerekilmez ve de bu zaten mümkün değildir. Sağlığa zararı olmayacak kadar düşük miktarlar da mevcuttur.” diyor. “Eğer bir bayan civadan uzak durmak için balık tüketmekten vazgeçer ise, bebeği balığın sağlayacağı sağlıklı besinlerden de mahrum bırakmış olur. Balıkta yer alan sağlıklı yağ asidinden en çok yarar sağlayan da bebeğinizin gelişmekte olan beynidir. 

]]>
Beluga Balığı https://www.baliklar.gen.tr/beluga-baligi.html Sun, 02 Sep 2018 17:52:28 +0000 Beluga balığı, diğer adı mersin balığıdır. Beluga balığı, Acipenseridae ailesini oluşturan aralarında sekiz metre uzunluğa ve bir nokta altı ton ağırlığa kadar varan çeşitleri içeren tatlı su balığı t Beluga balığı, diğer adı mersin balığıdır. Beluga balığı, Acipenseridae ailesini oluşturan aralarında sekiz metre uzunluğa ve bir nokta altı ton ağırlığa kadar varan çeşitleri içeren tatlı su balığı türlerinin ortak ismidir.

Beluga balıkları çok ilkel hayvanlardır. İskelet yapıları yalnızca kısmen kemikleşmiştir. Yan kısımlarında beş sıralı dizili olan büyük pullar bulunmaktadır. Kuyrukları asimetriktir, ağızları yapıları genel olarak aşağıya doğru ve gerekli olduğunda çenelerini dışarıya doğru çıkarabilirler. Dört adet bıyıkları bulunmaktadır. Bu yapılarla suyun altında yem arayabilirler. Bazı beluga balıkları beş metre uzunluğa ulaşabilirler, ve bu nedenle en büyük tatlı su balıklarıdır. Fakat çoğu türleri yalnızca yumurtlamak için tatlı suya dalarlar ve aslında tuzlu suda yaşamını sürdürürler. En büyük beluga balığı çeşidi olan mersin morinası (Huso huso)  yalnızca tuzlu suda yaşar ve yumurtalarını bırakmak için denizden ırmaklara geçer. Daha önce anlatılan büyüklükleri inanılır bir şekilde ispatlanmadan kitaplara geçirilmiştir, ve bu nedenle en kaliteli kitaplarda bile sekiz dokuz  metre gibi inanılmaz büyüklükleri okumak mümkündür. Fakat bu ölçüler için ne yirminci yüzyıldan ne de ondan önceki bir zamandan kalma güvenilir delillere rastlanmamıştır. İspatlanmış olan en büyük ölçüler beş ve altı metre uzunluk ve bir ve bir buçuk  ton ağırlık civarlarındadır.

Yaşam tarzları

Beluga balıkları hem tatlı suda, hem tatlı,tuzlu karışık sularda (ırmak deltaları), hem de denizde bulunurlar. Bazı çeşitleri yalnızca tatlı suda yaşarlar. Göçebe hayatı yaşayan çeşitleri gençliklerini tatlı suda geçirip, sonradan denize göç ederler ve olgunlaşınca çiftleşmek için tekrar tatlı suya dalarlar.

Beluga balıkları bir hayli geç erginlik çağına gelirler. Öncelikle dişiler, ancak yirmi yaşına varınca ilk defa yumurta bırakırlar. Yalnızca bazı küçük çeşitlerii bir iki yaşında olgunluğa erişirler. Kimi beluga balıklarının yüz yaşına kadar yaşayabildiği tespit edilmiştir. Bu yaşa gelenleri bir buçuk ton ton ağırlığına ulaşmış olabilir. Bu özellikleriyle dünyanın en büyük tatlı su balığı olma özelliğini bulundururlar.

Beluga Balığı

Neslinin tükenme tehlikesi

Beluga balıkları yüksek bir su kalitesine ihtiyaçları duyarlar. Kirlenen denizlerden kaynaklı yirminci yüzyılda batı Avrupa'da nesli  hemen hemen tükenmek üzeredir.

Aynı zamanda beluga balığı türlerinin yaşam faaliyetlerinin bir kısmı olan ırmak göçebeliğinin bütün büyük denizlerde bulunan baraj duvarlarında sonlanması ve balıkların çiftleşip yumurtlamak için ırmağın üst taraflarına gidememeleri önemli bir faktör oluşturmaktadır.

Örneğin Hazar denizi bile, sayıları azalmış ve bin dokuz yüz yetmişli yıllarda yirmi bin ton beluga balığı tutulurken iki bin yılında üç bin tondan daha az tutulmuştur. Beluga balıklarının neslini korumak için bir çok yasa çıkarılmış olsa bile sayıları azalmaya devam etmektedir. Bunun en mühim nedeni yasa dışı veya mevsim dışında avlanmalarıdır.

Beluga balıkları öncelikli olarak çok pahalıya satılan havyarları için tutulmaktadır.

Yasa dışı beluga balığı avı özellikle Sovyetler birliğinin dağılması ile çok yaygınlaşmıştır. Bu nedenle Rusya'da çeşitler tükenmek üzeredir. Mersin balığının havuzlarda üretilmesi son yıllarda oldukça önem kazanmıştır. Beluga balıklarının son yaşadıkları yerlerden birisi Akdeniz bölgesinin Mersin Körfezi coğrafyasıdır.

Bin dokuz doksan yedi yılında Almanya'nın ve ABD ülkelerinin çabaları ile beluga balığı Washington hayvanları koruma antlaşması listesinde de yer almaktadır. İki bin üç yılından beri World Sturgeon Conservation Society isimli kuruluş son olarak beluga balığı çeşitliliğini korumak ve büyütmek için çaba göstermektedir.

]]>
Balık Döner https://www.baliklar.gen.tr/balik-doner.html Sun, 02 Sep 2018 22:10:21 +0000 Balık döner, Balıktan döner olur mu diyenler için verilecek en güzel cevap, bir kez denemelerini istemek olacaktır. Balık döner, diğer et döner ve tavuk döner kadar lezzetlidir  Balık döner yapımı, et ve tavuk döner yapım Balık döner, Balıktan döner olur mu diyenler için verilecek en güzel cevap, bir kez denemelerini istemek olacaktır. Balık döner, diğer et döner ve tavuk döner kadar lezzetlidir  Balık döner yapımı, et ve tavuk döner yapımıyla aynı sayılabilir. Lezzeti şölene çevirmek sizin elinizde, tamamen damak tadınıza göre ayarlayabileceğiniz,  malzemelerden balık döneri yapabilirsiniz. Balık döner için gereken malzemeler, lavaş, balık,  sos için uygun malzemeler, yağ, baharat, yoğurt işte hepsi bu. Balık döner hazırlığının ilk aşaması, kullanılacak olan balığı seçmektir.

Balık döner için en uygun balıklar, somon balığı gibi etli balıklar olmalıdır. Balık döner için balığımızı seçeriz, temizleme işlemi bittikten sonra, diğer işlem, balığımızı fırında veya ızgarada pişirmek olacaktır. Balıklarımız piştikten sonra, çatal veya bıçak yardımıyla ayıklanır. Daha sonra balık etlerimizi bir kaba alırız. Sıradaki işlem, dönerimizin sosunu hazırlamak olacaktır. Sos yapımı için çeşitli tarifler verilebilir. Çünkü balık döner, hem yoğurtla servis edilebilir, hemde salca ve baharat sosla servis edilir. Balık ve yoğur düşündürücü dimi Balığımız taze olduktan sonra neden olmasın, yoğurt soslu balık döner denemeye değecek lezzetler arasındadır.

Balık Döner

Öncelikle yoğurt sosunu anlatalım; Sarımsak, yoğurt ve karabiber, tuz birbirine karıştırılır, lavaş ekmeğin içine alınan balıkların üzerine dökülür ve arasına kalın salatalık dilimleri eklenir. Yoğurtlu balık döner, şiddetle tavsiye edeceğim lezzetler arasındadır. Diğer sos tarifimiz salça soslu balık döner. Salça sosumuzu yapmak için, biber ve domates salçasını birer kaşık karıştırıyoruz ve içerisini bir bardak suyla kıvamını oluşturuyoruz. Ardından sosun içerisine bir miktar zeytin yağı ve karabiber ekliyoruz,  tercihe göre tarçın ve kekik de ilave edebiliriz. Lavaşın arasına aldığımız balıkların üstüne, salça sosumuzu döküyoruz ve ardından kızgın yağda kızartılmış tereyağ üzerinde gezdiriyoruz. Anlatırken ve okurken bile iştah kabartan bu balık döner tarifi denemeye değer.

]]>
Balık Yemi https://www.baliklar.gen.tr/balik-yemi.html Mon, 03 Sep 2018 14:51:34 +0000 Balık Yemi, Son zamanlar da su ürünlerinde artış yem sektörünü de geliştirmiştir. Yem sektörün de farklı kalite de ve farklı malzemelerle yeni yemler yapılmaya başlamıştır. Balık yemi akvaryum için hem  de avcılar kulla Balık Yemi, Son zamanlar da su ürünlerinde artış yem sektörünü de geliştirmiştir. Yem sektörün de farklı kalite de ve farklı malzemelerle yeni yemler yapılmaya başlamıştır. Balık yemi akvaryum için hem  de avcılar kullanmaktadır. Hazır balık yemleri olduğu gibi evde kişileri hazırlayabileceği yemler de bulunmaktadır. 

Balık yemleri yetiştirilen türe göre ve yetiştiricilik yapılan alana göre farklılık göstermektedir. Bu farklılığa son zamanlar da daha çok dikkat edilmektedir ve bu doğrultuda çeşitli özelliklere sahip yemler üretilmektedir. Balık yemi olarak yaş yem ve kuru yem olmak üzere iki çeşit yem bulunmaktadır. 

Yaş yemler, Yaş yemler iki çeşittir. Bazıları az nemli olurken bazıları da çok nemli olmaktadır. Az yemli olanlar ortalama % 19-46 oranın da nem içermektedir. Yaş yemler hammaddelerine su katılarak yada kuru yemlere su ilave edilerek hazırlanmaktadır. Nem oranı yüksek olan yemler de ortalama % 50-75 oranın da nem içermektedir. Çok nem miktarı içeren yemlerin ekonomik değeri düşük olan yemler bu grupta yer almaktadır. Yaş yemler balıklara iki şekilde verilmektedir. Küçük parçalara halinde verildiği gibi makine yardımıyla da verilmektedir.  Yaş yemlerin fiyatları ucuzdur. Yaş yemlerin fiyatlarının düşük olması ve arta kalan yemleri kullanmak amacıyla tercih edilmektedir. Yetiştiriciler aş yemler balıklara kondüsyon verdiği tercih etmektedir. Fakat bu yargı yanlıştır aslında Çünkü Yaş yemler suları aşırı kirletmekte ve balıkları çok çabuk hastalanmasına neden olmaktadır. Özellikle ıskarta özelliği taşıyan balıkları daha çok etkilemekte vücut dirençlerini düşürmektedir. 

Balık Yemi
Kuru Yemler, Kuru yemler de %8-15 oranın da nem içeren ham maddelerin  ile yapılmaktadır. Kuru yemlerin yapımı pelet, mikropartikül ve pul yemler olmak üzere üç çeşittir. Yemler hazırlanırken uyulması gereken ve izlenmesi gereken bazı aşamalar bulunmaktadır. Dikkat edilmesi gereken aşamalar şu şekildedir; 
  • Ham maddelerin alınması ve saklanması
  • Ham maddelerin tartılması 
  • Öğütme işlemi 
  • Karıştırma 
  • Şekil verme 
  • Sıcaklık derecesini düşürme
  • Yağlama 
  • Elleme 
  • Paketleme gibi işlemleri bulunmaktadır. 
]]>
Akvaryum Balık Yemi https://www.baliklar.gen.tr/akvaryum-balik-yemi.html Tue, 04 Sep 2018 00:46:14 +0000 Akvaryum Balık Yemi, Yemleme balıkların beslenmesi bakımından oldukça önemli bir yer tutar. Balıkların sağlıklı ve üretken olmaları için doğru bir şekilde yemleme yapmak zorunludur. Fazla ve yanlış yemi balık yemez ve bu ye Akvaryum Balık Yemi, Yemleme balıkların beslenmesi bakımından oldukça önemli bir yer tutar. Balıkların sağlıklı ve üretken olmaları için doğru bir şekilde yemleme yapmak zorunludur. Fazla ve yanlış yemi balık yemez ve bu yem suyu kirletir, balığın sağlığını olumsuz yönde etkiler. Balıkların doğal ortamlarında yedikleri yemleri temin edip, onu vermek en doğrusudur fakat bu bazen mümkün olmadığı için ona en yakınını yapmak yada satın almak mümkündür. 

Balıkların doğal beslenme alışkanlıkları doğal yaşamlarında balıklar; sinek, böcek ve bitkilerden faydalanırlar. Sularda yetişen, solucan, böcek larvaları, yeşil bitkiler, yosunlar, mercan, salyangoz ve küçük balıkları yerler. Mevsimlik oluşumlar balıkların beslenmelerinde etki gösterir, gelen sellerle, bahar mevsiminde balıklara bol miktarda gıda oluşturur ve bu aylarda balıkların üremeleri artar. Balıkların bir kısmı su yüzeyinde avlanırlar, yüzen canlıları yerler. Bir kısmı da orta düzeyde avlanırlar, yosun, bitki ve taşınan yemleri tüketirler. Bir kısmı da suyun dibinde beslenirler. 

Balıkların besin gereksinimleri; Balıkların, protein, karbonhidrat, yağ, mineraller, vitaminler ve suya ihtiyaçları vardır. Proteinlerle balıkların kemikleri, kasları ve diğer organik kısımları gelişir. Karbonhidratlarla enerji oluştururken, vitamin sağlığın oluşumuna katkı sağlar, direnç'i ve kemik gücünü arttırır.
Yemleme balıkların bakımında oldukça önemlidir. Balıkların daha sağlıklı ve üretken olmaları için doğru yemleme yapmak mecburdur. Fazla ve yanlış yem verilirse balık yemez bu yem sadece suyu kirletir, balığın sağlığını olumsuz yönde etkiler. Balıkların doğal ortamlarında yedikleri yemleri temin edip, onu vermek en doğrusudur fakat bu bazen mümkün olmadığı için ona en yakın olanı yapmak yada satın alınmadır.

İpuçları ve uyarılar:

Canlı veya taze yemler besleyici ve en çok tercih edilen balıklar tarafından sevilen gıdalardır. Solucanlar, böcek larvaları, ve tuzlu su fleas karideslerini iştahlı bir biçimde hemen tüketirler. Akvaryum balıklarına yedirilecek olan canlı yemler hastalık taşımayacak ve bakteri oluşturmayacak bir biçimde olmalıdır. Bu sebeple, yem her zaman temiz yerlerden satın alınmalı ve bulundukları su kirli olmamalıdır. Ölü olanları ayıklanarak temizlenmelidir. Bu tarz canlı yemleri tuzlu suda bekletmekte fayda vardır. Balıkların ağız yapıları nasıl besleneceklerini gösterir. Ağızları aşağı doğru dönük olan balıklar dipten beslenme şekli ile beslenirler, batan yemler bulundurulmalı ve tercih edilmelidir. Tamamen bitkisel bir şekilde beslenen türler için yemler bir kaç çeşit olarak bulundurulmalı ve farklı markaların farklı içeriğe sahip yemleri tercih edilmelidir.

Akvaryum Balık YemiSuda yer alan canlı yemler;

Su Piresi: Daphnia. Kırmızı ve beyaz türleri vardır. Su piresi denmesinin nedeni su içerisinde kısa sıçramalar yaparak hareket etmesindendir. Toplanan su pireleri bir saat kadar temiz suda bekletilip arıtıldıktan sonra canlı kalanları toplanarak balıklara verilir. Cyclops: Büyük balıklar için, suyun orta katmanlarında yaşarlar. Saydam Kurt: Büyük balıklara verilir. Suyun üst kısımlarında yaşarlar. Bir cm. uzunluğunda iplik inceliğindedir. Şeffaf bir beyazlığa sahiptir. Suda dikine bir şekilde dururlar. Ani kıvrım hareketlerle yüzerler. Sivrisinek ve larvalar, bahçe havuzlarında ve su birikintilerinde yaşarlar. Bir cm. uzunlukta çamura gömülü bir şekilde dururlar, karanlık ve nemli bir ortamda uzun süre yaşayabilirler. Tubifex: Kirli sularda oluşurlar, pis sularda ve havuzlarda bulunur. Suyun dibinde bir kısmı zeminin içindedir. Solucana benzer koyu kırmızı bir renge sahiptirler. 3 cm. uzunlukta, kıl gibi ince ve sürekli hareketlidir. Yarısı toprakta gömülü bir şekilde olduğu için toprakla birlikte alınmalı ve temizlenerek balıklara verilmelidir.

]]>
Plati Balığı https://www.baliklar.gen.tr/plati-baligi.html Tue, 04 Sep 2018 12:39:20 +0000 Plati balığı, asıl olarak iki tür olan balık akvaryumunda misafir olan ve canlı doğuran olarak bilinen Poeciliidae ailesine mensup günümüzün sevilen bir balık türü olmaktadır. İlk olarak keşfedildiği vakit 1866 yılın Plati balığı, asıl olarak iki tür olan balık akvaryumunda misafir olan ve canlı doğuran olarak bilinen Poeciliidae ailesine mensup günümüzün sevilen bir balık türü olmaktadır. İlk olarak keşfedildiği vakit 1866 yılında Platypoecilus ve Platypoecilus, variatus olarak açılmasına rağmen uzun bir süre böyle anılması dolayısıyla akvaryum dünyası içinde aslında iki farklı tür olarak balıkların plati balığı olarak bilinmesine neden olmuştur. Bu balıklar doğal ortamlarda renkli değildir. Plati balıklarının vahşi türleri oldukça renksizdir ve kılıç kuyruk hibridlerine, doğal ortamlarında rastlanmazken 1910 yılından sonra akvaryum ortamlarında kılıç kuyruk ve plati balıkları ortaya çıkmıştır. Geliştirilmiş türlerle çeşitli renklere sahip olan balıklar akvaryumları süslemeye başlar. Bu balıklar dayanıklı ve kolay üreme özellikleriyle balık üretimine yeni başlayanlar tarafından çok fazla tercih edilen plati balığı  ölümü gerçekleşmesinde, suyun asidik derecesinin 7 derecenin altına düşüp düşmediği sürekli olarak kontrol edilmelidir.

Plati balığı türlerinden bazıları renklerine göre şu şekilde sıralanmaktadır: 

  • Mavi yada Yeşil Plati balığı,
  • Kan Kırmızı Plati yani berlin plati balığı,
  • Siyah Plati balığı,
  • Wag-Tail plati balığı çeşitli renkte gövdesi siyah kuyruğu ve yüzgeçleri de siyah renktedir,
  • Tuxedo Plati balığı,
  • Gün batımı yanu Sunset Plati balığı,
  • Micy Mouse Plati balığı,
  • Altın renkli yani Golden Plati balığı,
  • Mery Gold Plati balığı, 
  • Kanayan Plati givi isimlerle adlandırılır.

Plati balığı doğal ortamı Mexico, Belize, Guatemala, Honduras bölgesi nehri olmaktadır. Bu balık genel olarak bu bölgelerde yaşamını devam ettirir. Plati balığının boyutları genel olarak yetişkin erkek platilerde 6 santim ve dişi plati balıklarında 7 santime kadar büyüme gosterir. Plati balıkları yapısı itibariyle genellikle kırmızı kuyruk ve sarı renli olan sırt yüzgeci ve daha ince bir kuyruk yapısıyla tipik bir görüntü meydana getirir. Plati balığı cinsiyet tayini oldukça kolaydır. Erkek platiler daha ince yapılı ve küçük bir yapıdadır ve anal yüzgeçlerinde gonopodium adı verilen üreme organı vardır. Dişi plati balıkları ise daha iri ve dolgun olan vücut yapısında olmaktadır. Bu balıkların üreme organı olan gonopodiuma sahip olmazlar. Platiler barışçıl balıklar grubunda yer alır, karma akvaryumlarda yetişmesi kolaydır, akvaryumun her bölgesinde yüzerler. Akvaryumda tek bir dişi plati balığü varsa erkek plati balığı hırçın olabilir. Bu yüzden bir erkek için en az iki dişi plati balığı bulundurulması gerekir. Çok doğurgan olan platiler, uygun ortamlarda kısa zamanda çoğalma sağlarlar. Poecilia ailesine mensup olan diğer canlı doğuranlar, Corydoraslar, sert sulara uygun bir şekilde yaşayabilen tetra türleriyle bir arada rahatça yaşamlarına devam ederler. Akvaryumun su üstü ve diğer bitkiler ile dekore edilmiş olması, plati balıklarına daha huzurlu bir ortam oluşturur. Plati balıklarının sudan dışarıya atlamalarına önlem olarak akvaryumun üstünün kapatılması kesinlikle tavsiye edilir.

Plati Balığı

Plati balığı bulunduğu akvaryum tankında, 7-8 pH, 10-28 gH ve 20-26 derece sıcaklık olarak geniş sayılan su imkanlarında yaşam alanı bulmaları rağmen, en uygun değerler pH seviyesi 7 gH 18 derece sıcaklık 24 dere suda haftada bir kez klordan arındırılmış suyla akvaryum suyunun %20 olarak suyun değiştirilmesi uygun görülür. Plati balıkları temiz ortamda yaşamayı sever ve bu alanlarda yaşadıklarını daha sağlıklı olurlar.

]]>
Balık Tarifleri https://www.baliklar.gen.tr/balik-tarifleri.html Tue, 04 Sep 2018 20:48:39 +0000 Balık Tarifleri, Balık sağlıklı yaşamak isteyen herkesin evine haftada en az iki defa girmesi gereken bir besindir. Bizim ülkemiz üç tarafı denizlerle çevreli olduğundan, diğer dünya ülkelerine göre balık konusunda en şanslı Balık Tarifleri, Balık sağlıklı yaşamak isteyen herkesin evine haftada en az iki defa girmesi gereken bir besindir. Bizim ülkemiz üç tarafı denizlerle çevreli olduğundan, diğer dünya ülkelerine göre balık konusunda en şanslı olanlardandır. bu yüzden balığı sofranızdan eksik etmemenizi, çeşitli tariflerle değişik balık yemekleri yaparak sevdiklerinize sağlıklı ve lezzetli yemekler hazırlamanızı öneririz...

Hamsi Kaygana: Hazırlaması son derece kolay ve çok lezzetli bir yemek tarifidir. Karadeniz mutfağının en sevilen yemeklerinden bir tanesidir. İçinde bir çok sebzeyi ve balık barındırdığı için son derece sağlıklıdır. Bu vitamin deposu tarifi sevdiklerinize hazırlamanızı öneririz. Çok seveceklerinden emin olabilirsiniz. Kolay gelsin..

Hamsi kaygana malzemeler:
  • Kılçığı alınmış 100 gram hamsi
  • 4 adet pazı yaprağı
  • 2 adet kara lahana yaprağı
  • 1 adet pırasa
  • 5.6 dal maydanoz
  • 4 adet yumurta
  • 5 silme yemek kaşığı mısır unu
  • Yarım su bardağı sıvı yağ
  • Yeteri kadar tuz 
  • Kara biber
  • Pul biber
Hamsi Kaygana Hazırlanışı:

Öncelikle kara lahana yapraklarını kaynar suda bekletip acı suyunu süzün. bütün sebzeleri güzelce yıkayıp suyunu attırdıktan sonra ince ince doğrayın. Pırasaların üzerine bir miktar tuz atıp eliniz ile ovalayarak yumuşamasını sağlayın. Kara lahana yapraklarını da doğrayıp bütün doğranmış sebzeleri derin bir karıştırma kabının içinde karıştırın. Sıvı yağın yarısını üzerine gezdirin. Üzerine yumurtaları kırın. Mısır ununu ve baharatları ilave ettikten sonra undaki topaklanmalar tamamen yok oluncaya kadar karıştırın. En son ayıklanmış hamsileri de ilave edip bir miktar daha karıştırın.

Teflon bir tavayı ocağa alın. Üzerine geri kalan sıvı yağı ilave edin. Yağ yeterli kızgınlığa ulaşınca kaygana' yı tavanın her tarafını kaplayacak şekilde yayın. Orta ateşte altı kızarıncaya kadar pişirin. Daha sonra bir kapak yardımıyla altını çevirerek üst kısmını da aynı şekilde pişirin. Sıcak olarak servis edin. Afiyet olsun.

Balık Tarifleri
Fırında levrek malzemeler:
  • 2 adet orta büyüklükte levrek
  • Bir kaç tane defne yaprağı
  • 1 adet limon
  • bir çorba kasesi karides
  • 3 adet orta irilikte patates
  • 3 diş sarımsak
  • 10 adet kültür mantarı
  • 10 adet çeherry domates
  • 1 çorba kasesi rendelenmiş domates
  • Bir küçük kase ince ince doğranmış maydanoz
  • Yeteri kadar tuz
  • Karabiber
  • Bir miktar zeytin yağı
Fırında levrek hazırlanışı:

Öncelikle patatesleri soyup yuvarlak şekilde dilimleyin. Daha sonra fırın tepsisinin dibini yağlayıp patatesleri döşeyelim. Patateslerin üzerine bir miktar tuz ve karabiber ilave edip, sarımsakları dilimleyip patateslerin üzerine yerleştirin.
Levreklerin arasına defne yaprağı yerleştirip patateslerin üzerine koyun. Diğer malzemeleri balıkların çevresine dilimleyerek yerleştirin. En son balıkların üzerine limon dilimleri yerleştirin ve zeytin yağı gezdirin. Üzerini folyo ile kaplayıp 200 derecede yaklaşık yarım saat pişirin. indirmeye yakın folyoyu kaldırıp levreklerin üzerinin bir miktar kızarmasını sağlayın. Afiyet olsun.
]]>
Balık Pastırması https://www.baliklar.gen.tr/balik-pastirmasi.html Wed, 05 Sep 2018 20:44:01 +0000 Balık pastırması, Ege Denizi'nin büyük balıklarından olan akya balığının çemenle birleştirilmesiyle elde edilir. Bu balığın en büyük özelliği, yağsız ette olmasıdır. Akya balığı, yağsız ette olması neden Balık pastırması, Ege Denizi'nin büyük balıklarından olan akya balığının çemenle birleştirilmesiyle elde edilir. Bu balığın en büyük özelliği, yağsız ette olmasıdır. Akya balığı, yağsız ette olması nedeniyle çok çabuk kurur. Bu sebeple balık pastırması yaparken akya balığı tercih edilir.
Balık pastırması genellikle meze olarak tercih edilir. Yapımı kolay ve tadı oldukça lezzetli olan balık pastırmasının yapımında bazı püf noktalar vardır.

Balık Pastırması Yapımının Püf Noktaları
  • Balık pastırması hazır hale geldiği zaman çok yumuşak olmalıdır.
  • Balık pastırmasının tuzu iyi ayarlanmalıdır. Aksi takdirde istenilen sonuç elde edilemez.
  • Pastırma yapılacak balığın kanı iyice temizlenmelidir ve 1 gün suda bekletilmelidir.
  • Suda 1 gün bekletilen akya balığı, balık pastırması yapılacağı zaman soğuk suyla iyice yıkanmalıdır.
  • Balık pastırması yapımında kullanılacak olan çemen kaliteli olmalıdır, aksi takdirde kötü koku yapabilir.
  • Balık pastırmasının en az 40 gün kurumaya bırakılması gerekir.
Balık Pastırması
Balık Pastırması için Gerekli Malzemeler
  • Çemen 
  • 1 paket kaya tuzu
  • 1 adet 10 kiloluk akya balığı 
Balık Pastırmasının Yapılışı
 
Balık pastırması yapmaya akya balığını kılçıklarından ayırmakla başlayın. Akya balığının 3 adet filetosunu çıkartın ve 1 gün soğuk suda bekletin. Suda bekleyen filetoları kanlarından temizleyin ve detaylı bir şekilde yıkayın. Balıkları döverek yassı hale getirin. Filetoların üzerine 1 paket kaya tuzunu serpin. Tuzu filetolara yedirin ve 1 hafta güneşli bir ortamda beklemeye bırakın. 1 hafta sonunda filetoları tekrar soğuk suyla yıkayın ve filetoları 1 gün soğuk suda bekletin. Filetoları bir bezle kurulayın ve üzerini çemenle kaplayıp tekrar güneş alan bir ortamda bekletip, kurumaya bırakın. Kurumaya bırakılan balıkların hava alan ortamda muhafaza edilmesine dikkat edin. Çemen ele yapışmayacak kıvama geldiği zaman, balık pastırması hazırdır. Balık pastırması ince dilimler halinde kesilir.
]]>
Kolyoz Balığı https://www.baliklar.gen.tr/kolyoz-baligi.html Thu, 06 Sep 2018 14:03:32 +0000 Kolyoz balığı, yurdumuzun bütün sularında yaşam alanı bulur ve bu balık bütün yörelerde kolyoz adıyla bilinir. Bu balıkların küçük olanlarına koloridya adı verilmektedir. Scomber japonicus ismi bilimsel olarak verile Kolyoz balığı, yurdumuzun bütün sularında yaşam alanı bulur ve bu balık bütün yörelerde kolyoz adıyla bilinir. Bu balıkların küçük olanlarına koloridya adı verilmektedir. Scomber japonicus ismi bilimsel olarak verilen bir isimdir. Bu balık yabancı kaynaklarda, İngiltere ve ABD'de chub mackerel ve american mackerel adıyla, ASBD'de blue mackerel adıyla, Almanya'da japanische makrele, Yugoslavya'da lokarda, Polonya'da makrele kolias, Fransa'da vizet, Rusya'da yaponskaya skumbriya, Yunanistan'da ise kolios isimleri ile bilinir. Bu balığın çok yakın türü ve hatta neredeyse aynısı olan scomber colias balığı cinsi bilimsel ismiyle anılan balığa yurdumuz sularında çok rastlanmaz. Bu balığa daha çok Atlantik okyanusunda rastlanır ve en çok da Amerika kıt'ası kısımlarında yaşam alanı bulur. Kolyoz balığı vücut yapısı yuvarlak bir şekildedir, bu balığın küçük olan pulları çok iyi intibak etmiştir, balığın derisine kadifemsi bir yumuşaklık oluşturur. Balık yenilecekse eğer pullarının temizlenmesi gerekmez. Kolyoz balığının kafasıyla ağzı uzun ve büyüktür, gözleriyse vücuduna ve kafasına göre oldukça büyüktür. Balığın bu özelliği ayırt edici bir özelliktir. Kuyruk yüzgeci çatal şeklindedir. Sırtı mavi yeşil vücuduna dik inen 23-30 adet arası çizgilerden oluşur. Sırt deseni çok şık ve oldukça göz alıcıdır. Kolyoz balığı yan tarafı sarımsı beyaz karnı gümüşi beyaz renktedir, yanlarında yer yer sarı lekeler benekler göz alıcı bir şekilde belirir.

Kolyoz balığı uskumru balığına benzer bir yapıda ve uskumruya benzer bir şekildedir. Bu balıklar birbirlerine çok benzerlik gösterirler ve bu balıkları tanımayanların ayırt etmesi oldukça zordur. İki balığın farklı belirtileri vardır ve bunları bilenler bu iki balığı rahatça ayırt edebilir. Kolyoz balığıyla uskumru balığının en büyük farkı gözleri ve ağızlarıdır. Kolyoz balığı gözleri daha iri ve ağzı daha uzundur. Kolyoz balığı şekil itibariyle daha vahşi ve daha yırtıcı bir görünüm oluşturur. Uskumrunun gözleriyse daha küçük ve ağzı kafasıyla daha uyumlu büyüklüktedir. Bu balıklara ilk olarak bakıldığında bu balıklar  arasındaki ayırt edebileceğiniz en iyi  görünür fark bu olacaktır. Ayrıca kolyoz balığı birinci sırt yüzgeci uskumruya oranla daha dik ve üçgen bir şekilde belirir. Kolyoz balığında ki diğer farklılıkları tespit etmek o kadar kolay olmayacaktır. Bir de uskumru balığında yüzme kesesi bulunmaz fakat kolyoz balığında yüzme kesesi bulunur. Balığı temizlerken karşılaşacağınız yüzme kesesi kesin tanımı yapmanızı sağlayacak. 

Kolyoz Balığı

Kolyoz balığı, pelajik balık özelliğinde olan bir balık türüdür. Kolyoz balığının bu özelliğini açıklamak gerekirse eğer genel itibariyle kolyoz balığı büyük sürüler halinde 0-300 metre derinliklerde dolaşmasıdır. Sabit bir yere bağlı değildir ve sürekli olarak gezer. Kolyoz balığı gezici balık türü içerisindedir.Fakat yurdumuzda bulunan kolyoz balıkları çok fazla göç yapmazlar. Ülkemizde Marmara denizinde daha çok rastlanır fakat gün geçtikçe sayıları azalmaktadır. Bunun ilk nedeni aşırı derecede yapılan avcılık ve deniz kirliliği olmaktadır. 

Kolyoz balığı başlıca beslenme gıdaları kendileriyle aynı sularda bulunan hamsi balıkları, sardalya balığı, istavrit balığı, çaça balığı gibi diğer pelajik balıkların yavruları, planktonlar ve küçük kabuklu canlılar olmaktadır. Kolyoz balıklarının üremeleri ilkbahar aylarında gerçekleşir. Bu balıklar su sıcaklığının 15-20 derece arasında olduğunda yumurtalarını bırakması gerçekleşir. Dişi bir kolyoz balığı 100,000-400,000 adet arasında yumurta oluşturur. Yumurtalar pelajiktir döküldükleri orta sularda yüzme gerçekleştirir. Çevre şartlarına göre 4 ile 5 gün arasında açılan yumurtalardan çıkan yavrular 2-3 yaşında cinsel olgunluğa ulaşır. Kolyoz balıklarının yaşam süreleri 18 yıl kadar olduğu bilinmektedir. Yurdumuzda ortalama olarak boyları 20-25 santim kadarken, 65 santim bo]]> Kefal Balığı https://www.baliklar.gen.tr/kefal-baligi.html Fri, 07 Sep 2018 06:11:50 +0000 Kefal Balığı, İngilizce de Striped Mullet Mugilidae familyasına üyedir. Kefal balığı Has Kefal olarak da bilinmektedir. Sazan balığının akrabası olarak bilinen kefal balığı ülkemizde de çok sık bulunan bir balık çeşidid Kefal Balığı, İngilizce de Striped Mullet Mugilidae familyasına üyedir. Kefal balığı Has Kefal olarak da bilinmektedir. Sazan balığının akrabası olarak bilinen kefal balığı ülkemizde de çok sık bulunan bir balık çeşididir. Özellikle üremeleri  ülkemizde Nisan ayında başlar ve bazı bölgeler de Haziran ayının sonuna kadar devam eder. Kefal balıkları şekilsel olarak füze şeklinde olup hafif basıktır. Kefal balıklarının üst dudak kısımları yumuşatır ve pürüzsüz görünmektedir. Kafası iridir. Üst kısımları pullu ve sert görünmektedir. Pişirilmeden önce temizlenmesi gerekir. Ağzın da sadece kadife dişleri bulunur.  Gözleri iri ve bir perde ile kapalıdır. Renk olarak vücutlarının üst yanı sırt kısmı gri, yanları ise mavimsi bantlara benzemektedir. Kör bağırsak iki kısımdan oluşmaktadır. Kefal balıkları ortalama 10-15 yıl yaşar ve 60-70  cm boy ve 9 kilo ağırlığı erişebilirler. Kefaller diğer balıklardan göz üzerin de kalın yağ kapakçığı ve anüs isin sayısının azlığı ile ayrılırlar. 


Kefal balıkları lavralar, tatlı su kefali, suya düşen tırtıllar, sinekler, çekirge, kendinden küçük balıklar, yavru su kuşları, küçük kabuklular, suya düşen bitkiler, yosunlar, kiraz ve dut gibi meyve parçaları ve tohumlarıyla doğal olarak beslenmektedir. Kefal balıkları genellikle akarsuları sevmektedir. Temiz, durgun ve berrak suları bulunan göletler de çok sayıda bulunurlar. Kefal balıkları bu tip göletlerin genellikle kuytu yerlerinde yaşarlar. Yanı kayalıkların, ağaçların, kamışlıkların, sık bitki örtülerin suların üzerine eğildiği gölgelik sessiz kısımları tercih etmektedir. Kefal balıkları avlanma zamanların da suyun yüzeyine çıkarlar. Kış ayların da ise suyun daha derinliklerine çekilirler. 

Kefal Balığı
Kefal balıklarının avlanılması zor olmak ama zevkli olmaktadır. Yapısal olarak ürkek, çekingen  ve zeki olan kefal balıklarını avlarken ince misina kullanılması önerilmektedir. Kullandığınız oltanın bedeni kalın olursa çok çabuk fark eder. Ürkek bir yapıya sahip olan kefal balığını avlarken  avlanma yerine sessizce yaklaşılmalıdır. Avlanma esnasında kendinizi göstermemeye dikkat edin. Oturmalı ve gizlenmiş olmanız gerekir. Gölgenizin dahi suyun yüzeyine yansımasına engel olmasınız. Çünkü kefal balıkları ürkek ve ayını zaman da çok zeki balıklardır. Kefal avlanırken genellikle doğal yemler kullanılmaktadır. Olta yemine ürkek yaklaştığı için şamandıranın uzun ve ince olan kalem şamandıra kullanılması önerilmektedir. Böylece kefal balığı yemi daha rahat kapabilir. 

Kefal balığını avlarken doğal yem olarak; ekmek içi, solucan, tavuk ciğer, kemik kurdu, tırtıl, arı, sinek, sümüklü böcek ve küçük balık türleri ve bulunduğunuz yer de yetişen meyve de kullanabilirsiniz. Ciğer gibi ürünleri yem olarak kullanırken balığın oltaya daha kolay takılabilmesi için ciğerleri iğne büyüklüğünde iğneyi kapatacak şekilde doğrayın ve suyu çekilene kadar bekleyin. Göçmen olmayan kefal balığı yaz ayları dışında çok lezzetlidir. Genellikle bütün denizlerde yetişir. Özellikle sonbahar, ilkbahar ve kış aylarında lezzetli olması nedeniyle çok sık tercih edilir. Kefal balığının pilakisi ve buğulaması yapılmaktadır. Aynı zaman da tütsülüsü tercih edilmektedir.
]]>
Astronot Balığı https://www.baliklar.gen.tr/astronot-baligi.html Sat, 08 Sep 2018 02:01:36 +0000 Astronot balığı, Güney Amerika'da Amazon nehrinde doğal yaşamlarını süren, oldukça saldırgan balıklardır. Oscar adıyla da tanınırlar. Boyları yaklaşık 30-40 cm arasında olabilir. Özellikle küçük boydaki, za Astronot balığı, Güney Amerika'da Amazon nehrinde doğal yaşamlarını süren, oldukça saldırgan balıklardır. Oscar adıyla da tanınırlar. Boyları yaklaşık 30-40 cm arasında olabilir. Özellikle küçük boydaki, zayıf balıklarla aynı akvaryum içinde beslenmeleri tavsiye edilmez. Bu saldırgan ve etobur balıklar, aynı zamanda otçulda beslenebilir. Akvaryumun büyük olması, su sıcaklığının 23-37 derecede, sertlik derecesinin 6,5-7 olması astronot balığı beslemek için uygundur. Balığın bakımı oldukça deneyim istediğinden, amatörler için tavsiye edilmez.

Uygun şartlar oluşturulursa, balıklar eşleriyle birlikte akvaryumda üretilebilir. Yumurtalara erkek ve dişiler birlikte bakarlar. Bir defada yaklaşık 2000 yumurtayı düz bir yüzeye bırakan astronot balığı, kısa sürede gelişir. Büyük boyda olduklarından, mutlaka akvaryum geniş tutulmalıdır. Küçük akvaryumlarda yaşayamazlar. Hemen strese girme özellikleri vardır. Beslenmede iştahı açık bir balık olduklarından, suyu çok kirletebilirler. Bu yüzden filtreleme sistemi çok uygun şekilde kurulmalıdır. Beslenmeleri için sert yapıdaki çiklet türleri tercih edilebilir. Özellikle tavuk ciğerini çok sevdiklerinden, haftada bir defa olsa da, balıkların beslenmesinde yer almalıdır.

Astronot Balığı

Ortalama yaşam süreleri 10 yıl kadar olsa da, daha uzun süre yaşadıkları da bilinir. Güçlü bir yapıda olduklarından, akvaryumun dibine konulan bitki, çakıl ve taşları bile oynatabilirler. Ancak dost canlısı olduklarından, sahipleriyle de iyi anlaşırlar. Buna rağmen akvaryumun içinde lepisdes, moli, japon balığı gibi balıklarla birlikte bakılamazlar. Astronot balıklarında cinsiyet ayrımının yapılması oldukça güçtür. Sadece üreme döneminde tüp çıkaran balıklarda buna göre cinsiyet ayrımı yapılması söz konusu olabilir. Çünkü dişilerdeki tüp geniş ve oval yapıda, erkeklerde ise hem sivri, hem de dardır. Büyüme erkeklerde daha hızlıdır. Astronot balıklarının bakımı zor olduğundan, akvaryumda en fazla onarlı grupların bakılması önerilir.

]]>
Kaya Balığı https://www.baliklar.gen.tr/kaya-baligi.html Sat, 08 Sep 2018 22:21:38 +0000 Kaya Balığı, Gobiidae familyasından olan kaya balığının 200 fazla Çinsi ve 2.000 den fazla da türü bulunmaktadır. Disk şeklinde leğen yüzgeçlere sahip olan kaya balığı, genellikle kayalara ve mercanlara uyum içerisinde Kaya Balığı, Gobiidae familyasından olan kaya balığının 200 fazla Çinsi ve 2.000 den fazla da türü bulunmaktadır. Disk şeklinde leğen yüzgeçlere sahip olan kaya balığı, genellikle kayalara ve mercanlara uyum içerisinde olarak emicilik yaparken görülebilmektedir. Aynı zamanda, kaya balıkları akvaryumda da tankın cam duvarına yapışmış ve esmer bir şekilde görülmektedirler.

Kaya balıkları beş türe bağlı olarak yüzlerce yumurtayı bitki örtüsü, mercan ya da bir kaya üzerine bırakabilmektedirler ve döllenen yumurtaları da, erkek avcılardan koruyabilmek amacıyla dişi kaya balıkları, yumurtaların üzerine tortu bırakmaktadırlar. Larvaların yumurtadan çıkma işlemi birkaç gün sürmektedir ve ilk çıktıklarında şeffaf bir halde olmaktadırlar. Daha sonra ise, kendilerine uygun bir alan bulmanın ardından renklenmeye başlamaktadırlar. Sıcak sularda yaklaşık bir ay içerisinde, serin sularda ise, iki yıla kadar uzayabilen bir zaman içerisinde yetişkin boylara ulaşabilmektedirler.

Kaya balıklarının birkaç türü, seks için cinsiyet değiştirebilmektedir ve erkek cinsiyete geçebilmektedir. Kaya balıkları genellikle dişi olarak dünyaya gelmekte ve cinsiyet değiştirmeleri ise, yumurtalarını korumak için olmaktadır. Kaya balıkları, türleşmenin erken evrelerinde evrilmektedir. Karidesler ile ilişki kuran kaya balıkları, karidesin kum yuvalarında beraber yaşamaktadırlar ve bir birleri ile temas kurmak için karidesin antenlerini kullanmaktadırlar. Bu kaya balıklarına bekçi ya da karides balığı adı verilmektedir. Kaya balığı sayesinde, karidesler yaklaşan tehlikelerden haberdar olabilmektedirler. Aynı zamanda, kaya balıkları da yumurtaları için güvenli bir yer bulmuş olmaktadırlar ve böylece kaya balığı ile karides çıkar ilişkisi kurmuş olmaktadırlar.

Kaya Balığı

Ukrayna’da ciddi bir ticari önemi bulunan kaya balığı, Azak denizi ile Karadeniz’de avlanmaktadır. Kaya balıklarının ticarette en fazla yer tutanları ise, yuvarlak kaya balığı, maymun kaya balığı, kurbağa kaya balığı ve İtalya'da çokça avlanan bir ticari balık olan çimen kaya balığıdır.

Ayrıca, kaya balıklarının birkaç türü de akvaryumlar için ideal olmasından dolayı çokça tutulmaktadırlar. Kaya balıkları içinde akvaryumda en fazla tutulan kaya balığı türü ise, neon kaya balığı türü olmaktadır. Bekçi kaya balığı da denilen randall karides kaya balığı ise, tuzlu su akvaryumlarında sıkça tutulmaktadır. Kaya balıkları akvaryumda bulunan diğer balıklar ile kendi huzurlu bölgelerini oluşturarak geçimli ve uyumlu bir şekilde yaşayabilmektedirler. 

]]>
Hamsi Balığı https://www.baliklar.gen.tr/hamsi-baligi.html Sun, 09 Sep 2018 08:06:53 +0000 Hamsi balığı, engraulidae familyasına ait olan bir balık türü olduğu bilinmektedir. Hamsi balığı Karadeniz kıyılarında ve Marmara kıyılarında yaşam alanı bulmaktadır. Hamsi balığı bu bölgelerde insan yaş Hamsi balığı, engraulidae familyasına ait olan bir balık türü olduğu bilinmektedir. Hamsi balığı Karadeniz kıyılarında ve Marmara kıyılarında yaşam alanı bulmaktadır. Hamsi balığı bu bölgelerde insan yaşamıyla birleşen ve burada yaşayan insanların genelinin geçim kaynağı olan bir balıktır. Bu bölgelerde yaşayan insanlar balıkçılığa merak saldığı için hamsi balığı avı ve bu sayede balıkları satarak para kazanmaları bilinen hususlardan olmaktadır. Hamsi balığı sürüler halinde yaşar ve 20 santime kadar büyüme gerçekleştirir. Ocak ayı ve mart ayı arasında beslenmek için sahillere yaklaşır, bu sayede balıkçılık yapan kişilere bol av verir. Hamsi balığı sabah vakitlerinde 30-40 metre derinliklerde, gece vakitleri ise yüzeye yakınlarda dolaşmaktadır. Hamsi balığı 1 yaşından itibaren olgunluğa erişim gösterir. Bu balık 180-200 derece sularda, 20-60 metre derinliklerde ve az tuzlu sularda üreme göstererek yaklaşık olarak kırk bin yumurta oluşturur. Bu balığın eti oldukça lezzetlidir. Balık lezzetli olduğu kadar çeşitli tüketim yönleriyle ekonomik değeri yüksek olan bir balık türü olmaktadır. Aşırı derecede avlanmasında eko sistem dengesi bozulur ve bundan dolayı bu balığın yetişme alanı ve üreme alanı daralır.

Hamsi balığı, vücut şekli itibariyle vücut iğ şeklinde hafif yassılaşmış olup yanlarda yuvarlak bir şekilde yapı oluşturmaktadır. Bu balıkta alt dudak belirgin değildir ve hatta yoktur. Balığın üst çenesi ise uzundur. Hamsi balığının sırt rengi koyu mavi siyahımsı bir renk olarak belirginleşir, alt tarafı açık renkli olmaktadır. Balığın yan tarafları parlak bir renge sahiptir. Ortalama olarak 40.000 yumurta oluştururlar, ömürleri 4-5 yıl kadar olmaktadır. Hamsi Karadeniz hamsisi Azak ve Karadeniz olmak üzere iki türe ayrılmaktadır. Azak türünde hamsisinin burnu daha küt olarak belirir. Azak Denizinde üreyerek kışlamak üzere güneye sonra Orta Karadeniz ve Doğu Karadeniz bölgesine ilerleme gösterirler. Nisan ayı sonundaysa kuzeye doğru göç ederler. Karadeniz hamsisi ise Kuzeybatı Karadeniz'de üreme gerçekleştirir, kışlamak amacıyla Kasım ayından Şubat ayına kadar Trakya kıyılarına doğru ve Marmara kıyılarına doğru göç gerçekleştirirler. Nisan ayındaysa yumurtlamak için Karadeniz bölgesine ilerleme gösterirler.

Hamsi Balığı

Hamsi balığı, sadece Karadeniz bölgesinde olmamakla birlikte Marmara bölgesinde de çıkan daha küçük olan ve göç gerçekleştirmeyen bir hamsi türü de vardır. Aynı tür hamsi balığı Kuzey Ege bölgesinde de bulunur. Bu hamsinin sırt rengi daha açık bir renkte belirmektedir. Hamsi özellikle Karadeniz yöremizin temel gıdası ve temel protein kaynağı olarak bilinmektedir. Bu balığın fiyatının uygun olmasından dolayı oldukça geniş kitleler tarafından tüketilmesi için farklı bölgeleri avlandıktan sonra dağıtımı yapılır. Hamsinin hemen hemen her türlü yemeği yapılmaktadır. Hamsi balığından ızgara, hamsi balığı tavası, fırında hamsi balığı, hamsi balığı kağıt kebabı, hamsi balığı buğulama, hamsi balığı pilaki, hamsi balığı yahni gibi farklı yemekleri yapılır. Bu balık siyah etli balık olmasına rağmen buğulamaya son derece uygun olmaktadır. Yaz aylarında yağsız olduğu için ızgara yerine tava yada buğulaması daha fazla tercih edilir. Kış aylarında yakalanan hamsi tuzlanarak saklanır. Buna ançovi denilmektedir. Hamsi balığı ayrıca balık yağı ve balık unu üretiminde de kullanılır.

]]>
Lepistes Balığı https://www.baliklar.gen.tr/lepistes-baligi.html Sun, 09 Sep 2018 21:01:57 +0000 Lepistes balığı, akvaryumları renklendiren ve çeşit çeşit renge sahip olan süs balıklarıdır. Lepistes balığı üreme gerçekleştirmesi oldukça kolay olan, uygun ortamı bulduğunda sürekli olarak yavru üreten balıklard Lepistes balığı, akvaryumları renklendiren ve çeşit çeşit renge sahip olan süs balıklarıdır. Lepistes balığı üreme gerçekleştirmesi oldukça kolay olan, uygun ortamı bulduğunda sürekli olarak yavru üreten balıklardan olmaktadır. Bu balık türü yavrularını canlı olarak çıkaran tek balık türüdür. Akvaryum ortamında kolayca üreyebilen lepistes balığı çok çeşitli şartlara uyum sağlamaktadır. Ülkemiz şartlarında 1-10 lira arasında değişen fiyatlarda alıcı bulmaktadır. Bu balığın uygun olan fiyatından dolayı her akvarist yaşamı boyunca en az bir defa da olsa bu balığı akvaryumunda beslemek istemiştir, yavru alımı kolay olduğundan dolayı binlerce yavru sahibi olmuştur. Canlı doğuranlar grubunda yer alan lepistes balığının Latince adı Poecilia reticulata olmaktadır. Asıl kökeni Orta Amerika bölgesi olan lepistes balığı günümüzde balık üretim çiftliklerinde çoğaltılıp fazlaca yayılmaktadır. Lepistes balığı doğal yaşam alanında hem etçil hem de otçul bir rejime sahiptir. Lepistes balığı akvaryumlarda da aynı şekilde hem etçil hemde otçul olarak beslenme gerçekleştirir. Bu balık akvaryumda canlı böceklerle beslenebilir. Lepistes balıkları kendi türünde olan balıklara ve diğer türden olan balıklara karşı barışçıl bir davranış sergilemektedirler. Akvaryumun orta ve yüzey kısımlarında yüzmekten oldukça zevk alırlar. Lepistes balıklarında cinsiyet ayrımı yapmak oldukça kolay olmaktadır. Bu balıklarda genel olarak dişiler erkeklerden daha büyük olurlar. Erkek balıklar arka yüzgeçleri daha geniş, renkli ve daha gösterişli olmaktadır. Bu balıklar canlı doğuran balıklar kategorisinde olduklarından dolayı yavrulaması ve yavruların akvaryumda büyütülmesi oldukça kolaydır.

Lepistes balığı hassas yapıya sahip olan fakat bu özelliğini belirtmeyen bir yapıya sahiptir. Lepistes balıklarını sağlıklı bir şekilde beslemek ve bu balıklardan sağlıklı yavrular alabilmek için akvaryumda şu fiziki şartlar oluşturulmalıdır: Akvaryum suyu sıcaklığı ortama olarak 18–28 santigrat derece arasında olması gerekmektedir. Su sertliği 9–19 dH arasında olmalı, pH değeri ise 7.0–8.0 arasında olmalıdır. Ülkemizdeki musluk suları yaklaşık olarak bu pH değerlerindedir fakat akvaryumlarda kullanılmasında pekte sağlıklı değildir. Ancak su akvaryuma eklenmeden önce bir iki gün dinlendirilerek daha sonra akvaryuma ilave edilmelidir. Lepistes balığı en az 45 litre su hacmine sahip akvaryumlarda beslenmelidir. Akvaryumun boyutu ne kadar büyük olursa lepistes balıkları o kadar sağlıklı olacaktır ve büyüyüp gelişmeleri de buna bağlı olarak daha belirgin bir şekilde gerçekleşecektir. Lepistes balıkları en fazla büyüdüğü boy erkekler için 4 cm, dişiler için 6 cm olmaktadır. Dişi lepistesler renksiz ve gösterişten uzak bir yapıdadır. Ancak erkek Lepistes balıkları renkli gövdesiyle ve gösterişli kuyruk yapısıyla oldukça güzel bir görünüm oluşturur.

Lepistes Balığı
Lepites balığı gebelik süresi yaklaşık olarak 20-30 gün arasında olmaktadır. Balıkların gebelik döneminde ki bu süreç akvaryumdaki fiziki şartlara, genetik yapıya bağlı alarak 20-45 gün arasında değişim gösterebilir. Üremenin akvaryumda sağlıklı bir şekilde oluşması için dişi balık sayısı erkek balık sayısının iki katından fazla olmalıdır yani balıklar koloni şeklinde oluşturulmalıdır. Yavrulayacak olan dişi balığın karın kısmı siyah renge bürünür. Bu durum fark edildiğinde dişi balık yavru akvaryumuna yada ana tankta bulunan yavruluk kısmına alınır. Böylece dişi balık erkek balıktan ve akvaryumda bulunan diğer faklı türden olan balıklardan korunmuş olacaktır. Lepistes balıkları doğduktan 3 ay sonra cinsel olgunluğa erişir ve yavrulamaya uygun hale gelir. Lepistes balığı akvaryumunda akvaryum tabanı ince bir kumla kaplanmalıdır. Canlı bitkiler akvaryumda bol miktarda kullanılmalıdır. Yavru balıkların hayatta kalabilmeleri için canlı bitki kurtarıcı durumundadır ve balıklar bu sayede kendilerine korunma alanı bulurlar.]]> Balık Salatası https://www.baliklar.gen.tr/balik-salatasi.html Mon, 10 Sep 2018 19:11:00 +0000 Balık salatası, dünyada ve ülkemizde oldukça fazla bir şekilde tüketilen ve birçok yiyecekten daha çok faydası bulunan yiyecekler arasında yer almaktadır. Balık salatası özellikle deniz kenarlarında bulunan balık restora Balık salatası, dünyada ve ülkemizde oldukça fazla bir şekilde tüketilen ve birçok yiyecekten daha çok faydası bulunan yiyecekler arasında yer almaktadır. Balık salatası özellikle deniz kenarlarında bulunan balık restoranlarında ya da diğer restoranlarda rahatlıkla bulunabilmektedir. Özellikle ülkemizin batı kesimlerinde balık salatası bazen bir meze bazen yemeklerin yanında ekstra bir yiyecek olmaktadır. Balık salatası, son derece lezzetli ve herkesin yapabileceği bir yiyecektir. Bu nedenle sizlerde balık salatasını evlerinizde rahat bir şekilde yapabilirsiniz. Üstelik balık salatası yaparken balıkları kızartmayacağınız için evinizde herhangi bir balık kokusu olmayacaktır. bu nedenle gönül rahatlığı ile balık salatasını yaparak sofralarınıza farlı lezzetler katarak aynı zamanda sofraların süslenmesini sağlayabilirsiniz. Balık salatasının özellikle çocuklarda olmak üzere birçok faydası vardır. Vücuda omega üç desteği olan bu mükemmel yiyecek aynı zamanda çocuklarda bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlamaktadır. İşte bu özelliği ile balık salatası hem mükemmel bir lezzet hemde bir sağlık deposu olmaktadır. Birazdan gerekli olan malzemelerle birlikte balık salatası yapılışına geçeceğiz. Bu salatanın yapılışı sırasında başka şeylerle meşgul olmamak için gerekli hazırlıkları önceden yapmanızı tavsiye ederim.

Malzemeler: 
  • Birkaç adet balık,
  • Beş adet yeşil soğan,
  • Yarım çay bardağı zeytin yağı,
  • İki adet sivri biber,
  • Yarım limon ve bir miktar tuz,
  • Bir miktar salatalık turşusu, (miktarı isteğe bağlıdır)
  • Yarım demet dere otu
Yapılışı:

Öncelikle hijyen açısından gerekli önlemleri aldıktan sora artık yavaş yavaş balık salatası yapılışına geçebiliriz. Şimdi balıkların kılçıklarını ayıralım ve iyice yıkayalım. Fakat belirtmek isterim ki balıkların içinden çıkan kılçıkları iyice temizlemelisiniz. Aksi halde salata hazır olduktan sonra bu kılçıklar ağzınıza takılabilir.  Bunun ardından balıkların derisini de soyduktan sonra bir güzel haşlamanız gerekmektedir. Haşlama işlemi direk olarak  balık salatasının lezzetini etkileyecektir. 

Balık Salatası
Temizlenmiş ve haşlanmış olan balıkları bu aşamada küçük dilimlere ayırınız. Bu dilimler bir parmak boyunun çeyreği kadar olmalıdır. Öyle ki bu dilimler bir salataya yakışacak boyutta olmalıdır. Ardından malzemelerde bahsettiğimiz dere otunu küçük küçük kıyın. Tabi ki bu işlemi yapmadan önce yine hijyene önem verin ve bu dere otunu temizce yıkayın. Bu işlemin ardından soğanları da temiz bir şekilde yıkayın ve halka halka doğrayın.  Bu aşama genel olarak yeşillik aşaması olduğu için biberleri de bu aşamada yıkadıktan sonra halka şeklinde doğrayalım ve çekirdeklerinden ayıralım. Bu çekirdekler yine lezzeti etkileyecektir. 

Yeşillik işlemi de tamamlandıktan sonra bu yeşilliklerin üzerine salatalık turşusunu ince ince doğrayın. Daha sonra bu malzemelerin tümünü genişçe bir kap içerisinde iyice karıştırın ve üzerine zeytinyağı, limon ve tuzu isteğe göre atın. Bu işlemden sonra salata neredeyse hazırdır. İyice karıştırın ve uygun şekillerde servise hazır hale getirin. Bu salatanın yanına farklı yiyecekler ilave ederek serisi daha süslü hale getirebilirsiniz. 
]]>
Balık Çorbası Tarifi https://www.baliklar.gen.tr/balik-corbasi-tarifi.html Tue, 11 Sep 2018 08:19:39 +0000 Balık Çorbası Tarifi, Kış aylarının vazgeçilmesi olan çorba çeşitlerinin arasına balık çorbası da yer almaktadır. Zengin vitamin kaynağı olması ve lezzetli olması nedeniyle  çok sık tercih edilmektedir. Balık çorbası Balık Çorbası Tarifi, Kış aylarının vazgeçilmesi olan çorba çeşitlerinin arasına balık çorbası da yer almaktadır. Zengin vitamin kaynağı olması ve lezzetli olması nedeniyle  çok sık tercih edilmektedir. Balık çorbası için kullanılacak balık çeşidi kişilerin isteğine göre değişmektedir.  Balık çorbasının yapılışı şu şekildedir;

Malzeme Listesi; 
  • 1 adet orta boy deniz levreği 
  • 2 adet yemeklik orta boy soğan
  • 6 su bardağı su 
  • 1 adet orta boy yemeklik patates
  • 1 adet havuç
  • 1 demet maydanoz
  • 2 diş orta boy sarımsak
  • bir tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 4 çorba kaşığı zeytin yağı 
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1 adet orta boy limon
  • 2 adet yumurta sarısı 
Balık Çorbasının Yapılışı;

Balık çorbası için orta büyüklükte bir tencereye su koyun ve kaynatın. Suyunuz kaynarken diğer taraftan balıklarınızı temizleyin. Temizlediğiniz balığı kaynayan suyun içine koyun. Daha sonra bir adet soyup temizlediğiniz soğanı ilave edin. Haşlanan balık ve soğanı bir kevgir yardımıyla sudan çıkarın. Balık suyunu içinde tanecikler kalmaması  için süzgeçten geçirin. Daha sonra patatesi, havucu ve bir adet soğanı ve sarımsakları soyup küp küp doğrayın. Maydanozları ayıkladıktan sıra ince kıyım yapın. Daha sonra haşladığınız balığı biraz soğuduktan sonra kılçıklarını ayırıp etini küçük parçalar halinde ayırın. Bu işlemleri tamamladıktan sonra doğradığınız patates, havuç ve soğanları balık suyunun içine ilave edin. Yumuşayıncaya kadar pişirin. Ayrı bir kabın içine yaklaşık bir kepçe kadar balık suyundan alın. İçine unu ilave ederek karıştırın. 

Balık Çorbası Tarifi
Balık suyunun biraz ılık olması gerekmektedir. Eğer balık suyu sıcak olursa unun topak haline gelebilir. Sulandırdığınız unu sebzelerin üzerine boşaltarak yavaş yavaş karıştır. Yaklaşık iki taşım kaynadıktan sonra didiklediğiniz balığı ve maydanozları ilave ederek kaynatın. Balık suyu az ise sızak su ilave edebilirsiniz. Daha sonra çorbanın suyundan bir miktar alıp ayrı bir kaba koyun. İçinde 2 adet yumurta sarısını ve limon suyunu sıkıp ilave edip çırpın. Daha sonra hızlı hızlı karıştırarak çorbanın içine ilave edin. Yaklaşık 10-15 dakika daha kaynatın. Son olarak tuzunu, karabiberini ve limon suyunu ilave ederek karıştırın. Böylece balık çorbanız servise hazır olacaktır. Afiyet olsun. 
]]>
Vatoz Balığı https://www.baliklar.gen.tr/vatoz-baligi.html Tue, 11 Sep 2018 16:37:01 +0000 Vatoz Balığı, Vatoz balıklarının yaşam alanı oluşturdukları yer Amazon Nehri yakınları olmaktadır. Ülkemizde vatoz balığı cüce vatoz olarak bilinmektedir. Bu balığın boyutlarının küçük olması ve kolay üremesi Vatoz Balığı, Vatoz balıklarının yaşam alanı oluşturdukları yer Amazon Nehri yakınları olmaktadır. Ülkemizde vatoz balığı cüce vatoz olarak bilinmektedir. Bu balığın boyutlarının küçük olması ve kolay üremesi sebebiyle çoğu akvaristin ve süs balığı yetiştiricilerin vazgeçilmez olan balıklardan olmayı başarmıştır. Bu balıkların ucuz olmaları ve görünüm itibariyle estetik olmaları da büyük etkenlerden olmuştur. Vatoz balığı çok iyi bir yosun tüketicidir. Geniş ph aralığında yaşadıkları için çoğu akvaryumda beslenme alanı bulabilir. Vatoz balıklarının davranış durumu barışçıl olduğu için diğer balıklarla oldukça iyi geçinme sağlar ve diğer balıklarla aynı akvaryumda barınmasında herhangi bir sorun oluşturmaz. Vatoz balıklarına minimum 100 litre kadar olan akvaryumlarda bakılması gerekir. Çoğu ciklet balığı türleriyle aynı akvaryumda beslenme alanı bulur. Karma olarak oluşturulan akvaryumlarda boyutunun çok küçük olmamasına dikkat edilmedir. Cüce vatozlar genellikle geceleri daha hareketli olmaktadır. Gündüz vakitlerinde ise genellikle mağaralarda yada bitki diplerinde kendini korumaya alır.

Vatoz balığı beslenmesi genel olarak protein ağırlıklı ve bitkisel olarak beslenen balık türlerinden olmaktadır. Tabi en fazla bitkisel ağırlıklı bir şekilde beslenirler. Bitkisel beslenmeleri cüce vatozlar için olumlu bir etki oluşturur. Bu balıkların bitkisel ağırlıklı olarak beslenmeleri üremelerinde ve gelişmelerinde önemli rol oynamaktadır. Vatoz balıkları fazla olarak protein ağırlıklı bir şekilde beslenmelerinde sindirim sistemlerinde sorunlar meydana gelir. Bu balıklara bazen haşlanmış ıspanak, havuç ve salatalık vatoz balıklarının büyük keyifle ve iştahla yiyeceği yiyeceklerdendir. Vatoz balığı bu besinlerle beslendikten sonra akvaryumun suyu değiştirilmelidir. Dipte kalan salatalık ve ıspanak parçaları daha sonra vatoz balıkları için sorun oluşturur. Vatoz balıklarına yem verilmesi ve verilen yemlerin akvaryumun dibine ulaşması gerekmektedir. Aksi taktirde vatozlar kolaylıkla akvaryumun üst kısmına çıkarak beslenseler bile ürkek bir şekilde beslenme gerçekleştirirler.  

Vatoz balığı cinsiyet ayrımı oldukça basit olmaktadır. Bu balıkların cinsiyetini belirlemenin en kolay yolu erkek vatozların dişi vatoz balıklarına göre kafa yapısında boynuzları yani bıyıklarının bulunmasıdır. Dişi vatoz balıklarında bu boynuzlar yoktur, olsa bile çok kısa belirmektedir. Bu balıkların cinsiyet ayrımında diğer bir yöntemse vücut yapılarının çok az da olsa farklı belirmesidir. Erkek vatozların dişi vatoz balıklarına göre vücutları daha ince ve uzun yapıdadır. Dişilerin vücut yapılarıysa daha kısa ve şişkin olmaktadır. Vatoz balığı cinsiyet tayininde son yöntemse pek gerek kalmayan ve tercih edilmeyen yöntemdir ama yinede bu yöntemle cinsiyetleri belirlenebilir. Uygulanan bu yöntem erkek vatoz balıklarının gözleri, dişilerinkine göre birbirinden daha uzaktır bu oluşumla da cinsiyet tayini yapılabilir.

Vatoz Balığı

Vatoz balığı üretimi basit olan süs balıkları arasındadır. Vatoz balığı erkekleri çok eşli bir yapıya sahiptir. Aynı akvaryumda birden fazla dişiyle çiftleşip yumurta oluşturabilirler. Bu balıklar akvaryumda koloni olarak beslenmesi ve üreyebilmesi için bu yöntemi uygulamak daha verimli olacaktır. Bu oluşum hem dişi vatozun sağlığı açısından hemde erkek vatozun sağlığı açısından devamlılık arz eder.

Vatoz balığının en büyük özelliği, yumurtaları erkek balığın korumaya almasıdır. Vatoz balıklarının üremesi için en önemli gereçler kırık testi ve Hindistan cevizi kabuğunun akvaryumda bulunmasıdır. Öncelikle testi ve Hindistan cevizi kabuğu içine yuva yaparlar ve daha sonra dişi yumurtlama gerçekleştirir. Erkek balık kızana gelme zamanına kadar yanına yaklaştırmadığı dişi vatoz balığını yumurtlamaya birkaç gün kala testi yada Hindistan cevizi kabuğunun içerisine girmesine müsade eder. Birkaç gün süren bu kur yapma so]]> Tatlı Su Balıkları https://www.baliklar.gen.tr/tatli-su-baliklari.html Tue, 11 Sep 2018 17:18:37 +0000 Tatlı Su Balıkları, açısından oldukça zengin olan yurdumuzda tatlı suların bulunduğu yerlerde balıkçılık ile turizm bir hayli gelişmiştir. Ülkemizde yaklaşık olarak 40'kın üstünde tatlı su balığı çeşidi Tatlı Su Balıkları, açısından oldukça zengin olan yurdumuzda tatlı suların bulunduğu yerlerde balıkçılık ile turizm bir hayli gelişmiştir. Ülkemizde yaklaşık olarak 40'kın üstünde tatlı su balığı çeşidi bulunmaktadır. Tatlı su balıklarının bazı türleri şöyle sıralanabilir.

Dere Alabalığı: Temiz hızlı ve soğuk akan nehirlerde, özellikle çevresine sabit kalarak yaşar ve kendi sahiplendiği bölgeye diğer balıkların girmesini istemez. Yaklaşık olarak boy uzunluğu  30 ila 40 cm civarındadır. Ağırlığı ise o,5-3 kg kadardır. Besin olarak yumuşakçalar veya yavru küçük balıkları tüketir. Dere alabalığının dişileri 3 yaş civarında olgunlaşarak ekim ila ocak ayları içerisinde yumurta bırakmaya başlar. Erkek dere alabalıkları ise 2 yaş civarında olgunlaşır. Dere alabalıkları yer yer akıntılara karşı yaklaşık 1,5- 2 metreye sıçrayarak yüzerler. Tatlı su balıkları içinde en değerli ve tercih edilen bir tatlı su balığı türüdür. Besin değeri yüksek olmasının yanı sıra mükemmel lezzeti sebebi ile ekonomik oldukça yüksektir.

Ankara Çamur Balığı: Doğu ve iç Anadolu'nun akarsuları ve göllerinde yaşayan Ankara çamur balığı, dipte bulunan çamuru emerek çamurun içindeki böcek, larva ve küçük hayvanları seçerek beslenir. Uzunluğu 6 ile 7 santimetreye kadar boy atabilen Ankara çamur balığı, sığ suların oldukça yüksek olan ısısına uyum sağlayabilir. Mayıs ile haziran ayları içinde yapışkan özellikte olan yumurtalarını tatlı su kıyılarının çakıl ve kumlu bölgelerine dökerek üremesini sağlarken, tabiatın doğal dengesinin korunması açısından önemli rol oynayabilir.

Dere Pisisi: Akarsuların en iç bölgelerinde ve nehirlerin denize karışan acı su kısımlarında yaşayan bir balık türüdür. Özellikle Akdeniz bölgesinde oldukça fazla rastlanabilir. Ayrıca akıntısı fazla olmayan tatlı suların kumlu diplerinde yaşarlar. Dere pisisi balığının yaklaşık olarak uzunluğu 25-30 cm kadar olmasına rağmen bazen de yarım metreye kadar ulaşa bilmektedir. Dere pisisi balığı yaşadığı tatlı suların sıcaklığına göre şubat ile mayıs ayları içinde üreyerek yaklaşık 800 bin civarında yumurta bırakırlar. Ekonomik değeri oldukça fazla olan dere pisisi balığının etinin de oldukça lezzetli olması sebebi ile özellikle tercih edilen tatlı su balıkları arasında yer almaktadır.

Tatlı Su Balıkları

Somon: Tatlı su balığının anavatanı olan Kuzey Amerika'dan tüm dünyaya yayılmıştır ve yurdumuza ise üretimi yapılmak için getirilmiştir. Ortalama boy uzunluğu 60 ile 100 cm' kadar varabilen somonun ağırlığı ise 3ile 15 kg arasında olabilir. Tatlı su somon, özellikle hızla akan suların oksijeni oldukça fazla ve temizliği ile bilinen sularda yaşar. Doğal ortamda yetişen somon 2-3 metre yüksekliğe atlaya zıplaya yüzerek yaklaşık 2 veya 3 bin km'lik uzaklıktaki nehirlere ulaşarak bu nehirlerde ekim ile kasım ayları içinde ürerler. Somon yavruları tekrar acı sulara ulaşırken yetişkinleri ise denize uyum sağlar. Somonlar, et obur olarak bilinirler ve irili ufaklı balık türleri, kabuklular, sinekler ve böcekler ile beslenirler. Tatlı su balıkları arasında en lezzetli ete sahip olan somonun lezzetli etinin yanı sıra yumurtasından ise kırmız havyar üretimi yapılır. Diğer tatlı su balıklarına oranla ekonomik değeri oldukça fazladır.

]]>
Mürekkep Balığı https://www.baliklar.gen.tr/murekkep-baligi.html Tue, 11 Sep 2018 20:26:25 +0000 Mürekkep Balığı, Dünyada ve ülkemizde birçok balık türü bulunmaktadır. Bu balık türlerinin farklılaşmasının yanında tabi ki birçok ta balık özellikleri bulunmaktadır. Hatta balıkların öyle özellikleri vardır ki Mürekkep Balığı, Dünyada ve ülkemizde birçok balık türü bulunmaktadır. Bu balık türlerinin farklılaşmasının yanında tabi ki birçok ta balık özellikleri bulunmaktadır. Hatta balıkların öyle özellikleri vardır ki birleri bile son derece şaşırtabilmektedir. İşte bu balıklardan bir tanesi de mürekkep balığıdır. Mürekkep balığı kendisine ülkemizde çok fazla rastlanmayan balıklardan biridir. Bu balık türü genelikle okyanus diplerinde varlığını sürdüren ve son derece bilinmiş bir balık türüdür. Varlığı oldukça eski yıllara dayanan bu balık türü diğer balıklar gibi solungaç solunumu yaparak varlıklarını sürdürürler.  Yumuşakçalar grubuna giren mürekkep balığının karmaşık bir görünümü bulunmaktadır. Öyle ki normal balığa benzemeyen mürekkep balığı ilk bakıldığında bir balık değilmiş gibi görebilirsiniz. Mürekkep balığının çok farklı özellikleri bulunmaktadır. Öyle ki ağız bölgesinde oluşum göstermiş olan uzun uzun 10 adet kolu bulunan mürekkep balığı, bu özelliği ile bizler şaşırtmaktadır. Mürekkep balığı bu 10 kolu sayesinde avlarını daha rahat yakalayarak canlılığını sürdürmektedir. Mürekkep balıkları bu kollarından vakum oluşturarak avlarını çok daha rahat bir şekilde tutarak kaçmalarını önlemektedir. Okyanusların dışında mürekkep balıklarına ılıman ve sıcak kıyı kesimlerinde sık karşılaşabilirsiniz. Türkiye'de ise Akdeniz kıyılarında azda olsa bulunur. Mürekkep balıklarının fiziki özellik olarak en küçük 20 cm en büyük ise 15 metreye kadar farklı boyları bulunmaktadır. Büyük boylara sahip olan mürekkep balıkları genellikle okyanus diplerinde görülür. 

Yırtıcı bir balık türü olan mürekkep balığı daha çok kendisi gibi yumuşak küçük balıklarla beslenmektedir. Kimi zaman bazı balık sürüsü içerisine dalarak kulları sayesinde birçok av yakalar ve avlarını teker teker yer. Bu sayede avlanması da son derece kolay olur.  Mürekkep balıklarının su altında muhteşem bir koku alma duyuları bulunmaktadır. Bunun yanında mürekkep balıklarının muhteşem bir his özelliği olduğu için avlarının yapacağı hareketleri önceden tahmin etmektedir. Mürekkep balıklarının bir diğer özelliği ise tam yetmiş milyon görme duyusu bulunan iri gözleridir. bu gözler sayesinde daha açık bir alanı rahat bir şekilde görebilirler. Bunun yanında gece görüşleri de oldukça gelişmiştir. Öyle ki bu balıklar iri ve gelişmiş gözleri sayesinde etrafını komple rahat bir şekilde görebilirler.  Mürekkep balıklarının son derece zeki olduklarını yine avlanmalarından da anlayabiliriz. Öyle ki bu balıklar avlarının yaklaştığını hissettiklerinde kumun altına gizlenirler ve avları iyice yaklaştıklarında kumun altında hızlı bir şekilde çıkarak  on kolundan iki tanesini ileri doğru fırlatırlar ve vakumlu kolları ile avlarını yakalarlar. Bu balık bazen avlarında birer parça koparır ve onun için yeterli olur, bazen ise avlarının omur iliğini ısırarak felç eder ve daha sonrada avını yer. Mürekkep balığının ağız yapısı o kadar güçlüdür ki  bir balığın kafasını ya da bir yengecin sert kabuğunu rahat bir şekilde parçalayarak yiyebilirler. Yapılan araştırmalara göre mürekkep balığının çelik bir teli bile kafasıyla koparabileceği söylenmiştir. 

Mürekkep Balığı
Özgün ağırlıkları sudan daha az olan bu balık yüzmekte zorlanacağı için yaratılış itibari ile sırtında bulunan bölgelerde hava bulundurur. Bu sayede mürekkep balığı çok daha rahat bir şekilde yüzerek suyun üzerinde kalabilirler. Mürekkep balıklarının tek bir yüzgeci bulunmaktadır. Bu yüzgeçler sayesinde vücudunu döndürürler ya da yüzüşlerini gerçekleştirirler. Bu balıklar manto boşluğundan içeri aldıkları suyu hızlıca püskürterek aniden hızlanabilirler. Bu sayede en ufak etkide, tepki olarak bu hareketi gösterirler. Aynı zamanda mürekkep balıkları bu özelliklerini  avlanma sırasında da kullanarak avının kaçmasını olanaksız hale getirirler.  Herkesin merak ettiği bir soru vardır ki mürekkep balığının adı nereden gelmektedir Bu sorunun cevabı aslında oldukç]]> Yayın Balığı https://www.baliklar.gen.tr/yayin-baligi.html Wed, 12 Sep 2018 20:17:23 +0000 Yayın balığı, Siluridae familyasından yani kemikli balıklar takımının yayın balığıgiller familyasından bir balık türüdür. Avrupa, Asya ve Anadolu bölgesinin ılıman iklim bölgelerinde akarsu, göl gibi tatlı sula Yayın balığı, Siluridae familyasından yani kemikli balıklar takımının yayın balığıgiller familyasından bir balık türüdür. Avrupa, Asya ve Anadolu bölgesinin ılıman iklim bölgelerinde akarsu, göl gibi tatlı sularda yaşam alanı bulmaktadır. Yayın balığı Avrupa’da özellikle de Hazar Denizinde yoğun olarak görülmektedir. Türkiye’de Sakarya Irmağı, Manyas, İznik, Apolyont, Çıldır göllerinde yaşam alanı bulur ve bu bölgelerde bir hayli fazlaca görülür. Yayın balığının uzunluğu 70-300 santim arasında değişim gösterir. Ağırlık olarak iki yüz elli kiloya kadar ulaşır. Bu balığın derisi mavi-siyah, kahverengimsi, bazen zeytin yeşili ve gri siyah arasında değişim göstermektedir. Yayın balığının kenarları açık renkli, karnı ise bulanık beyaz yada yeşil lekelidir. Geniş ve güçlü kafa yapısı, enine yarıklı olan ağız yapısı, 2 adet uzun beyaz mavi sakalı ve 4 adet kısa sakalı vardır. Yayın balığının küçük gözleri, küçük sırt yüzgeci, çok uzun anüs yüzgeci ve yuvarlak küçük kuyruk yüzgeci bulunur.

Yayın balığı çok iyi duyma kabiliyetine sahip bir balık türüdür. Bu balık 80 yaşına kadar yaşamaktadır. Bu yaşına kadar oldukça büyük bir yapı sergiler. Geceleri canlanan yırtıcı bir balık türüdür. Su kemiriciler, kuşlar, balık ve kurbağalarla beslenmektedir. Dip hayvanı olmasına rağmen fırtına olunca su yüzüne çıkmaktadır. Nisan ayı sonu ile haziran ayı sonu arasında dişisi yaklaşık yüz bin yumurtayı kıyı bölgelerine bırakır. Erkek yayın balığı yumurtaları 8-15 gün kadar korur. Bu balıklar çok uzun süreler yaşar. Yayın balığı dişisi kilo başına 30.000 yumurta üretimi gerçekleştirir. Erkek yayın balığı, yavrular yumurtalardan çıkana kadar yuvayı koruma altına alır koruma süresi suyun sıcaklığına göre 3-10 gün arasında değişim gösterir.

Yayın BalığıYayın balığı büyük gölleri, ılık gölleri ve derin, yavaş akan ırmaklarda daha fazla yaşam alanı bulur. Su akıntılarının oluşturduğu mağaralarda ve suya batmış ağaçların yanında yaşamayı daha çok sever. Alt dudağın üsttekinden daha öne çıkık durmasından da anlaşılacağı gibi, suyun ortasında ve suyun dibinde beslenme gerçekleştirir. Yapay göllerde de üretilen yayın balığı yenilen bir balık türü olmaktadır. Fakat yaşlı balıkların eti tatlı olmadığı için belli bir yaşa kadar yenilmesi gerekmektedir. Yaşlı olan yayın balığının tadı dana etini anımsatır. Yayın balıkları kuzey bölgesi hariç Avrupa'nın her yerinde yetişme alanı bulur. Türkiye'de de büyük ırmaklarda ve baraj göllerinde yaşam alanı oluşturmaktadır. Fırat ve Dicle Irmaklarının dışında kalan akarsu ve göllerde yaygın olarak görülür. Yayın balığı 3 metreye kadar olan uzunluğu ve 250 kiloya varan ağırlığıyla, mersin balığından sonra Avrupa'nın ikinci büyük balığı olarak bilinmektedir. Fakat bu büyüklüğe ulaşan yayın balıkları çok nadir olarak görülür. Son yüz yıl içerisinde bu büyüklükte balık yakaladığını söyleyenlerin inandırıcı olan kanıtları yoktur. En son inandırıcı kanıtlar 19. yüzyıldan kalmaktadır. Yayın balığı ortalama 1,30-1,60 metre boylarında görülür. Günümüz şartlarında 2 metreden daha büyüğünü yakalamak da mümkün olmaktadır.

]]>
Sazan Balığı https://www.baliklar.gen.tr/sazan-baligi.html Thu, 13 Sep 2018 01:33:20 +0000 Sazan Balığı, Balık türleri arasında lezzetli olması nedeniyle sürekli tercih edilen sazan balığı sazangiller familyası grubunda yer almaktadır. Sazanların bazıları pullu olabildiği gibi deri sazanı gibi pulsuz olan ve aynal Sazan Balığı, Balık türleri arasında lezzetli olması nedeniyle sürekli tercih edilen sazan balığı sazangiller familyası grubunda yer almaktadır. Sazanların bazıları pullu olabildiği gibi deri sazanı gibi pulsuz olan ve aynalı sazan gibi az sayıda büyük pulları olan sazan çeşitleri bulunmaktadır. Genellikle tatlı sular da yaşayan sazan balıkları kemikli ve iridir. Kısa anuş yüzgeçleri ve uzun bir sırt yüzgecine sahiptir. Sazan balıklarının başında özellikle ağız kısımların da dört adet bıyık bulunmaktadır. Bu tür balıkların yüzgeç kısımları yumuşaktır. Yüzgeçlerin ön kısmında kuvvetli dikenler yer almaktadır. 
Sazan balığı genellikle duru, sakin ve berrak göllerde ve kanallar da  yaşamaktadır. Sazan balıkları genellikle hayvansal ve bitkisel besinlerle beslenirler. Genç bir sazan balığı ortalama 10-15 kg gelirken yaşlı bir sazan 40-45 kg ağırlığın da olabilir. Sazan balıklarının bulanık sular da görüşleri kuvvetlidir.Bu tür balıkla yataydan yukarıya doğru 50/ 60 derecelik bir görme açısına sahiptir.  Hassas ve zeki olan sazan balıkları titreşimleri güçlü algılar. Bu nedenle sazan balığı avlarken şamandralı kıyılar da avcıların oltayı çok sert vurmaması gerekir. Sazan balıkları ortamın sıcaklık değişimine ayak uydurabilir. 
Sazan balıklarının ağzı vücudunun alt kısmın da yer almaktadır. Ağzı büyük değildir ve sazan balıkların dişi yoktur. Ağız ve çene kısmı beslenmeye pek uygun değildir. Üst çenesinden aşağı kısıma doğru iki duyu organı yer alır. Bunlardan biri bıyıktır. Dudak kenarın da yer alan bu bıyıklar sazan balığının beslenmesini sağlamaktadır. Bıyıklar dibi araştırır ve tüketebileceği besinleri arar. Bitki köklerini, solucanları, lavları dibini kazarak çıkarır yer dibi kazarak yemlenme sırasında toprak altında sıkışmış gazaları su yüzüne çıkararak yerini ve yemlendiğini belli eder. Bazı durumlarda sazanlar küçük balık parçalarıyla ve su yüzeyindeki böceklerle de beslenebilir. Ekmek parçalarıyla beslenen ve bu duruma alışan sazanlar, iğneye takılıp atılan ve su üstünde yüzen ekmek parçaları sayesinde avlanırlar. 

Sazan Balığı
Sazan balıklarının burun deliklerin de suyun geçmesine izin vermektedir. Böylece çözünmüş herhangi bir maddeyi algılar ve bu maddenin bir yem olup olmadığını kimyasal maddelere duyarlı hücreleri içeren ağız çeperindeki algılama yeteneği ile sazan bunun bir yem olup olmadığı mesajını verir. Eğer gönderilen mesaj doğru ise yemlenmeye devam eder. Eğer bu maddenin zararlı bir madde olduğuna hükmederse yemlenmeyi bırakır ve kusar. 
Sazanlar da dokunma hissi çok hassastır. Dokunma hissi iki biçimdedir. Biricisi doğrudan yemi ağzına alma ve bunun bir yem olup olmadığına karar vermesidir. İkincisi ise baş kısmın da başlayarak kuyruk kısmına kadar uzanan ince kılcal tüpler vasıtasıyla vücudun yan kısım ile dokunarak ve yemler ile yem olmayan maddeleri algılayabilmektedir. Aynı zaman da sazanların ağız kenarın da bulunan bıyıklar da yem olan ve olmayan maddeleri ayırt etmektedir. Herhangi bir yeme dokunan sazan gözleri görmesi dahi bıyıkları ile bu besinlerin zararlı olup olmadığına karar verebilir. Görmesine gerek kalmadan. Ayrıca bu maddelerin bir oltaya bağlı olup olmadığını da anlayabilmektedir. Duyu organları sazanların hayatta kalmalarını sağlamaktadır. Hayatta kalmaları ve açık bir tehlike oluşturan şeylerden kaçınmaları duyu organlarının sayesindedir. 

Sazan balığını avlarken yemlemeye dikkat edilmelidir. Sazan balıkları için koku çok önemlidir. Sazan balıkları için en uygun yem bayat ekmek ve haşlanmış tahıllardır. Küçük parçalar haline getirilen ekmekler veya tahıllar çamurla karıştırılıp küçük toplar halinde getirilir. Daha sonra hazırlanan bu toplar mıntıkaya atılır. Balığın oltaya vurmasına göre zaman aralıklar ile bu tekrar edilmelidir. Böylece sazan balıkları o bölgeye toplanmış olur. Toplanan balıkları dağıtmamak için fazla yem atılmamalıdır. Ayrıca avlama sırasında eritilmiş ayçiçeği küspe veya kokulu hayvan yeml]]> Gümüş Balığı https://www.baliklar.gen.tr/gumus-baligi.html Thu, 13 Sep 2018 13:04:30 +0000 Gümüş balığı, sıcak ülkelerde, ılık iklimli deniz suları yada sahillerde görülen bir balık türüdür. Sırt tarafı yeşile benzer sarı, yan tarafı gri renktedir. Boyları on iki on beş santim uzunluğundadır. Bazı türl Gümüş balığı, sıcak ülkelerde, ılık iklimli deniz suları yada sahillerde görülen bir balık türüdür. Sırt tarafı yeşile benzer sarı, yan tarafı gri renktedir. Boyları on iki on beş santim uzunluğundadır. Bazı türleri tatlı suda görülse de genelde kumsalda ve çekik  bölgelerdedir. Böğründe üç pul genişliğinde çok parlak, gümüş bir çizgi bulunmaktadır.Denizin yüzeyinde gezdiklerinde çok çabuk avlanırlar. Gözleri iri yuvarlak, kuyruk yüzgeçleri çatallı dır. Her mevsimde avlanır çünkü eti çok lezzetlidir. Fakat etinin en lezzetli olduğu dönem mart ve nisan aylarıdır. Küçük balıklarla beslenirler. Akdeniz ve Karadeniz bölgesinde yaşarlar. Yumurtlama dönemi mart ayında başalar nisana kadar devam eder. Tatlı sularda yaşayan cinsleri bazen akvaryum süs balığı olarak da kullanılır. Levrek avında yem olarak kullanılmaktadır.

Gümüş Balığı

Gelgit olaylarının yaşandığı sularda, denizin kabarması ile kumsal sahillere sokulurlar. Dişileri ıslak kumlara gömülerek yumurtlarlar. Erkekleri ise döllerini yumurtanın üstüne bırakarak dölleme yaparlar. Balıklar zıplayarak denize geri dönerler yumurtalar ise kumda gelişimlerini tamamlarlar. İkinci suyun yükselmesi ile yumurtalar suya girerek çatlamaya başlarlar. Bu çatlama bir iki dakika içerisinde gerçekleşir, ve balıklar hemen beslenme işlemine geçer. Gümüş balığı hem besin kaynağı olarak tüketilir. Hemde bazı balıkları avlarken yem olarak da kullanılmaktadır. Bazı türleri özellikle Akdeniz, Marmara ve kara denizde yaşarlar.  Bu balık her dolunay ve yeni ayın mehtaplı yaz gecelerinde suların kabarmasıyla sahile sokulur ve hala bu balık çeşidinin ayın hareketlerini nasıl anlayıp üreme zamanlarını nasıl ayarladıklarını anlamaları merak konusudur. Halada açıklanmamış bir olaydır. Gümüş balığı süs balığı olarak da tercih edilse de tadı gayet lezzetli olup yağlı bir balık olduğundan besin yönünden zengin bir balık türüdür.

]]>
Balık Yağı Şurubu https://www.baliklar.gen.tr/balik-yagi-surubu.html Thu, 13 Sep 2018 16:39:25 +0000 Balık yağı şurubu, bilindiği gibi  günümüzde en çok kullanılan ürünler içerisinde yer almaktadır. Öyle ki bu ürün birçok fayda sağladığı gibi aslında kimi insanlarda yanlış kullanımlardan dolayı birçok ta zara Balık yağı şurubu, bilindiği gibi  günümüzde en çok kullanılan ürünler içerisinde yer almaktadır. Öyle ki bu ürün birçok fayda sağladığı gibi aslında kimi insanlarda yanlış kullanımlardan dolayı birçok ta zarar meydana getirmektedir. Özellikle çocuklarda kullanılan balık yağı şurubu kesinlikle bilinçli olarak tüketilmelidir. Aksi halde  kişide birçok probleme neden olabilmektedir. Balık yağı şurubu, doğru şekilde kullanıldığında son derece muhteşem etkiler göstererek kişide birçok fayda göstermektedir. Balık yağı şurubu günümüzde çok yaygın bir şekilde kullanıldığı için birçok eczanede satılan bir üründür. Balık yağı şurubu içerisinde bazı katkı maddeleri bulunan ve balıklardan direk olarak elde edilen yağdır. Bu yağ çok eski zamanlardan beri sağlık amacı ile kullanılan bir üründür. Bu şekilde  kullanılan balık yağı şurubu yetişkinlere nazaran çocuklarda çok daha büyük etkiler göstermektedir. Bu nedenle balık yağı şurubu günümüzde en çok çocuklarda sağlık amacı ile kullanılmaktadır. Sizlerde balık yağı şurubunu doğru dozlarda ve doğru şekillerde çocuklarınız için kullanabilirsiniz. Omega üç açısından son derece etkisi olan balık yağı şurubu içerisinde vücudun oldukça ihtiyacı olan bu mineral bulunmaktadır. Bu mineral ise bilindiği gibi birçok çocukta gelişim ve bağışıklık açısından önemli etkiler yapmaktadır. Bu nedenle çocuklarınızın omega üç desteği alması için balık yağını verebilirsiniz. Doğru kullanımlar sonucunda istenilen etkileri sağlayacağına emin olabilirsiniz.

Balık yağı şurubu çocuklar üzerinde en büyük gösterdiği etki ise tabi ki bağışıklık sistemi üzerinedir. Bağışıklık sisteminin geliştirilmesi amacı ile kullanılan balık yağı şurubu çok kısa bir süre sonra etkilerini gösterecek ve özellikle soğuk kış aylarında çocukların hasta olmasını engelleyecektir. Balık yağı şurubu bağışıklığı güçlendirerek aynı zamanda kişide kilo alma durumlarını ortaya çıkarmaktadır. Öyle ki kilo almasını istediğiniz çocuğunuza yada kendiniz üzerinde bu mükemmel ürünü kullanarak amacınıza ulaşabilirsiniz. Bu durum özellikle çocuklar üzerinde hızlı bir etki göstermektedir. Öyle ki düzenli bir şekilde kullandığınız balık yağı şurubu etkilerini gösterecektir. Çocukların yanı sıra balık yağı AİDS hastalığı üzerinde muhteşem etkiler göstermektedir. Cinsel yol ile ve bunun yanında kan ile bulaşan bu hastalık  günümüzde birçok insanı etkisi altına almaktadır. Öyle ki balık yağı şurubunun düzenli bir şekilde kullanılması ile bu hastalığın virüsleri vücuttan çok daha kolay bir şekilde uzaklaştırılır ve hastalığın etkileri yavaş yavaş gider. İçerisinde omega üç yağ asitleri bulunan balık yağı tıbbi olarak hastalarda depresyon sorunlarında büyük etkiler gösterdiği için doktorlar tarafından kullanılmaktadır. Özellikle zihinsel yorgunluk problemi olan insanlarda balık yağı şurubu tedavi süresince kullanılmaktadır. 

Balık Yağı Şurubu
Balık yağı şurubunun yan etkileri:
  • Balık yağı şurubu aslında  normal kullanımlar sonucunda çok fazla bir yan etki göstermemektedir. Fakat  bazı insanlar balık yağı şurubunu yanlış şekillerde kullandıkları için bazı yan etkiler bu kişilerde görülmektedir. Balık yağının en büyük yan etkisi aşırı doz kullanımından dolayı ortaya çıkan mide bulantısı hatta kusma durumlarıdır. Bu durum yine çocuklarda görülen bir sorundur. Genellikle bünyelerinin zayıf olması nedeni ile ortaya çıkmaktadır. 
  • Bunun yanında bir diğer yan etki ise vücudun yağ oranının zaten fazla olması nedeni ile balık yağı bazı kişilerde sivilce durumlarına neden olmaktadır. Bu durumda sivilce problemi görülen kişiler balık yağı şurubu tüketimini azaltması gerekmektedir. 
İşte bu iki yan etki ise balık yapı şurubunun yanlış kullanımından dolayı meydana gelen bir durumdur. Bu durumda anlaşılması gereken şey ise balık yağının doğru kullanımı sağlık açısından son derece önemlidir. 
]]>
Balık Unu https://www.baliklar.gen.tr/balik-unu.html Fri, 14 Sep 2018 01:00:09 +0000 Balık unu, tam olarak düşündüğünüz gibi balıklardan elde edilen değerli bir üründür. Balık yağı tam olarak balık atıklarından üretilmektedir. Yani balıkların kullanılmayan bölgelerinden ve aynı zamanda yenilmeyen Balık unu, tam olarak düşündüğünüz gibi balıklardan elde edilen değerli bir üründür. Balık yağı tam olarak balık atıklarından üretilmektedir. Yani balıkların kullanılmayan bölgelerinden ve aynı zamanda yenilmeyen balık türlerinden elde edilmektedir. Öyle ki balıkların yenilmeyen türlerinden elde edilen balık unu genellikle yem olarak kullanılmaktadır. Balık unu, protein açısından son derece önemli ve son derece yüksek oranda protein bulunduran yemler arasında yer almaktadır. Zaten balık yağının bilinen en büyük özelliği de bol oranda protein bulundurmasıdır. Balık unu kesinlikle insan gıdası olarak kullanılmamaktadır. Bu nedenle balık ununun fiyatı biraz düşüktür. Genellikle hayvanlar için yem olarak kullanılan balık ununun birçok faydası ve birçok kullanım alanı bulunmaktadır. Balık unu yem olarak kullanıldığında son derece önemli ve son derece kaliteli bir yem niteliği taşımaktadır. Bu nedenle birçok hayvan yetiştiricisi balık yemini kullanmaktadır. Balık unu, eski zamanlarda farklı amaçlarla da kullanılmıştır. Bu un tarım alanında gübre olarak ağaç ve çiçek topraklarında kullanılarak muhteşem etkilerinden faydalanılan ürünler arasındadır. Günümüzde gübreye nazaran yem olarak kullanılan bu un, birçok yerde bulunabilmektedir. Özellikle tavuk ve domuzlarda kullanılan bu yem muhteşem bir protein kaynağı olduğu için tavuklarda yumurtlamayı ve et oluşumunu arttırır. Et oluşum etkisini aynı şekilde domuzlar üzerinde de göstermektedir. Bu amaçla ülkemize nazaran diğer ülkelerde (domuz yetiştiriciliği yapılan) daha çok kullanılmaktadır.

Balık Unu
Balık Unu İçeriği

Balık unu içerisinde farklı maddeler bulunmaktadır. Bu maddeler ise tamamen doğal olduğu için hayvanlarda organik düzenin bozulmadan üretim yapılmasını sağlamaktadır. Bu özelliği ise bizler için son derece avantaj niteliğindedir. İçerisinde büyük aminoasitler bulunduran bu mükemmel yem, içerisinde 10'dan fazla amino asit içermektedir. Bunun yanı sıra balık unu içerisinde son derece doğal olan balık yağı bulunmaktadır. Balık yağı ise aynen insanlarda olduğu gibi hayvanlarda da birçok fayda sağlayarak etkiler göstermektedir. Özellikle farklı hayvan hastalıklarının hayvanlar üzerindeki etkilerini ortadan kaldırmak amacı içe balık unu yem olarak kullanılabilmektedir. Balık unu, direk olarak balıktan elde edilen bir ürün olduğu için içerisinde müthiş bir oranda fosforik asit bulunmaktadır. Fosforik asit ise tabi i hem insan vücudunun hemde hayvan vücudu için gerekli olan  minerallerden biridir. Bu nedenle bu açıdan da hayvanlarınız için çok büyük faydalar sağlayacaktır. Bu maddelerden başka daha birçok faydalı madde bulunduran balık unu farklı özellikler gösterebilmektedir. 

Balık ununun bir kötü yönü ise tabi ki hazırlandıktan sonra da belli koşullar altında saklanması gerektiğidir. Aksi durumlarda balık ununda da  bozulma durumları meydana gelebilir. Bu nedenle uygun saklama koşullarını balık unu için sağlamanız gerekmektedir. Balık ununun bu tür saklama koşullarına ihtiyaç duymasının nedeni ise tabi ki balık yağı içerisinde bulunan yağların hızlı bir bozulma özelliğinin olmasıdır. İşte bu nedenden dolayı balık unu  üretimine ve saklama koşullarına özen gösterilmesi gerekmektedir. 

Balık Unu Kullanım Alanları

Son olarak balık unu kullanım alanlarından da bahsetmek gerekirse daha önce de  söylediğimiz gibi balık unu en çok yem olarak kullanılmaktadır. Kanatlı ve kümes hayvanlarının beslenmesinde önemli bir yere sahip olan balık unu en çok hayvancılıkta kullanılmaktadır. Bunun yanında bir diğer kullanım alanı ise tabi ki tarımdır. Tarımda çiçek gübresi olarak kullanılan bu un içeriği nedeni ile toprağın ve bitkinin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamaktadır. 
]]>